Gözde AKBEN
Son günlerin gündemi en çok meşgul eden isimlerinden biri olan, pek çok kişinin 'aday olmamalı' söylemlerine rağmen cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olarak, 'Bizim tek adayımız Sayın Eroğlu'dur' diyen partisini de karşısına alan ve 14 Mart tarihinde 'Ben UBP'liyim' demesine rağmen partiden ihraç edilen Tahsin Ertuğruloğlu, Günaydın Ada programında Didem Tavukçu Gürses'in konuğu oldu. Parti meclisinin ihraç kararından sonra zehir zemberek açıklamalarda bulunan Ertuğruloğlu, Ulusal Birlik Partili eski çalışma arkadaşlarına ve parti içerisindeki işleyişe ateş püskürdü. Ertuğruloğlu; 'UBP, sadece kendisine el etek öpenlerin makbul kabul edildiği bir omurgası olan, UBP'li olmayı değil, Eroğlu'cu olmayı isteyen sağlıksız zihniyetlerin işgali altındadır' dedi. Ertuğruloğlu, partidekilerin seçimler nedeniyle kendisini sevenlerin oyunu alma çabası içerisinde olduklarını iddia ederken; ' Tüzüğün arkasına saklanmayın, adam gibi çıkın ve 'Tahsin Ertuğruloğlu bir suç işledi. Bu nedenle kendisini disipline verip partiden ihraç ettik' deyin. Adam gibi yapın bunu, en azından burada bir duruş gösterin' dedi. Tahsin Ertuğruloğlu, hukuki bir süreç başlatabileceğinin de sinyallerini verdi.
'ONLARA DA BU YAKIŞIR'
Ulusal Birlik Partisi Parti(UBP) Meclisi 14 Mart günü bir karar alarak; 'Sayın Tahsin Ertuğruloğlu artık UBP'nin bir milletvekili değildir' diyerek bir karar açıklamıştı. Bu açıklamayı değerlendiren Ertuğruloğlu bu kararın kendisi için sürpriz olmadığını zaten böyle bir kararı beklediği ancak bu kararı alanların kendisini UBP’den atamayacaklarını belirtti. Ertuğruloğlu; “Ben yine de tekrar ediyorum esas UBP'li olan, UBP'nin öz kimliğine inanan ve buna sahip olan benim. UBP'lilikleri tartışılabilir olanların UBP'e hizmet değil, zarar verenlerin 'Tahsin Ertuğruloğlu artık UBP'li değildir' deme haklarının olmadığına inanıyorum. Daha öncede söylediğim gibi beni atacaklarsa ancak DEP(Derviş Eroğlu Partisi)'nden atabilirler, UBP'den değil” dedi. UBP içerisinde sağlıklı olmayan zihniyetlerin yer aldığını iddia eden Ertuğruloğlu; “UBP sağlıklı olmayan zihniyetlerin işgali altında bulunmaktadır. Teknik olarak partiyi işgal altında tutanların deklare etmiş oldukları üyelik düşme konusunu bir kenara bırakırsak, kimse kimsenin UBP'liliğini hele de Tahsin Ertuğruloğlu'nun UBP'liliğini tartışamaz” dedi. Partide mevcut olduğunu düşündüğü el etek öpme mantalitesinin ve bir kişinin emir kulu olmanın kendi disiplinine aykırı olduğunu belirten Ertuğruloğlu, “Partide UBP’li olmak değil, Eroğlu’cu olmak aranıyor. Bu zihniyete karşı gelen ve esas UBP anlayışını, misyonunu ön plana çıkarmaya çalışan kişilerin partilerin önüne geçmemesi gerektiğini savunanlar vardır ama maalesef bu zihniyetin hiç bir unsuru zerre kadar bile UBP'nin mensupları tarafından düşünülmemektedir. O yüzden buyursunlar bu kararlarını alsınlar, ama bir tüzüğün arkasına saklanmasınlar. Adam gibi çıksınlar ve Tahsin Ertuğruloğlu bir suç işledi. Disipline verip kendisini partiden ihraç ettik desinler. Adam gibi yapın bunu, en azından burada bir duruş gösterin. Yıllardır Tahsin Ertuğruloğlu'nu partiden atmayı çok istiyorlardı, çok uğralıyorlardı. Neden disipline vermiyorlar? Çünkü seçim var.
'ARKADAŞLARIMA KIRGIN DEĞİLİM'
14 Mart günü gerçekleştirilen UBP Parti Meclisi toplantısından oy birliği ile partiden ihraç edilmesi kararının alınmasıyla ilgili olarak neden kendisini destekleyenlerin karşıt görüş bildirmediklerini sorusunu yanıtlayan Ertuğruloğlu; 'Bunun böyle olacağını biliyordum. Bu yüzden bunun mücadelesini veriyorum. Dünkü toplantıdan sonra beni arayan, orada bulunan arkadaşlarım oldu. Zaten benim bildiğimi yani malum olanı bana tekrarladılar. 'Biz bunu kalben ve mantıken onaylamıyoruz ama biliyorsun orada sesimizi çıkarma hakkına sahip değiliz' dediler ki hakikaten değiller. O yüzden ben parti işgal altındadır diyorum. Orada öyle bir hakimiyetçi zihniyet var ki boynunu uzatanın boynunu koparırlar.
'HUKUKİ SÜREÇ BAŞLATABİLİRİM'
Parti meclisinden üyeliğinin düşmesi yönünde bir karar çıkmasına rağmen 'Ben UBP'liyim' diyen Tahsin Ertuğruloğlu bundan sonrası için izlemeyi düşündüğü süreci anlattı. Ertuğruloğlu; ' Bu arkadaşlara işlerin bu kadar keyfi yapılamayacağı konusunda ve tüzüğün kendisinin ne kadar anayasaya uygun olduğu konusunda bir hukuki süreç başlatabilirim ama Derviş Eroğlu'nun, o zihniyetin egemen olduğu o partiye yine hiç birşey olmamış gibi geri döneyim zihniyetiyle bunu yapmam. Orada olan UBP değil, UBP görünümü altında Derviş Eroğlu Partisi'dir. O nedenle UBP'li olmanızın hiç bir faydası yoktur. Ben bu zihniyete karşı mücadele vermekteyim' dedi.
'İNANCIM İÇİN ADAY OLDUM'
Cumhurbaşkanlığına aday olma nedeninin altında Derviş Eroğlu'nu zora sokmak ya da bir intikam alma fikrinin yatıp yatmadığı sorusunu da yanıtlayan Ertuğruloğlu; “Ben Sayın Eroğlu'nu cezalandırmak ya da ondan intikam almak adına bu işe başvurmadım. Ben gerçekten hem Sayın Talat'tan hem de Sayın Eroğlu'ndan daha iyi cumhurbaşkanlığı yapacağımı bildiğim için cumhurbaşkanlığına aday oldum. Bu devlete, halka hizmet etmeyenlerin sadece belirli zümrelere hizmet etme zihniyetiyle yola çıkanların devlete ve egemenliğe inanmayarak hareket edenlerin bu devletin cumhurbaşkanı olmaması gerektiğine inanıyorum ve ben bu özellikleri taşıdığıma inanıyorum. Ben bu devlete, egemenliğine inanıyorum. KKTC'nin ilelebet güçlendirilerek yaşatılması gerektiğini düşünüyorum. Ne Sayın Talat'ta ne Sayın Eroğlu'nda bu vizyon yoktur. Ben bu nedenle aday oldum' dedi.
'TÜRKİYE PROJELERİNİ DE ÜSLENDİ'
Başbakan Derviş Eroğlu'nun bir vizyonu olmadığını düşünmesine rağmen Ulusal Birlik Partisi'nin cumhurbaşkanlığı adaylığını belirleme sürecindeyken Derviş Eroğlu'nun aday olması için oy verdiği ve el kaldırdığı basında sıkça yer alan Ertuğruloğlu o dönemde neden böyle bir oy verdiğini açıkladı. Ertuğruloğlu; ' Ben onun aday olmasını istedim ama şunu da bir değerlendirmek gerekir; Niye Sayın Eroğlu imza toplatma gereği hissetti? Kendisine güvenmiyor muydu? Benim önüme mecliste otururken Ali Çetin Amcaoğlu bir kağıt koydu ve 'bunu imzalar mısın? ' dedi. Sayın Eroğlu aday olsun ona bir itirazım yok. Bu zihniyetin o partiden uzaklaştırılması inancıyla ben o kâğıda imza attım. Sayın Eroğlu'nun çok iyi bir cumhurbaşkanı olacağını düşünerek değil. Sayın Eroğlu'nun gerek UBP'e gerekse de bu ülkeye ne kadar zarar veren birisi olduğunu biliyorum. Sayın Eroğlu'nun kim olduğunu ben halen daha bu halka izah etmek durumundaysam bu işte bir yanlışlık var demektir. Halk, Sayın Eroğlu'nu çok iyi tanıyor. Kendisi yıllardır siyaset sahnesinde en ön saflardadır. Anavatanın bu ülkeye yaptığı yardımları, anavatanın bu ülkeye yaptığı, desteklediği projeleri 'ben gerçekleştirdim' diyerek kamuoyuna sunma pişkinliğini de sergiliyor.
'CEZA VERMEK YERİNE İYİLİK YAPTI'
Pek çok basın organında UBP’den dışlandığı ve yalnız olduğu söylemlerinin yer alması nedeniyle intikam güttüğü iddialarının yer almasını yorumlayan Ertuğruloğlu, bakanlar kurulunun oluşturulduğu esnada kendisinin herhangi bir bakanlıkta yer almamasıyla Başbakan Derviş Eroğlu’nun bilmeyerek kendisine çok büyük bir iyilik yaptığını ifade etti. Ertuğruloğlu;“Hatırlarsanız kabineyi açıkladığı gün bir gazeteci kendisine 'Tahsin Ertuğruloğlu'na neden Dış İşleri’nde görev vermediniz? ' diye sormuştu. Kendisi de 'O bu görevi daha önce yaptı' cevabını vermişti. Bu görevi daha önce yapmış olmak o makamda tekrardan bulunmamanın bir gerekçesiyse kendisi o makamda halen daha ne aramaktadır? “ dedi. Deviş Eroğlu’nun kendisini cezalandırmak amacıyla ortaya koymuş olduğu bu tepkiyle kendisine çok büyük bir iyilik yaptığını tekrar eden Ertuğruloğlu, Derviş Eroğlu’nun kural hatası yaptığını düşündüğünü belirtti. Ertuğruloğlu; “Çünkü birinci kurala göre en büyük rakibinizi yanınızda tutmanız gerekir” dedi.
“FİGÜRAN OLAMAM”
Başbakan Derviş Eroğlu’nun seçimlere yönelik kafasında kurmuş olduğu senaryoyu çok iyi okuduğunu belirten Ertuğruloğlu aday olmasında kendisi için bardağı taşıran son damlanın hak ettiğini düşündüğü kabile kurma görevinin sırf kendisine verilmesin düşüncesi içerisinde başkalarına verilecek olması olduğunu söyledi. Ertuğruloğlu;; “Beni bir figüran olarak kullanarak onun sonrasında da hükümeti kurma görevini benim dışında birisine, (ki o isim Hüseyin Özgürgün'dür) verecek olması benim için son damla olmuştur. Benim tepkim sadece Özgürgün'e değil. Sayın Eroğlu cumhurbaşkanı seçilirse hükümeti kurma görevi benim hakkımdır. Benden alınanı ben geri talep ediyorum dedim. Eroğlu; 'sen bunu kendinde hakkı görüyorsun ama başkaları da görüyor' dedi. Tamam başkaları da bunu hak görebilir ama hak kimindir? Ben bu hakkın benim olduğuna emindim ve Eroğlu'ndan bunun belgesini istedim. Ama bu Sayın Eroğlu ve arkadaşları tarafından çarpıtılarak kamuoyuna yansıtıldı. İşte bu son damla olmuştur' dedi.
'HALKTAN DESTEK BEKLİYORUM'
Cumhurbaşkanlığı konusunda yeterli vizyon, donanım, bilgi ve yeterliliğe sahip olduğu düşündüğünü belirten Tahsin Ertuğruloğlu Ada Tv ekranlarından halka ve kamuoyuna seslenerek destek istediğini belirtti. Ertuğruloğlu; “Yeni bir siyasi anlayışın egemen olması gerektiği KKTC'de bu ülkenin daha güçlü bir ülke olması adına sürdürülebilir bir ekonomiyi sağlama, ülkedeki kamu ve özel sektör arasındaki uçurumların ortadan kaldırılarak sosyal adaletin, gelir dağılımının adil bir şekilde sağlandığı, insanların ve vatandaşların hak ve hukuğu devletlerinde aradıkları zaman bulabileceklerine inandıkları dolayısıyla devletlerine sahip çıktığı, devletinde vatandaşına sahip çıktığı güçlü bir KKTC yaratacağız. Halkımız eğer popülist politikalardan usanmışsa, siyasilerin sürekli olarak kendilerini kullanmalarından, tehdit edilmekten, belli bir siyasi hedefe yönelik o günlük düşünülüp o günden sonra unutulmaktan, haksızlıktan bezmişse bunları ciddi bir şekilde sorgulayıp yeni bir siyaset anlayışının ülkemizde gündeme gelmesine fırsat verme adına ben Tahsin Ertuğruloğlu olarak halktan ve kamuoyundan destek talep ediyorum' dedi.