Yeni kabinenin bir icraat içerisinde olamayacağını düşündüğünü belirten CTP-BG Milletvekili Mehmet Çağlar, müzakere heyetini kimlerin oluşturduğunun değil nasıl bir işleyiş ve çalışma içerisinde olacağının önemli olacağına işaret etti.
Gözde AKBEN
Yeni kabinenin bir icraat içerisinde olamayacağını düşündüğünü belirten CTP-BG Milletvekili Mehmet Çağlar, müzakere heyetini kimlerin oluşturduğunun değil nasıl bir işleyiş ve çalışma içerisinde olacağının önemli olacağına işaret etti.
Başbakan İrsen Küçük’ün “emaneten bir Başbakanlık yapacak” iddialarını değerlendiren Çağlar;“Sayın Küçük göreve gelmeden önce Genel Kurultay’da birkaç adaylı bir seçim olması söz konusuydu. Ama bir işbirliği yaparak tek aday olarak Küçük’ü gösterdiler ve basında da yer aldığı gibi Sayın Küçük ‘emanetçi bir Başbakanlık’ görevine geldi. Bu Küçük ve ülkemiz adına üzücüdür. Bir emanetçi Başbakan’la emanetçi bir dönem geçirme söylemleri ve bu şekildeki iddialar ve UBP içerisinde Kasım’a ötelenen beklentiler ülkemizin içinde bulunduğu bu çok önemli sıkıntıların yaşandığı dönemde, çözüm müzakere sürecinin 26 Mayıs’ta başlayacağı bir dönemde bu gerçekten üzücüdür. Böyle bir durumda Küçük’ün kabinesinin ne kadar kendisinin belirlediği bir kabine olduğunu ben kestiremiyorum. Elbette Küçük bunu Cumhurbaşkanı’na götürüp sunmuştur ama nelerden etkilenmiştir? Kasım Kurultayı aklında mıydı? Kafasında birtakım düşünceler mi vardı?
Bu dönemde Sayın Küçük’e başarılar dilemek gerekiyor. Biz de kendisine önceki gün bu dileklerimizi ilettik bunlar samimi duygularımızdı ama görünen bu değildir. Başta söylediğim gibi geçici bir dönem için kurulan bu hükümet ve Sayın Taçoy’un görevinden alınması, ardından parti içi muhalefet yapma söylemleri ya da Kasım’da parti başkanlığına aday olacağı söylemleri bütün bunlar aslında kabinenin önümüzdeki 4-5 ay boyunca ciddi anlamda bir icraat hükümeti olamayacağını gösteriyor” dedi. Çağlar dün Didem Tavukçu Gürses’in hazırlayıp sunduğu Günaydın Ada programına konuk oldu.
‘TÜRKİYE İLE UYUM KRİTİK NOKTA’
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu’nun kamuoyuna tanıttığı müzakere heyetinin kimler oluştuğunun değil nasıl çalışacağının önemli olduğunu söyleyen Çağlar, en önemli noktanın Türkiye ile uyumlu çalışmak olduğunu ifade etti.
Çağlar; “Burada önemli olan heyetin işlevinin ne olacağı ve nasıl çalışacağıdır. Sayın Eroğlu’nun karnesi özellikle bugüne kadar Kıbrıs sorununa ve çözüme bakış açısından çok da iyi olmayan bir karnedir. Eroğlu’nun bu imajını değiştirmek ister gibi bir duruşu vardır. Bir danışma kurulu oluşturarak çeşitli kesimlerden her kesimden değil ama bir kaç yeni kesimden daha değişik simaları da bu heyette buluşturdu ancak buradaki ana nokta Sayın Eroğlu’nun Türkiye ile uyumlu bir politika götürüp götüremeyeceğidir. Bunu yanı sıra Sayın Eroğlu bildiğiniz üzere göreve geldikten sonra Ban Ki Moon’a bir mektup yazmıştır. Eroğlu yazdığı o mektupta samimi olup olmadığını masada gösterecektir. Dolayısıyla Eroğlu’nun heyeti de o zaman anlam bulacaktır” dedi.
“ÇÖZÜM 1 YIL SONRA OLABİLİR”
Cumhurbaşkanı Eroğlu’nun göreve geldikten sonra Ban Ki Moon’a yazmış olduğu mektup ve 2. Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’ın kaldığı yerden devam edeceği yönündeki söylemlerinin çözüm için olumlu olduğunu ifade eden Çağlar, bırakılan yerden devam edilmesi durumunda 1 yıl sonra çözüm olabileceğini söyledi. Çağlar; “Ben bu konuda bir umut olduğuna inanıyorum. Eğer Eroğlu’nun seçimden önce söyledikleriyle seçimden sonra yapacakları aynı olacaksa ve Türkiye ile uyumlu götürmeyi kendisine hedef olarak koymuşsa Eroğlu’nun yılsonuna kadar sorunu çözüme götürme anlamında büyük bir şansı vardır çünkü dünyadaki iklim tamamen Kıbrıslı Türklerin lehinedir ve bunu yaratan da geçmiş 5 yıllık politikalarıyla Kıbrıs Türk halkının çözüm isteğini en iyi şekilde dünyaya yansıtabilen 2. Cumhurbaşkanı Talat olmuştur. Eroğlu da bu doğrultuda ilerlerse bu durum görüşmelerin 1 yıl içerisinde çözüme kavuşabileceğini güçlendirir” dedi.