Ertuğruloğlu “teessüf ederim”

Eski Dışişleri Bakanı, bir dönem UBP Genel Başkanı, Tahsin Ertuğruloğlu ve yakın mesai arkadaşları ile ADA TV’de yayınlanan “Kurşun Kalem” programı için uzunca bir sohbet gerçekleştirdik.

Eski Dışişleri Bakanı, bir dönem UBP Genel Başkanı, Tahsin Ertuğruloğlu ve yakın mesai arkadaşları ile ADA TV’de yayınlanan “Kurşun Kalem” programı için uzunca bir sohbet gerçekleştirdik.
“Ben, Cumhurbaşkanlığı Seçimlerinde bağımsız aday olduğum için, üyeliğim düşmüştür diyenler, seçim sonrası beni UBP disiplin kuruluna havale ettiklerini açıkladılar. Bana hiçbir şey bildirilmiş değildir. Ben UBP’liyim ve adalet önünde hakkımı arıyorum. Hem üyeliği düştü diyorlar, bir yandan da üyeliği düştü dedikleri kişiyi disiplin kuruluna havale ediyorlarmış, büyük çelişki, tutarsızlık değil mi?” diye vurguladıktan sonra, bir sorum üzerine ekledi; “Sayın Denktaş, özür dileyerek UBP’ye dönmem temennisinde bulunmuş. Teessüf ederim. Ben UBP’liyim, ayrılmadığım yere dönmek ne demek?” Kendisini ihraç kararı alsalar da “bu ihraç UBP’den değil DEP-Derviş Eroğlu Partisi’nden ihraç olacak” vurgulaması yaptı.
Büyük bir açık kalplilikle sorularımı yanıtlarken sürekli vurguladı, “sistem kokuşmuş, çökmüştür. Değiştirilmelidir. Ben bunun mücadelesini yapıyorum. Popülist politikalar üretiliyor, anti-demokratik uygulamalar var. Hanedanlık devam etsin, benden sonrası tufan.” İrsen Küçük’ün tek aday olarak kurultayda UBP Başkanlığına getirilişinde, başka aday çıkmaması için tehditler yapıldı. Başkanlık için aday olduklarını açıklayanlar adaylıktan çektirildi. UBP artık DEP oldu dediğimde son gelişmelerce de haklı çıkartıldı. Eroğlu saraya çağırdığı UBP’lilere talimatlar yağdırarak, tehditler uygulayarak, hem Cumhurbaşkanlığı hanedanlığı hem de UBP’yi idare etmeye devam ediyor. Sistemin değiştirilebilmesi için politikacılara, sendikalara, sivil toplum örgütlerine, medyaya ve halka büyük görev düşmektedir. Hepimiz ellerimizi taşın altına koymalıyız ki çürümüş, popülizm sistemi değiştirilebilsin” görüşünü ileri sürdü.
İrsen Küçük başkanlığında kurulan yeni kabine ve Kıbrıs müzakereleri için kurulan müzakere heyeti ve danışma kurulu hakkında da görüşüne başvurduğumda, “heyette ve danışma kurulunda değerli elemanlar vardır. Ama müzakereci olarak Hristofyas ile Eroğlu’dur görüşüp pazarlık yapacak olan. Eroğlu İngilizce bilmiyor, tercüman aracılığı ile anlayacak ve tercüman aracılığı ile argümanını sürdürecek. Bu gibi hallerde tek bir kelime bile çok önemlidir. Eroğlu bu işi başaramayacak. Yılsonuna bir çözüm bulacağına da inanmıyorum. Cumhurbaşkanlığına seçilmezden önce söyledikleri, Talat’ın verdiği tavizleri geri alacağı sözleri değişti, şimdi çözüm diyor ve Talat’ın bıraktığı yerden, mülk sorunu görüşmesi ile başlayacaklarını açıklıyor. Eroğlu’nda müzakere edecek kapasite yok”.
Hükümet konusunda, Serdar Denktaş’ın, Avcı’nın davranışları ve dıştan azınlık hükümetine desteklerine, DP’den Aslanbaba’nın istifasına da yer verdiğimiz sohbette ciddi görüşler ve eleştiriler ortaya koyan Ertuğruloğlu, “bana, bana, hep bana. Çıkarlarına göre hareket edenler popülizm yaparak bu işleri yürütemezler” dedi ve Anayasa ve yasaların değiştirilmelerinin kaçınılmaz olduğuna da işaret ederek yeni hükümetin en çok bir yıllık ömrü olduğunu iddia etti. İrsen Bey’in Kasım kurultayında yeniden aday olacağını hatırlattı. Acı reçetelerden ve büyük tehlikelerden bahsetti.
“Üç yıl uygulanması öngörülen ekonomik protokol, gerekecek tasarruf ve alınacak önlemler için de Ankara’yı sorumlu tutmaya kalkışılacağını ileri sürdü. “Elbette Türkiye soracak, gönderdiklerimiz nereye harcanıyor? Hesap isteyecek. Siyasi oyunlar oynamaya hevesli politikacılar hata üstüne hata yapmaya devam edecek, hasta zihniyet sürdürülecek. Her sektör etkilenecek, eli mahkumdur” görüşlerini tekrarladı.
Ertuğruloğlu ve arkadaşları ile gerçekleştirilen sohbetin tümünü ADA TV ekranlarından hayretle izleyeceksiniz. Kaçırmamanızda yarar vardır.
**
Fotoğraf, Ertuğruloğlunu ve arkadaşlarını sohbetimizde yansıtıyor.
Bu haber 389 defa okunmuştur

:

:

:

: