Plansız bir eğitimden ne bekleyebiliriz?

Yazının konusuna girmeden önce bu günün 1 Eylül Dünya Barış Günü olması hasebiyle özellikle çözüm ve barış mücadelesi veren Kıbrıs Türk Halkının ve tüm dünya halklarının barış içerisinde bir dünyada yaşaması dileklerimi belirtirken bu amaçla tüm dünya halklarının dayanışma içerisinde olmasının önemini de vurgulamak isterim…

Yazının konusuna girmeden önce bu günün 1 Eylül Dünya Barış Günü olması hasebiyle özellikle çözüm ve barış mücadelesi veren Kıbrıs Türk Halkının ve tüm dünya halklarının barış içerisinde bir dünyada yaşaması dileklerimi belirtirken bu amaçla tüm dünya halklarının dayanışma içerisinde olmasının önemini de vurgulamak isterim…

Gelelim bu günkü eğitim konumuza ve son günlerde yaşamak durumunda kaldığımız gelişmelere…

İnanılır gibi değil UBP’nin eğitimde attığı adımlar…
Yani insan düşünse ve “ne yapmalıyım ki eğitimi insanlara güven vermeyen bir duruma sokayım?” diye araştırsa ancak bu kadarını becerebilir!

Düşünsenize sevgili okurlarım, çocuğunuzu okula kaydedeceksiniz haziran ayında ve okul hazırlıklarını da tamamlayacaksınız, ama ansızın hiç hesapta yokken bakanlık bir açıklama yapacak ve sizin çocuğunuzu kaydettiğiniz okula hem de okulların açılmasına yalnızca 2 hafta kala diyecek ki “artık bu okula sınavla öğrenci alınacak”!

Tam da “bu ne perhiz bu ne lahana turşusu!” dedirtecek cinsten bir olay…

Bilindiği gibi 20 Temmuz Fen Lisesi 3 yıldan beridir okula kayıtları belge esasına göre yapmakta, okul da yalnızca fen alanında değil diğer alanlarda da eğitim öğretim faaliyetlerini sürdürmektedir. Bu UBP’nin hükümete geldiği yıldan 1 yıl önce uygulanmaya başlamış, geçtiğimiz yıl devam etmiş ve bu yıl da haziran ayında yapılan kayıtlar bu esaslara göre tamamlanmıştır. Ancak temmuz ve ağustos aylarında her ne olduysa oldu, tam da eylül ayına girerken 14 Eylül’de 20 Temmuz Fen Lisesine giriş sınavları yapılacağı ve öğrencilerin bu yıl okula sınavla alınacağı duyuruldu bakanlık tarafından!

Peki, hangi gerekçelerle bu karar alındı ansızın? Belli değil!
Sınav yapılması kararı alındıysa önceden neden haziran ayında okula kayıtlar sınavsız bir şekilde yapıldı? Bu da belli değil!

Haziran ayında okula kayıt yaptıran öğrencilerin durumu ne olacak? Kimse bilmiyor! Nereye gidecekler peki diğer okulların kayıtları yapıldığına göre? Kimin umurunda!
Neden böylesine bir konuda önceden planlama yapılmıyor da işler karmakarış ediliyor anlamak mümkün değil!

UBP belli bazı çevrelere ve kişilere 20 Temmuz Fen Lisesini ayrıcalıklı bir okul yapma konusunda söz verdi ve bunu mu uygulamaya geçiriyor? Belli bazı çevrelerin ve kişilerin çocuklarına ayrıcalık mı yaratılacak bu uygulama ile? Acaba bu belli bazı çevrelerin ve kişilerin ve onların çocuklarının bu sınavdan haberleri var mıydı gizliden gizliye? Özellikle kolej sınavlarında bu yıl karşılaşılan sınav ve sonuçları ile ilgili anomaliler herkesi farklı düşüncelere sevk etmekte ve çeşitli soruların ortaya dökülmesine meydan vermekte…

Eğitim Bakanlığı ki toplumu geleceğe taşıyan en önemli sistemlerin başında gelmekte, kendisi topluma güven veremiyorsa varın ötesini siz düşünün sevgili okurlarım…

Okullarda öğrencilere okutulan derslerin yanı sıra özellikle duyuşsal açıdan da kazandırılmaya çalışılan başta tutumlarla ilgili davranışlar var ki bunların arasında planlılık, düzenli olmak, dürüstlük, insan ilişkileri, ayrımcılık yapmamak, eşitlik, adalet, hakkaniyet vb olgular vardır ki toplumun genel anlamda nitelik olarak ileriye taşınmasının ön koşulları olarak kabul edilir bu olgular, bakanlık kendisi buna uygun davranmazsa öğrencileri bu doğrultuda nasıl yetiştirebilecek ki?!

Eğitimdeki tüm sorunları bu köşede sıralamak niyetinde değilim ancak şu son günlerde yaşanan bir ikinci plansızlık örneği de sınav tüzüğünde geçtiğimiz gün yani okulların açılmasına 2 hafta kala yapılan değişiklikle karşımıza çıkartılmıştır UBP tarafından… O da bazı derslerden kalan öğrencilere ya da doğrudan sınıf tekrarı yapması gereken çocuklara ki bunlar arasında 4 veya daha fazla dersten kalan öğrenciler de bulunmaktadır, ek sınav hakkı tanınması durumudur ki bu şekilde önceden hiç bir çalışma ve duyuru yapılmadan açıklanan bu sınavlar sonucunda belli öğrenme eksiklikleri bulunan öğrencilerin bir üst sınıfa geçirilmesi ileride hem bu çocukların daha fazla öğrenme sorunları yaşamasının önünü açacak hem de sistemsizliği daha şimdiden bu çocuklara yaşatarak öğretmiş olacaklardır eğitim başkanlığı yetkilileri…

Bunun yerine “her çocuk öğrenebilir” bakış açısından yola çıkarak daha bilimsel yöntemlerle her çocuğun ilgi, bilgi ve becerilerinin daha yüksek olduğu ve başarılı olacakları alanların belirlenmesi ve çocukların bu alanlara yönlendirilmesi yöntemi neden acaba bakanlık yetkilileri tarafından hayata geçirilmiyor, bunu da anlamak mümkün değil maalesef!

Plansız ve programsız, hatta öngörüsüz, vizyonsuz ve temelsiz bir eğitim anlayışı ile eğitim sistemimizin ileriye götürülmesi pek mümkün değildir… Daha ne kadar olumsuz sonuçlarla karşılaşmaları gerekiyor acaba UBP’li yetkililerin ki bunu öğrenebilsinler, açıkçası ben de bunu bilemiyorum…

Bu haber 91 defa okunmuştur

:

:

:

: