Kasabalarına mallarına herkes dönebilmelidir

Yorgo Sideras, Girneli bir demircinin oğlu. 73 yaşında ve halen “Girne Belediye Başkanı” Katsellis’in Yardımcısı.

Yorgo Sideras, Girneli bir demircinin oğlu. 73 yaşında ve halen “Girne Belediye Başkanı” Katsellis’in Yardımcısı.
Katsellis yurt dışında bulunduğundan yardımcısı ile mülakat yapmak nasip oldu. Maraş Belediye Başkanı Galanos da yurt dışında imiş. Onunla da sonra görüşmemiz için randevu ayarlanacağı sözü aldık.

Sideras ile Ledra Palace Otel’in yanındaki, “Girne Belediyesi” binasında uzunca bir röportaj yaptık. Konuşmalarımız İngilizce, Türkçe, Rumca olarak gerçekleşti. ADA TV’nin Kurşun Kalem programında ilgi ile izleyeceksiniz.

Yorgo Sideras’ın görüşleri, hayalleri, arzuları Rum siyasi liderlerininkinden farklı değil.
“Kıbrıs sorunu, en erken bir zamanda, AB ekuteri-müktesebatı- BM kararları, prensipleri ve İnsan Hakları esaslarına dayandırılarak çözümlenmeli, yerleşikler, askerler, Türk, Yunan, İngiliz, hepsi gitmeli, Kıbrıs Rum’u da, Türkü de eski köylerine, kasabalarına, mallarına dönebilmeli. Cumhurbaşkanımız Hristofyas bu esaslar üzerinde bir çözümü iyi niyetle istemektedir ve o yönde çalışmaktadır. Sorunun çözümlenmemesinin başlıca nedeni Ankara’nın inatçılığıdır. Dış müdahaleler olmasa, bizi yalnız bıraksalar, Hristofyas ve Eroğlu meseleyi halledebilir” görüşlerini sık sık tekrarladı.
Kıbrıs sorununu çözmek sadece Hristofyas ve Eroğlu’na mı kaldı, garantör Yunanistan, Türkiye ve İngiliz ne der?

“Başımıza gelen felaketleri tezgahlayan UK (United Kingdom) Birleşik Krallıktır, İngilizlerdir…”
Yunan askeri darbesi, Enosis istekleriniz?
“O olaylar da, eylemler ve etkinlikler de etkili olmuştur, doğrudur. Kıbrıs Rumları yaptıkları bir plebisit sonunda yüzde 98 Yunanistan’a bağlanmak-Enosis- istedi doğrudur, ama İngiliz kabul etmedi? Kıbrıs Türkleri, Muhtariyet verseydi İngilizler beraber kabul görebilirdi, ama İngiliz yaklaşmadı.

Kıbrıs Türklerine ambargolar uygulanmaktadır, bu halk size güvenmemektedir garantisiz çözüm kabul ederler mi sorumuza; “AB garantisi var. Hepimiz Avrupalı olduk, ne başka askerlere ne garantörlere gerek yoktur. Siz ambargo dersiniz, ama benim Girne’deki narenciye bahçelerim sizin olsaydı, başkasının onları Mağusa limanından, sizin izniniz olmadan, size hiçbir kullanma ve gelir hakkı tanımdan, başka ülkelere ihraç edilmesine ne derdiniz, nasıl karşılardınız, nasıl hissederdiniz. Herkes, Kıbrıslı Rum da Kıbrıslı Türk de yasal mal sahipleri olarak mallarına kasabalarına, köylerine dönebilmelidir. Bizi anlayışla karşılayınız. Biz Girne’ye döneceğimiz günün rüyasını görüyoruz, yerlerimizi çok özlüyoruz, karşılığını verdikten sonra, Girneli Türklerle biz çok iyi geçinirdik. Ben çocukken, şimdi sizin Ramazandır, o zaman Müslüman Türk çocukları ile kalenin üzerine çıkar ve iftar topu patlatırdık” hatırlatması yaptı.

Yorgo Sidaras, Kıbrıslıların yaşamına dıştan müdahaleler olmasaydı hiç kavga etmeyecekleri iddiasında da bulundu.
Ortodoks kilise çok kışkırtıcıdır, Hristofyas’ı eleştiriyor, diğer siyasi muhalifler gibi dememiz üzerine, onların da söz hakkı, eleştirme hakkı vardır. Onlar da bu memleketin insanlarıdır dedi.

Girne Belediyesi, nasıl Lefkoşa’da bu binadadır uyarımızdan sonra; “Burası bize 1974’ten sonra geçici olarak verildi. İlk fırsatta geri Girne’ye dönecektik, bu bina galiba bir Ermeni’nin veya Türkünmüş, ben bilmiyorum. Bildiğim, bize geçici olarak kullanmamız için verildi” dedi.

Ve daha neler neler vurguladı, önerdi, eleştirdi...
Hepsi fazlası ile ADA TV ekranlarında önünüze serilecek. İzlemenizde yarar vardır.

 

 

 

 

 

 

 

 

Fotoğraf, Sidaras’ı, Özcanhan’la mülakat esnasında yansıtıyor.

Bu haber 262 defa okunmuştur

:

:

:

: