GeçimDerdi

GeçimDerdi kimilerde geçim kimilerde seçim gaylesi

GeçimDerdi kimilerde geçim kimilerde seçim gaylesi

Okullar açıldı. Okul kiyafeti, okul çantası, kitap, kalem, defter, yeni ayakkabı, eşofman, cimnastik ayakkabısı vs. derken ailelerin bu ayki giderleri arttıkça arttı. Gelirlerinde, umumiyetle, bir artış kaydedilmedi. Vergi kesintileri de kapıda, ücretlerde, yevmiyelerde, maaşlarda daha da düşüşler bekleniyor. Asgari ücreti bile saptamakta güçlük çekiliyor. İşsizlik tırmanıyor. diğer yanda da benzine, tüketim ve gıda maddelerine, harçlara, gümrüklere, sigaraya, içkiye vs. zamlar birbirini takip ediyor. Et, tavuk, balık, yumurta, süt mamulleri fiyatları da otomatik olarak nasiplerini alıyorlar. Allahın zeytinine el uzatanın eli yanıyor. Havalar sıcak, bunaltıyor, yakıyor. Fiyatlar, pahalılık, sorunlar da cepleri yakıyor, insanların sağlığını tehdit ediyor. Nüfusun üçte birine yakını yoksulluk sınırında diyor bazı araştırma sonuçları. Bazılarına göre de yoksulluk sınırı değil de açlık sınırı zorlanıyor.
Halkımızın büyük bir bölümü geçim derdinde. Fakat yöneticilerimiz, siyasi parti liderlerimiz seçim derdinde, makam, koltuk, bakanlık, milletvekilliği, müsteşarlık, müdürlük derdinde.
Kimileri ev taksitleri, araba taksitleri, evlatlarının okul ve diğer harcamalarını karşılamak derdinde.
Hepsini anlıyorum da, bütün bunlar yaşanırken deneyimli, değerli General Sabri Yirmibeşoğlu’nun açıklamalarını, itiraflarını şaşırtıcı buluyorum. Söylediklerini zaten çoğu Kıbrıslı Türk biliyordu da, neden şimdi itiraf etmek gereği oluştu? Bazı ithamlara yanıt verilecek diye, yıllar önce işlenen bazı hataları aniden dile getirmek neyin nesi? Yıllar önce neden açıklamak cesareti gösteren olmadı. ?
Bir ara, Denktaş Bey bazı Rum gazetecilere verdiği mülhakatta, 1960’lı yıllarda Bayraktar, Ömerge camilerinin, TC Basın müşavirliğinin binasının bombalanmasını geçiştirmek için, “bizim bazı sorumsuz gençler yapmış olabilir” demişti. Sonra da, kurulan araştırma komisyonunun hiçbir sonuca ve kanıta ulaşamadığını vurgulamıştı. Hâlbuki zamanın içişleri Bakanı Yorgacis (Houduni kod isimli- lakaplı azılı EOKAcı) suçu Türklerin üzerine yığmıştı. Ünlü, en az iki Rum gazeteci de, camilerin, basın ataşeliğinin ve EOKAcı Drakos’un heykelinin bombalama işlerini karşılıklı Türk ve Rum ajanlar yaptı iddialarında bulunmuştu.
Her ne ise. Halk geçim derdinde, hem Türkiye’de hem de KKTC de. Türkiye’de siyasiler anayasa, halk oylaması, gelecek yılkı seçimler derdinde ve Kıbrıs’ta da Aralığa ertelenen UBP olağan kurultayı, koalisyon çalışmaları (sözde) yeni kabine oluşumu, Başbakanlık parti başkanlığı derdinde
Rum komşularımız da Maraş’ın ve diğer Rum mallarının kendilerine iadesi, Türkiye’nin elindeki anahtar ile Kıbrıs sorununu çözmesi, doğrudan Türkiye ile müzakere ve pazarlık yapabilmesi için uğraşıyorlar.
Halklara hem Güneyde hem Kuzeyde umut pompalanıyor, ninniler düzenleniyor.
Ne yapsınlar, dinlemek mecburiyetindeler. Dinlemeyip de ne yapacaklar, gece gündüz geçim dertleri ile mi uğraşacaklar. Siyasilerin aldatmacaları, hikâyeleri ile biraz oyalanmaları çok daha iyi. Bizim KKTC de, dün fuar alanındaki açık pazardaki sebze ve meyve fiyatları, ailelerin geçim sıkıntılarını ağırlaştırırken siyasilerin yalanları ile uğraşmamak en iyi ilaçtır.

** ** **


Taze fasulye kilosu 7 TL, bamya 6 TL, verigo üzüm 5 TL, böğrülce 4-5 TL, patates 2 TL, soğan 1.25-150 TL, havuç 2 TL, çakisteslik zeytin 6 TL, domates 2.50-3 TL (geçen Pazar 5-6 TL idi), patlıcan 3 TL . Bazı ev hanımları, beni görür görmez elimdeki boş fileye bakarak, “Özcan bey, marketlerdeki fiyatlardan daha yüksek, ama sırf gezme olsun diye buralara geliyoruz. Yoksa fiyatlar ateş pahası, cep yakıyor hem burada hem de marketlerde” deyiverdiler.
Bu haber 170 defa okunmuştur

:

:

:

: