İki yıla yakın bir zamandır, yazılarımda yumuşak başlayıp, sert bir kalemle bitiriyorum. Yetmedi, TV programlarında cesaretle üzerlerine gidiyorum. Yanlışı eleştirip, doğruyu alkışlamak adına, bazen çok kızdıklarım ve kızdırdıklarım da oluyor, bazen de güldüklerim. Ne yaparsın, kalem bu. Başlayınca, dur demesi zordur.
İki yıla yakın bir zamandır, yazılarımda yumuşak başlayıp, sert bir kalemle bitiriyorum. Yetmedi, TV programlarında cesaretle üzerlerine gidiyorum. Yanlışı eleştirip, doğruyu alkışlamak adına, bazen çok kızdıklarım ve kızdırdıklarım da oluyor, bazen de güldüklerim. Ne yaparsın, kalem bu. Başlayınca, dur demesi zordur.
Ülkedeki yalana, dolana, çıkara, peşkeşe, menfaate, yanlışa taraf olursan, yazdıklarının da hiçbir değeri kalmaz. Ne yazık ki ülkenin kaderi hep kötü yönetilmekten nasibini aldı. Birileri maaşçığını alır, birileri de işten çıkartılır. Birileri milyonları götürürken, başkaları ekmek uğruna ülkeyi terke etmek zorunda kalır. Milyonları götürenler de adaya nankörlük yapar. Burada kazanır, başka ülkede yatırım yapar.
Göstermelik işlerden ve göz boyamaktan ötürü bir şey yoktur. Mafya – kara para, ülkenin derinliklerine iner, ancak aralarında her kim var ise, bir şeyler ortaya çıkmaz.
Siyasiler birbirlerini karalar, benim partim seninkinden daha iyidir der, ülke de böylece yürür gider. Bazı şeyler kimsenin umurunda olmaz fakat benim umurumdadır bu ülkenin taşı toprağı. Yüreğimin söylediği kadar, bir şeyler ortaya çıkartmaya çalışıyorum. Kader Ada TV ile bizleri buluşturdu. Eski yayın döneminde Ada Gündemi programı ile karşınızda olmuştum. Yeni yayın döneminde daha farklı, halkın sesi olmak adına “Söz Sizde” adlı programla karşınızda olacağım. Nerede yanlış varsa, televizyon ekibimizle beraber onu bulmaya çalışacağız.
Şimdi gelelim esas konuya. Deniz kıyıları ve turizm mastır planı adında, Yeşil Irmak’tan ta Karpaz kıyılarına kadarki sahil ile ilgili, pis kokular gelmeye başladı. İlk ayağı, Gaziveren kıyılarında yaşandı. Yıllar önce mandıra ve ağıl için ayrılan yere insanlar para döküp yatırım yaptılar. Kimileri 100, kimileri ise 200 bin. Şimdi ise ağılların kaydı tapuda görünmüyor diye İsailli bir yatırımcıya çalışıldığı ortaya çıkınca, Sayın Bakan Dürüst’e, tepkiler oldu. Gaziveren’de yıllardır mandıra olarak kullandıkları ve devlet tarafından kendilerine verilmiş olan yerler, tapuda işlenmemiş gözüküyor. Tepkilerden sonra Bakan da şaşırdı. Bu işte, kendi yanlışlarını kabul etmeyen yetkililer, vatandaşın yerlerine göz dikince, işler karıştı.
Peki neden Gaziveren? Çünkü oradaki yerler Türk koçanlıdır ve iştah kabartıyor. Bir İsrailli yatırımcı oraya yatırım yapınca, iştahı kabarmış ve bakandan daha fazla yer istemiş. Babasının malı ya, hemen iş bağlanmaya çalışılmış (elbette karşılıksız). Bir bakmışlar ki orada mandıralar var. Hemen “yıkın” emri verilmiş ve işler sarpa sarmaya başlamış. Bakan da bu işten vaz geçtiğini söyleyerek, şimdilik köylünün tepkisini saman altı etmiş. Bakalım bu işin sonu ne olacak?