Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Zorlu Töre’nin İskenderun’da bir davette yaptığı konuşmaya muhalefet cephesinden de eleştiri geldi. Ada TV’de yayınlanan Öğlen Ajansı programında Cem Kar’ın konuğu olan CTP-BG Milletvekili Özdil Nami, yapılan bu açıklamaların Türk tarafı aleyhine kullanılacağını belirtti. Cumhurbaşkanının New York temaslarını da değerlendiren Nami, yaşanılan gelişmelerin sevindirici olduğunu söyledi.
Gözde AKBEN
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Zorlu Töre’nin İskenderun’da bir davette yaptığı konuşmaya muhalefet cephesinden de eleştiri geldi. Ada TV’de yayınlanan Öğlen Ajansı programında Cem Kar’ın konuğu olan CTP-BG Milletvekili Özdil Nami, yapılan bu açıklamaların Türk tarafı aleyhine kullanılacağını belirtti. Cumhurbaşkanının New York temaslarını da değerlendiren Nami, yaşanılan gelişmelerin sevindirici olduğunu söyledi.
“BÖYLE SÖYLEMLERDE BULUNULMAMALI”
Bakan Töre’nin yapmış olduğu söylemin Rum tarafına kaçış yolu sağladığını belirten Nami, hükümet üyelerinin daha tutarlı bir profil çizmeleri gerektiğini söyledi. Nami; “Bizim içimizde de garip sesler çıktıkça yani ‘ya KKTC tanınır ya da Hatay gibi bağlanırız’ gibi söylemler yapan hükümet üyeleri olduğu müddetçe Rum tarafına kaçış yolları daha fazla sağlanmış olacaktır. Bunu kesinlikle kullanacaklardır. Sayın Eroğlu’nun bazı söylemlerini de kullanmışlardı. O durum toparlansa da şimdi bu tarz söylemler oldu. Umarım hükümet üyeleri de kendi içlerinde bir disiplin içersisine girerek daha tutarlı bir profil çizerler” dedi.
“RUMLAR HALA DENKTAŞ DÖNEMİ ANTİ TEZLERİNİ SAVUNUYOR”
Türk tarafının yıllar içerisinde müzakere süreci ile ilgili olumlu adımlar atmış olmasına rağmen Rum tarafının eski politikasında direttiğini belirten Nami, gerekli adımı atabilmeleri için karşı tarafı da düşünen tezlerin ortaya konulması gerektiğini söyledi. Nami; “Bizim dönemimizde BM varılan anlaşmaları selamlıyordu ve bunları olumlu olarak nitelendiriyordu. Hâlbuki şimdi tarafların öneri sunmasından mutluluk duyuyoruz diyorlar. Bu diplomatik olarak iki taraf bir yakınlaşma sağlamadı ancak ortaya bir çaba koyuyorlar onu göz ardı etmemek lazımdır anlamına gelir. Ortaya konulan önerilerin bazılarında BM yakınlaşma ihtimali görüyor ancak bazılarındaysa fikir ayrılıklarının çok büyük olduğunu teslim ediyor. Şunu söylemek de gerekir ki maalesef liderler teknik açıdan en zor konu olan mülkiyetten başlamayı tercih ettiler. Sanırım bunun da yarattığı bir sıkıntı onları etkiliyor. Bir güvensizlik olduğunu net bir şekilde görüyoruz. Öte yandan bizim önerimizde Sayın Talat döneminde ortaya konulan felsefeye sahip çıkılıyor. Sayın Eroğlu da Sayın Denktaş döneminde savunulan tezlere doğru bir geri dönüş yapmadı. Tabii ki bu kendisinin seçim döneminde kullandığı söylevlere de aykırıdır ancak o kendi sorunudur. Biz Türk tezlerinde bir devamlılık var mı diye bakıyoruz ve evet en azından felsefe olarak bu vardır. Oysaki Rum tarafında Türk tarafında yaşanılan değişim hala daha yaşanmamıştır. Onlar hala daha Denktaş Bey’in tezlerine karşı kullandıkları tezleri söylemeye devam ediyorlar. Biz karşı tarafı da düşünen öneriler yapardık ki şu andaki heyetle bizim aramızdaki en büyük fark da budur. Bunda yanlış bir şey yoktur belki biraz zamana da ihtiyaçları var” dedi.
“İKO’DA YAŞANILAN GELİŞMELER SEVİNDİRİCİDİR”
İslam Konferansı Örgütü’nde yapılan temaslarda yaşanılanların sevindirici olduğunu belirten Nami, bir dönem eleştirildikleri konuların şimdilerde benimsenmesinin kendilerini mutlu ettiğini söyledi. Nami; “İslam Konferansı Örgütü’nde yapılan temaslar da ön plana çıktı ve orda da bizim açımızdan memnuniyet verici bir gelişme yaşandı. Sayın Cumhurbaşkanı ve Dışişleri Bakanı, İslam Konferansı Örgütü’ndeki yeni ismimize sahip çıktılar. Kendileri muhalefetteyken ‘evet dedik de ne olduk’ dediklerinde biz İslam Konferansı Örgütü’nü örnek gösteriyorduk. O zaman bizim elde ettiğimiz bu ilerlemeleri ve kazanımları küçük düşürmeye çalışıyorlardı halbuki şimdi açıklamalarına bakıyorum ve bir Kıbrıs Türk Devleti olarak temsiliyetimiz sağlanmıştır” dedi.