Gözde AKBEN
Merkezi cezaevinde yaşanılan sıkıntılarla ilgili konular Taner Ulutaş moderatörlüğündeki Gündeme Bakış programında masaya yatırıldı. Ada TV’nin gündem belirleyen programının dünkü konuğu Dr. Nazım Beratlı’ydı. Merkezi cezaevinin durumunun, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Zorlu Töre’nin İskenderun’da yaptığı açıklamaların değerlendirildiği programa telefonla bağlanan Merkezi Cezaevi Müdürü Hüseyin Kasapoğlu, dönem dönem altyapı sorunları yaşayan cezaevindeki sıkıntıların zamanla giderildiğini söyledi.
“YENİ CEZAEVİ İHALELERİ YAKINDA BAŞLAYACAK”
Mevcut cezaevinde dönem dönem kapasitesinin çok üzerinde tutuklu ve hükümlü bulunduğuna dikkat çeken Kasapoğlu, şu an için kapasitenin üzerinde olunmadığını ancak cezaevinin eski olmasından ötürü alt yapı sorunlarıyla karşılaştıklarını belirtti. Yeni cezaeviyle ilgili gerekli işlemlerin tamamlanmasının ardından ihalelerin başlayacağını belirten Kasapoğlu, gerekli açıklamanın bakanlıkça yapılacağını söyledi. Kasapoğlu; “Cezaevinde şu anda 240 hükümlü ve tutuklu vardır. Yeterli mi diye sorarsanız şu andaki kapasiteye göre yeterlidir. 291’e kadar bir sıkıntı yaşamıyoruz ancak 291 ve 300’ü aşınca bu rakam cezaevinde sıkıntı yaşanmaya başlıyor. Yatacak yer olarak kapasite 400’tür. Yalnız 300’ü aştığında alt yapı sorunları baş gösteriyor ve ufak tefek sıkıntılar yaşıyoruz. Yapılan iyileştirmelerle yapılan sıkıntılar hafiflemiş olsa da dönem dönem bunlar yaşanmaya devam ediyor. Altyapıyla ilgili olarak cezaevine tam kapasiteli yeni bir mutfak yapıldı. Pek çok otelde bile bulunamayan bir mutfak var şu anda. 3 tane kadrolu sivil aşçımız vardır. Daha önce mahkumlar yemek yapıyordu ancak bu sorun aşıldı. Su sıkıntısı ciddi boyutlardaydı şu anda 24 saat kesintisiz su verilebiliyor. Trafomuz yetersizdi ve sürekli elektrik kesiliyordu. Tüm bunlar yenilendi. Atölyelerimiz genişletildi. Yeni atölyeler kazandırıldı ve yeni atölye projeleri, yabancı dil, bilgisayar ve okuma yazma sınıflarının açılması da ihale aşamasındadır. Tüm bunlara rağmen cezaevinin 1980’li yıllarda yapılmış olması ve ilk etapta 175 kişiye göre yapılması altyapı da zaman zaman sorunlar yaşanmasına neden oluyor.Yeni cezaeviyle ilgili şu anda çalışmalar devam ediyor. Arazinin tahsisi konusunda son aşamaya gelindi. O da hallolduktan sonra büyük bir ihtimalle ihalelere çıkılacaktır. Bu konuyla ilgili detaylı bilgiyi Sayın Bakan verecektir. Öte yandan isyanların, büyük olayların olduğu dönemler 3-4 sene önceydi. Ondan sonra idarenin dik duruşu, otoriter davranması bu olayları azalttı. Son bir senedir herhangi bir olay yaşanmamıştı. Geçen gün yaşanılan olayda basında abartıldığı kadar büyük bir olay değildir. Ağır yaralanma ya da bir husumet gibi durum söz konusu değildir. Sadece bir tartışma yaşandı ve o olaydan bu yaşandı. Bizde bunları tasvip etmiyoruz ama keşke dışarıda da hiç olay yaşanmasa da cezaevine kimse gelmese de biz işsiz kalsak” dedi.
BERATLI: BU KONJÜKTÜRDE BU AÇIKLAMALAR OLMAZ
Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Zorlu Töre’nin açıklamalarını değerlendiren Dr. Nazım Beratlı, mevcut şartlar altında böyle bir durumun gerçekleşmesinin mümkün olamayacağını söyledi. Beratlı, kırk yıldı siyasette olmasına rağmen apolitik olmakla suçladığı Başbakan İrsen Küçük’ü de eleştirdi. Beratlı; “Bana göre bu millet apolitik politikacılardan çektiği kadar kimseden çekmedi. Sayın İrsen Küçük’ün tavrını da ben amatörce ve apolitiktir. Kendisi başbakandır ancak apolitik ve amatörcedir. Kıbrıs’ın kuzeyini Türkiye’ye bağlamak yeni bir dünya savaşı olmadıkça mümkün olabilecek bir şey değildir. Yani bu Berlin’i Türkiye’ye bağlayalım demek gibi bir şeydir. Öte yandan ben Zorlu Bey’in siyasi görüşünü biliyorum. Çin’i de Türkiye’ye bağlayalım desek yok demez. Kendisini ideolojisinden ötürü anlayışla karşılıyorum ancak böyle ham hayalleri dile getirip politika yaptığını sanıyorsa yanılır. Bu ülkü bu konjüktürde olamaz. İrsen Bey kırk yıldır politikacıdır ama yaptığı tavır durumu idare edebilmek adına yapılmış bir açıklamadır. Dolayısıyla hiç mevsimi olmayan bir zamanda söylenen alelacele bir laftır. Zaten aldığı tepkilerde bunu ortaya koymuştur. İnsan dış politikada muhtemel adımlarını böyle açıklar mı?” dedi.