Talat yeniden rağbette mi?

Buna ne diplomasi, ne siyaset ahlakı ne de başarılı politikacılık denebilir. Dense dense “Bizans oyunu” denebilir.

Buna ne diplomasi, ne siyaset ahlakı ne de başarılı politikacılık denebilir.
Dense dense “Bizans oyunu” denebilir.

Mehmet Ali Talat’ı, Ankara ile o kadar ahenk içinde çalışırken, bir anda görevden uzaklaştırarak, yerine Derviş Eroğlu’nu seçtirmeniz neyin nesiydi?
Verdiğiniz talimatlar doğrultusunda Kıbrıs müzakerelerini sürdürmüyor muydu?
Halkın, medyanın bilmediği ne oldu da onun yerine Eroğlu’nu tercih ettiniz?
Soruyorum Sayın Tayip Erdoğan’a, KKTC Cumhurbaşkanlığına Eroğlu’nu, Başbakanlığına da İrsen Küçük’ü seçtirerek koltuklara oturtan yine sizler değil miydiniz?
Bir mitingde taşınmış olan bazı pankartlar ve atılan sloganlar yüzünden bu, sizlere hizmet etmek için yarışan insanları, acımadan gözden çıkartmanız doğru mudur?
Ne yapabilirlerdi ve yapabilecekler bundan sonraki halk ayaklanmasında, hak, adalet ve kendi kendini yönetme istemleri karşısında.

Zorbalıkla, kaba kuvvetle, baskı ile insanları zindanlara atarak çürütmekle mi önleyecekler bu kadar yıldır uyuyan ve yeni yeni uyanmaya başlayan Kıbrıs Türk halkını?
Çirkinliklere ve Türkiye’ye karşı sergilenen çıkışlara yeterli tepkiyi göstermediler, önlemediler diyorsunuz. Nasıl önleyeceklerdi ki?

Ülkede yasalar var, Anayasa var, sendikaların ve halkın hakları var. Bunlar tümü ile KKTC meclislerinde resmiyete dökülmüş, uygulamaya konulmuş yasalar.
Yasaları çiğneyerek insanlarımızın protesto yapmasını, miting düzenlemesini, grev yapmalarını, kaba kuvvetle mi önlemelerini bekliyordunuz?

Olan oldu. O mitingden ve halkın feryadından mesajlar alacağınıza neden Eroğlu’na ve Küçüğe kesiyorsunuz faturayı?
Talat’ı Ankara’ya davet ederek böylesine kritik bir ortamda ne yapmak istiyorsunuz?
Eroğlu’na ve Küçük’e, “Siz yapmadınız, yapamadınız, yapmıyorsunuz. Bakınız benim isteklerimi ve politikalarımı hayata geçirecek elemanım vardır” diye gözdağı vermek mi bu ani Talat’la görüşmeniz?
Talat’a bu kadar güveniyordunuz mademki adamı apar topar neden koltuğundan ve makamından ettiniz?

Hadi diyelim ki Kıbrıs’ta olup bitenleri ilk ağızdan işitmek ve öğrenmek istediniz. Yoksa kimsenin bilmediği başka neden mi var?
Eroğlu’nu ve Küçük’ü telefonda arayıp azarlayacağınıza neden Ankara’ya davet etmediniz? Hem de çağırıp soracağım demiş olmanıza rağmen?
Neden siyasi parti başkanlarından veya hatta Sendikal Platform temsilcilerinden bilgi istemediniz?

Talat’a, şimdi resmi hiçbir sıfatı yokken, sadece eski Cumhurbaşkanı olarak, bir şeyler sormak düşüncesindeydiyseniz, Sayın Denktaş’ı da- Başkanlar Başkanını- Ankara’ya davet etmediniz?

Talat’ı diğerlerine karşı kullanmaya mı kalkışıyorsunuz?

Hata üstüne hata yapıyorsunuz Sayın Erdoğan.
Sakın ola KKTC hükümetini tekrardan değiştirip arzu ettiğiniz kuklaları iktidara getirmeye kalkışmayınız.

KKTC deki her seçime, her hükümet oluşumuna, her yapılanmaya Ankara’nın ve sizlerin müdahale ettiğinizi artık bilmeyen kalmadı. O nedenle, şu anda Kuzey Kıbrıs’ta gerçekleştirilecek bir yönetim değişikliği siyasi liderleri ve halkı cezalandırmak anlamına gelecektir. Bunun vebali de boynunuzda asılı duracaktır.

Daha fazla zıtlaşmaya, intikam almaya soyunmayınız. Çünkü Kıbrıs Türk halkı derin uykudan uyanmıştır. Uyanmasına yardımcı olduğunuz için teşekkür ederiz.
Gür bir sesle size, “biz kendi kendimizi yönetmek istiyoruz, dış müdahale ve ekonomik paketler kabul etmiyoruz, Kıbrıs’ta barış ve çözüm bulmak arzusundayız” diyebiliyorlar.
Neden anlamamakta ısrar ediyorsunuz?

Geliniz alicenaplık gösteriniz, devlet adamı ve üstün yetenekli siyaset adamı olduğunuzu kanıtlayınız ki yıl içindeki Türkiye seçimlerinden yüzünüzün akı ile çıkabilesiniz.
Kendi halkınızı, medyanızı, azınlıkları kucaklayınız, iç ve dış barışı sağlayınız, Kıbrıslı Türklere de anlayış, sevgi ve muhabbetle yaklaşınız. Noktalayınız hakaretlerinizi, aşağılamalarınızı ve KKTC’nin içişlerine karışmayı. Hele bir de Kıbrıs sorununu onurlu bir anlaşmaya götürünüz ki

Gelecek yılın Nobel Barış ödülüne namzet gösterilesiniz.
Bu yolu seçmez de Bizans oyunları ve entrikalarla hem Türkiye’yi, hem KKTC’yi hem de Orta Doğuyu ben yönetirim, çıkarlarım, stratejilerim vardır havasına bürünürseniz, bilesiniz ki sonunuz hüsran olacaktır. Kendi kendinizi yakarken, ne olur Kıbrıs Türkünü de birlikte yakmayınız.

Onlar zaten yanacakları kadar yanmıştırlar, değil mi?
Bir daha kendilerini birbirlerine kırdırtmayınız. Talat’la Eroğlu’nu, Küçük’ü, Denktaş cuniyoru, Soyer’i, Çakıcı’yı, Avcı’yı sonu belirsiz kavgalara sokmayınız.
Haaa, eğer bu senaryolar Kıbrıs’ı ve Türklerini satmaya yönelik gizli planlarınıza bir örtü ise… Ne diyebiliriz ki!
Bu haber 411 defa okunmuştur

:

:

:

: