Oktay Kayalp, halkın şikayetleri karşısında çok sert… İddiaya göre; “Tozdan rahatsız oluyoruz” diyenlere, “Mecbursunuz” diye çıkıştı
Haluk DOĞANDOR
Gazimağusa bölgesinde Avrupa Birliği finansmanıyla bir süredir devam eden kanalizasyon ve içme suyu çalışmalarında, işi yapan müteahhidin çıkan toprak ve malzemeyi mahalle ortasında depolamasıyla vatandaşlar toza boğuldu. Sorunlarına çözüm aramak için birkaç defa belediyeye giden mahalleli çözüm bulamayınca, imza toplayarak yazdıkları dilekçeyi, Gazimağusa Belediyesi, Kaymakamlık ve Çevre koruma Dairesine verdiler. Mahalle sakinlerinden Şevkiye Vecihi, şikayet için gittiği Gazimağusa belediye Başkanı Oktay Kayalp’in kendisine sert davrandığını söyledi. Ve yaptıkları görüşmeyi gazetemize anlattı.
BAŞKAN HALKIN SAĞLIĞINI DEĞİL MÜTEAHHİDİ KORUYOR
“28 Mart Pazartesi günü elimdeki dilekçeyi ve Star Kıbrıs gazetesinin 19 Mart tarihli sayısında yaptığı “Toz nefes aldırmıyor” haberini belediye başkanı Oktay Kayalp’e gösterdim” diyen Şevkiye Vecihi, “Sinirlenen başkan bana ‘İster istemez çekeceksiniz, gerekirse evinize kapanıp, Kasım ayına kadar pencere açmayacaksınız’ dedi. Böyle şey olur mu? Avrupa Birliğinde çıkan moloz ve kullanacağı kum, çakılı 5-6 kilometre şehir dışına depolayacağı, bunun için nakliye parasını alan ve taahhüt veren bir müteahhidi kollayan bir belediye başkanı vergisi aldığı halkın sağlığını korumuyor. Konuyu AB destek ofisine götürerek müteahhidin kontrol edilmesini isteyeceğiz” diye konuştu.
HALKIN GELECEĞİ İÇİN ÇALIŞIYORUZ
Konu hakkında Star Kıbrıs’a konuşan Gazimağusa Belediye Başkanı Oktay Kayalp da sert ifadeler kullandı. Kayalp, şikâyetler konusunda “halk fedakârlık yapmak zorunda” dedi. Kayalp şöyle konuştu; “Evet doğrudur, mahalle sakinlerinde Şevkiye Vecihi makamıma gelerek benimle görüşmüştür. Ancak bu proje halkın geleceğini ilgilendiren hayati bir projedir. İşin zamanında bitmesi için ve vakit kaybı olmaması için mahalle içinde bulunan özel bir şahsa ait arazide depolama yapılması için ben izin verdim. Bu yalnızca o bölgede değil, Mağusa’nın diğer bölgelerinde de devam ediyor. Proje süresi bitimine kadar halk fedakârlık yapmak zorunda.”
HAVA KİRLİLİĞİ TOZ YÜKSEK DÜZEYDE
Lefkoşa Çevre Koruma Dairesi’nden alınan bilgide ise, Gazimağusa hava kalitesini ölçüm istasyonlarından alınan raporlarda, hava kalitesinin çok düştüğü, kirlilik oranının çok yüksek olduğu, insan sağlığı üzerindeki olumsuz etkilerinin dikkatinin çekildiğini gösteren rapor ve yazının Gazimağusa Belediyesine 29 Mart 2011 tarihinde gönderildiği öğrenildi.
ÇEVRE KORUMA’YI TANIMIYOR
Çevre Koruma Dairesi’nin Gazimağusa hava kalitesini ölçme istasyonlarından aldığı, normalin üstünde çıkan (toz) raporlarını hatırlattığımızda, telefonda sinirlenen Oktay Kayalp, “Ben Çevre Koruma Dairesi diye bir daireyi tanımıyorum” dedi. Müsadenizle bunu yazabilir miyiz dediğimizde, “Evet yazabilirsiniz” diye söyledi.
PROJE AB’NİN KONTROLÜNDE
Söz konusu proje, Karakol, DAÜ çevresi, Baykal, Dumlupınar ve Çanakkale bölgelerini kapsıyor. Bu bölgelerin, kanalizasyon ağı ile atık su arıtma tesisi inşası ve içme suyu şebekesindeki asbest boruların yenilenmesi ile birlikte, kentin büyük bir bölümünün su alt yapısı da yenilenmiş olacak. İnşaat, Gazimağusa Belediyesi ve Avrupa Birliği yetkililerinin kontrolünde Emek İnşaat Şirketi ile Alman WTE’nin (Wassertechnik) oluşturduğu konsorsiyum tarafından yürütülüyor. Ancak proje, FIDIC (Uluslar arası müşavir mühendisler federasyonu), yasalarına göre yürütülür ve ihalenin temelini bu yasalar oluşturur. FIDIC yasaları incelendiğinde, yer alan birkaç madde de, halkın sağlığı ve çevre faktörü üzerine uyulması gereken kuralların bulunduğu gözlemlenebilir.