UBP Genel Sekreteri Hasipoğlu: Mitingde ileri sürülenler gerçek dışı. Halkın çoğunluğunun onayını alamaz
Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri Ertuğrul Hasipoğlu, bazı sendikalar ile siyasi partilerin Lefkoşa’da yaptıkları eylemde, Türkiye, Cumhuriyet Meclisi ve Hükümet hakkında ileri sürdüklerinin gerçek dışı olduğunu; sadece Rum tarafının işine yarayacak bu tür hareketlerin asla Kıbrıs Türk halkının büyük çoğunluğunun onayını alamayacağını belirtti. UBP Basın Bürosu’nun açıklamasına göre Hasipoğlu, eylemde iddia edilenleri, yazılanları ve saldırıları kınadıklarını kaydederek “Anavatan Türkiye’nin Kıbrıs’ta işgalci olduğunu ileri sürecek kadar kendinden geçen, tarihi gerçekleri göz ardı eden söz konusu kişilerin kime hizmet ettikleri halkımızca iyi bilinmektedir” dedi. Hasipoğlu, “Anavatan Türkiye’nin etkin ve fiili garantisi olmasaydı Kıbrıs’ın bir Yunan adası haline geleceğini, Türkiye’nin bugün Kıbrıs’tan çekilmesi halinde Rum-Yunan ikilisinin pervasızca Yunan egemenliğini tüm adaya yaymaya çalışacağını göz ardı edip Anavatan Türkiye’ye saldırılarda bulunulmasının akıl dışı olduğunu” kaydetti. Meclise ve milletvekillerine saldırmak, tartaklamaya kalkışmanın halk iradesine saygısızlık olduğunu ifade eden Ertuğrul Hasipoğlu, “Demokrasinin nimetlerinden yararlanarak halkımızın çıkarlarına zarar verenler eninde sonunda halkımız tarafından cezalandırılacaklar, tarihin çöplüğüne gönderileceklerdir” ifadesini kullandı.
‘Kemikleri sızlattılar’
Şehit Aileleri ve Malul Gaziler Derneği Genel Başkanı Ertan Ersan, “Sendikal Platform’un eyleminde sarf edilen sözler ve açılan pankartların şehitlerin kemiklerini sızlattığını” belirtti. Ersan, yazılı açıklamasında, Kıbrıs Türk halkının bunları görmeye ve yaşamaya layık olmadığını kaydederek, yapılanları şiddetle kınadıklarını ifade etti. Ersan, Türkiye’ye ve Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlılığını, minnet duygularını da yineledi.
‘Haddini aşanlar, kendine gelsin’
Hataylılar Bütünleşme ve Yardımlaşma Derneği Başkanı Hüseyin Demirelişçi, “Eylemde bazı kesimlerin halkın tasvip etmediği sarhoşluk içinde Türkiye’ye hakaret ederek, Türk askerine ‘işgalci’ diyerek, Türkiye’den gelen insanları da rencide edecek” laflar söylediğini belirtti. Yazılı açıklamasında, Meclis önünde dün yapılan eylemin, insani bir hak olduğunu ve asla itirazları olmadığını; emekçi kardeşlerinin hak aramasına yürekten katıldıklarını kaydeden Demirelişçi, “haddini aşanların, sarhoşluk içindekilerin kendilerine gelmesini” istedi. Akhataylılar Kardeşlik ve Dayanışma ve Kültür Derneği Başkanı Mehmet İpek de, Türk askerine kimsenin “çek-git” diyemeyeceğini, her kafasına esenin de Rum veya Kıbrıs bayrağını açamayacağını belirterek, bunu yapanları kınadı.
‘İşbirlikçiler teşhir edilmeli, soyutlanmalıdır’
Kıbrıs Türk Mücahitler Derneği Genel Başkanı Vural Türkmen, Meclis önünde dün yapılan eylemde sergilenen hareketleri kınadı. Türkmen yayınladığı açıklamada, eylemleri düzenleyenlerin, eylemler esnasında açılan bazı çirkin pankartların kendilerini bağlamadığı açıklaması yapmalarının; meydana gelen olayların sorumluluğundan onları soyutlamayacağını belirtti. Pankart ve söylemlerde KKTC devletine, halka, meclise ve Anavatan Türkiye’ye karşı saygısızlık yapıldığını söyleyen Türkmen, KKTC devletinin egemen varlığı ve saygınlığının korunmasına yönelik yasal boşlukların ivedilikle giderilmesini istedi. Türkmen, “Halkımızın artan tepkisi karşısında benzer provokasyonların devamı halinde toplumsal çatışmalar kaçınılmaz olabilir. Görüş ve düşüncesi ne olursa olsun hak mücadelesi veren tüm kesimler, KKTC devletinin varlığına ve saygınlığına zarar verme yetkisine sahip olmadıklarını bilmelidir” dedi. Vural, şöyle devam etti: “KKTC Devleti’ni temsil eden Emniyet Güçlerimizin, aşırı sabır ve demokratik davranışı karşısında malum bazı provokatör grupların tahriki ve polisimize karşı darp girişimi asla kabul edilemez. Özelde kamu çalışanları ile halkımız, işbirlikçi provokatörlerin oyunlarına gelmemiş ve yapılan bu sözde hak arama mitingine destek vermemiştir. Buna rağmen bir Rum Cumhuriyeti’ne dönüştürülmüş olan Kıbrıs Cumhuriyeti bayrağını KKTC Meclisi ve TC Lefkoşa Büyükelçiliğine asma girişiminde bulunan ve olaylara neden olan işbirlikçiler, halkımızın bünyesinden soyutlanarak teşhir edilmelidirler.”