Yollar...

Son günlerde en önemli konuların başında yeni sezonun açılıyor olması ve yeni uçuşlarına başlıyan iki havayolumuz var.

Son günlerde en önemli konuların başında yeni sezonun açılıyor olması ve yeni uçuşlarına başlıyan iki havayolumuz var. Bugün, çok önemli olan bu iki konudan bahsetmiyeceğim. Bambaşka bir noktaya bakalım istedim. Şimdi varsayıyorum ki, herşey yolunda gitti ve ciddi bir “Turist” talebi ile karşı karşıyayız. Yaşasın, rezervasyonlar geliyor! Yaz geldi, sezon açıldı. Ortam canlandı. Yaz bu nasıl olsa, uyuyan her canlıyı uyandırıyor. Tur otobüslerini görüyoruz, rehberler grupları gezdiriyor. Restoranlar dolu, bir masa boşalıyor ve bir masa doluyor. Girne limanında iğne atsanız yere düşmez. Plajlar dolup, dolup taşıyor. Herşey yolunda gidiyor gibi gözükürken, sorun nerden çıkabilir ki diye düşünen ve de düşünecek olan olabilir. Havayolları görevini yaptı, yolcuları taşıdı. Seyehat Acentası da yolcuların transferlerini gerçekleştirdi. Otel konaklamalarını sağladı. Restoranlarda yemekler yendi.

Eğer olması gereken nedir diye sorulsaydı; işte aynen yukarıdaki anlattıklarımı anlatırdım. Çünkü burda şikayet edilecek birşey yok gibi gözüküyor. Halbuki, Turistin ilk karşılaştığı “Trafik” ile esasında şikayetlerin başlangıcını oluşturuyoruz. Yetersiz trafik işaretlerinden, kurallara uymayan şöförlerden, kırmızı ışıkta beklerken yandan gelip hemen üçüncü şeridi yapanlardan, sankide üç dakika daha geç giderse herşeyin yok olacağını düşünen sürücüden, bakanlık trafik ışıklarında alışkanlık haline gelen sağdan illaki sol şeride geçerek bütün trafiği dağıtan vede kilitleyen şöförlerden, çember dönüşünü bilmeyenlerden bahsedebiliriz ve liste uzar gider. Yapılan hataları anlatmakla bitiremeyiz. Hergün ölümcül kazalar oluyor ve hala dikkat edilmemesine anlam veremiyorum. “Bana bişi olmaz” denilerek yaşanan bu dünyada, sorunun zaten kendin değilde çevrendekilere verdiğin zararlar olduğunu nasıl anlatabiliriz ki? Geçenlerde sabit kamera ile hız sınırı 50 km olan yolda giderken, kıyafetinden ve plakasından asker olduğu anlaşılan bir araba, selektör yapıp duruyordu. Acelesi var deyip kenara geçtim ve kamerayı farkedip yavaşladı. Anlıyamıyorum, eğer aceleniz varsa on dakika önce çıkın yola. Ama yolda giderken kimseyi rahatsız etmeye hakkınız yok. Cezalar yeniliyor, puanlar düşüyor ama kimse saygılı ve karşısındakinede yol hakkı vererek araba kullanmıyor. Beni üzen, toplumumuzun ne kadar mutsuz ve agresifleşen bir yapıya doğru gitmeleri ve bunuda trafikte bizzat yansıtmaları.

Kısacası, trafik kurallarına uyulması için, trafikte bulunan diğer arabalara ve şöförlere saygılı olunması için ne yapılması lazım? Her yüz metreye sabit kamera mı? Polis kontrolü mü? Yoksa herkes arabasına bindiği an emniyet kemerlerini bağlayıp, yola çıktığında da agresif olmadan, etrafınada saygılı olarak araba kullanamaz mı? Elimizdeki imkanı, gücü neden olumlu olması için kullanmıyoruz da, sürekli olarak hem kendinizi hemde çevrenizdekileri tehlikeye atıyorsunuz? Gittikçe kalabalıklaşan ve gençlerin arkadan hızla yetiştiği günümüzde lütfen kötü örnek olmayalım. Trafikte daha saygılı ve kurallara uyan şöförlerin olmasını diliyorum...
Bu haber 117 defa okunmuştur

:

:

:

: