Bir yıla ‘kesinti ve taviz tartışmaları’ damgasını vurdu

İngiltere’de 65 yıl sonra oluşturulan ilk koalisyon hükümeti birinci yılını tamamladı.

İngiltere’de 65 yıl sonra oluşturulan ilk koalisyon hükümeti birinci yılını tamamladı. Geçtiğimiz yıl 6 Mayıs’ta yapılan seçimlerde David Cameron liderliğindeki Muhafazakar Parti sandıktan birinci parti olarak çıkmasına rağmen tek başına iktidar olma çoğunluğunu elde edememişti. Muhafazakar Parti, bunun üzerine genel seçimden 5 gün sonra, sandıktan üçüncü sırada çıkan Nick Clegg liderliğindeki Liberal Demokrat Parti ile koalisyon hükümetini kurarak, İşçi Partisi'nin 13 yıllık iktidarına son verdi. Muhafazakar Parti koalisyonun büyük ortağı, lideri David Cameron Başbakan olurken, koalisyonun küçük ortağı Liberal Demokrat Parti'nin lideri Nick Clegg Başbakan Yardımcılığı görevini üstlendi.

HÜKÜMETİN İLK İCRAATI EKONOMİYE YÖNELİK OLDU
Koalisyon hükümeti, göreve geldikten kısa süre sonra, ülkenin bütçe açığını gidermek ve ekonomisini iyileştirmek için kamu sektöründe kesintilere gitme ve vergileri artırma kararı aldı. Seçimden yaklaşık 20 gün gibi kısa bir süre sonra Muhafazakar Partili Maliye Bakanı George Osborne, 2010-2011 yılları için 6,2 milyar sterlinlik harcama kesintisi planını açıkladı. Bu arada Liberal Demokrat Partili Hazine Bakanı David Laws, hakkındaki usulsüzlük skandalı nedeniyle hükümetin kurulmasından bir ay bile geçmeden bakanlık görevinden istifa etti. İngiltere Başbakanı Cameron, haziranda Afganistan'ı ziyaret etti ve İngiliz birliklerinin bu ülkeden 2015 yılına kadar çekilmesini istediklerini söyledi. Aynı ay koalisyon hükümeti, ekonomik iyileşme için kamu sektöründe derin kesintileri içeren 'acil bütçeyi' açıkladı. İngiltere'deki seçim propagandası döneminde 'hızlı ve derin kesintilere karşı olduğunu' vurgulayan Liberal Demokratların lideri Nick Clegg, koalisyon hükümetinde kesinti planlarına onay verince, özellikle kendisine oy verenler tarafından ağır eleştirilere maruz kaldı. İngiltere Başbakanı Cameron ilk görev yılında Hindistan, ABD, Çin'in yanı sıra temmuzda Türkiye'yi ziyaret etti. Ekonominin iyileşmesi için 'dış ticaretin ve yabancı yatırımların' önemine inanan İngiliz hükümeti, Türkiye ile de gelecek beş yılda ticareti iki katına çıkarma isteğini sıklıkla dile getirdi.

KÜÇÜK ORTAK ZOR DURUMDA

Koalisyon hükümetinin ülkede yaptığı birçok kesintiye, üniversite harçlarını artırma kararı da eklenince, öğrenciler aralık ayında sokaklara döküldü. Özellikle başkent Londra'daki protestolar olaylı geçti. Harçların artırılmasına Liberal Demokratların da onay vermesi, kamuoyu yoklamalarında partiye desteğin iyice azaldığını ortaya koydu. Londra sokaklarında benzer bir protesto martta yine yapıldı. Kamu kesintilerini protesto eden binlerce kişi, başkentin merkezindeki birçok mağazaya ve bankaya zarar verdi. Geçen hafta yapılan referandum ve yerel seçim ise 'koalisyon hükümetinin birinci yılındaki önemli sınavı' olarak değerlendirildi. Seçim sisteminin değiştirilmesini isteyen Liberal Demokratların bu isteği olmadı ve halkın yüzde 68'i 'Alternatif Oy' (AV) seçim sistemine geçilmesine karşı çıktı. Liberal Demokratlar, başkent Londra dışında 279 yerde yapılan yerel seçimde de yenilgiye uğradı ve yerel yönetimlerdeki koltuklarının neredeyse yarısını kaybetti. Yerel seçimde muhalefetteki İşçi Partisi ise oylarını artırdı. Seçim sisteminin değişmesini istemeyen Muhafazakar Parti ise hem referanduma gidilmesine onay vererek, koalisyon ortağının isteğini yerine getirmiş, hem de halk oylamasından istediği sonucu almış oldu. Liberal Demokratların lideri Clegg, 'yenilgiye karşın koalisyon hükümeti ayakta kalacak' mesajını verirken, Muhafazakarların lideri Cameron, 'yollarına devam edeceklerini' vurguladı. Clegg, 'Muhafazakarlara fazla taviz vermekle ve parti programına bağlı kalmamakla' eleştiriliyor.
Bu haber 3 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER