Sivil toplum örgütleri Erdoğan’ın KKTC’ye yaptığı ziyarette polisin orantısız gücüne tepki gösterdi
Sendikal Platform içerisinde yer alan Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis, sendikalar ve sivil toplum örgütleri olarak 19 Temmuz’u “kara gün” olarak nitelediklerini belirterek, bundan sonra yapılacak eylemlerde vatandaşların kime güveneceğini sordu ve “nefsi müdefa” haklarını kullanacaklarını söyledi. Seyis, bu yaşananların hesabını kimin vereceğinin de merak konusu olduğunu ifade ederek, Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ziyareti dolayısıyla yaşanan olayların iki ülke insanının arasını daha da açtığını iddia etti. Sendikal Platform, 19 Temmuz’da yapılan protesto eylemlerinde polisin sendikacılar ile vatandaşlara “orantısız güç ve şiddet kullandığını” belirterek, bugün Başbakanlık ve Polis Genel Müdürlüğü (PGM) önünde eylem yaptı ve siyah çelenk bıraktı. KTHY çadırı önünde yaşanan olayla ilgili olan ve üzerinde “Polis mi cani mi?” yazan bir kare fotoğrafı da Başbakanlık ile PGM önüne asan eylemciler, “demokratik haklarını kullanarak protesto eylemi yapan vatandaşlara şiddet uygulayan polislerin ve emri verenlerin yargı önüne çıkarılıp cezalandırılmasını” istedi. Eylemciler Başbakanlık önünde “Hedef belli; yüzde yüz asimilasyon” yazılı pankart açtı.
KİM NE DEDİ? KİM NE DEDİ? KİM NE DEDİ? KİM NE DEDİ?
MEHMET SEYİS: Başbakanlık önünde yapılan ilk eylemde Sendikal Platform adına konuşan Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis, 19 Temmuz’un Kıbrıslı Türkler için tarihe “kara gün” olarak yazıldığını savunarak, Erdoğan’ın gelişi sebebiyle “vatandaşına şiddet uygulayan polise nasıl güveneceklerini” sordu.
TULUY KALYONCU: Sendikal Platformun basın açıklamasını ise Tel-Sen Başkanı Tuluy Kalyoncu okudu. Açıklamada, hükümetin vatandaşları arasında ayrımcılık yaptığı, polisin yasalara rağmen yurttaşına şiddet uyguladığı ve hükümetin bu konuda sessiz kaldığı savunularak eleştirilerde bulunuldu.
AHMET KAPTAN: Sendikal Platform Başbakanlık önünden PGM önüne geçti. TDP Genel Başkanı Mehmet Çakıcı’nın da katıldığı eylemde ilk söz alan KTAMS Başkanı Ahmet Kaptan, PGM’ye Çevik Kuvvetin getirilmesini ve üniformalarında isimlerinin yazılmamasını eleştirdi. Kaptan, eylem yapan sendikacıların, partilerin ve sivil toplum örgütlerinin asla yasaları çiğnemediğini, ancak polisin bir pankartı bahane ederek demokrasi ve yasaları çiğnediğini iddia ederek, sorumluların istifasını istedi.
GÜVEN VAROĞLU: PGM önündeki basın açıklamasını ise KTÖS Başkanı Güven Varoğlu okudu. Varoğlu, polisin 19 Temmuz’da “esas görevi olan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın can ve mal emniyetini sağlamak olduğunu unuttuğunu ve demokratik haklarını en barışçı biçimde kullanmak isteyen insanlara karşı terör estirdiğini” savundu. Varoğlu, sendikaların üzerinden pankartların toplatılmasını ise eleştirdi.
Polis görevini yaptı
Başbakan İrsen Küçük, bir grup eylemcinin Erdoğan’a yönelik söylem ve hareketlerinin kabul edilemez olduğunu vurguladı. İrsen Küçük, yazılı açıklamasında, “Kıbrıs Türkü’nü özgürlükle buluşturan 20 Temmuz Mutlu Barış Harekâtı kutlamalarına katılmak üzere adamıza gelerek bayram coşkumuza ayrı bir anlam ve renk katan Türkiye Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’a yönelik bir grup eylemci tarafından teşebbüs edilen çirkin söylem ve hareketler kabul edilmezdir ve kadirşinas, misafirperver Kıbrıs Türk halkını da derinden üzmüştür” dedi. Polis kuvvetleri tarafından alınan başarılı ve etkili tedbirlerin olayların daha çok büyümeden önlenmesini sağladığını da ifade eden Küçük, “Polis kuvvetlerimiz ülkemizde demokrasiyi de, asayişi de korumakla mükelleftir. Demokrasimizi yaralayan, ülkede asayişi bozan eylemlere dönük gerekli tedbirleri almakla da yükümlüdür. Hal böyleyken, adamıza böylesine anlamlı ve önemli bir ziyaret gerçekleştiren anavatan Türkiye’nin Başbakanı’na bir grup provakatif eylemcinin ortaya koydukları çirkin eylemlerde Polis kuvvetlerimizin sessiz kalmasını ve göz yummasını kimse beklememelidir. Bu olaylarda Polisimiz yetki ve sorumluluğunun gereğini yapmıştır” dedi.