Erdoğan’ın KKTC’deki söylemlerine Güney’deki tepkiler sürüyor. Rum Ulusal Konseyi de kınadı. Hristofyas’ın 20 Temmuz’da gönderdiği şikayet mektuplarının içeriği belli olurken şikayet mektubu yazanların arasına Omiru ve AKEL de katıldı. Rusya Erdoğan’ın sözlerini ‘çok sert’ buldu
Kıbrıs sorunu ve zor durumda bulunan Rum ekonomisinin, RMMO deniz üssünde meydana gelen patlama ve Vasiliko elektrik santralinin tahrip olmasıyla daha da kötüleşmesi nedeniyle gerilen Rum siyasi camiası, TC Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan’ın KKTC ziyaretinde söyledikleri üzerine birleşti.
Fileleftheros Gazetesi; “Onları Erdoğan Birleştirdi… Partilerin Türk Tahriklerine Karşı Müşterek Tavrı… Cenevre’ye İlişkin Değerlendirme ve Yaklaşımlar Farklı” başlıklı haberinde, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın, Cenevre üçlü görüşmesine ilişkin bilgilendirmesine devam ettiği Rum Ulusal Konseyi’nin toplantısında “En azından Erdoğan bizi birleştirsin” çağrısı yaptığına dikkat çekti.
Gazete, Konseyin toplantısında oy birliği ile, Erdoğan’ın KKTC’de söylediklerini “kabul edilemez ve tahrik edici” olarak nitelendiği ve “kınandığı” karar alındığını, kararın toplantı sonrasında Rum Sözcü Stefanos Stefanu tarafından okunduğunu yazdı.
İKİ TOPLUMLU DİYALOGU MAYINLAMIŞ: Habere göre kararda, Erdoğan’ın açıklamalarının yürütülmekte olan ve yoğunlaştırılmış müzakereler aşamasına giren iki toplumlu diyalogu mayınladığı iddiasında bulunuldu. Erdoğan’ın Kıbrıs sorununa ilişkin söylem ve davranışlarının Rum Yönetimi Başkanı Hristofyas tarafından BM Genel Sekreteri’ne, Güvenlik Konseyi Daimi Üyeleri’ne ve Avrupa Birliği’ne şikâyet edildiğine dikkat çekilerek, “Meclis ve siyasi partiler tarafından da şikâyet ve girişimlere çeşitli istikametlerde devam edilecek” denildi.
OMİRU BOŞ DURMAMIŞ: Gazete Rum Meclis ve EDEK Başkanı Yannakis Omiru’nun da Erdoğan’ın söylemlerini şikayet için çeşitli girişimlerde bulunduğunu yazdı.
Habere göre Omiru Avrupa Parlamentosu Başkanı ve AB üyesi ülkelerin parlamento başkanlarına, Parlamentolar Arası Birlik Başkanı’na, Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Parlamenterler Meclisi Başkanı’na, AP’deki siyasi grup başkanlarına ve Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi Başkanı’na Erdoğan’ı şikayet ettiği mektuplar gönderdi.
ANKARA’YA BASKI YAPMASI ŞARTTIR: Mektuplarında “BM kararlarına da aykırı olan açıklamaları, müzakerelerin varacağı nokta konusunda hiçbir iyimserliğe yer bırakmıyor. Uluslararası camianın Ankara’ya baskı yapması şarttır” iddiasında bulunan Omiru, Rum tarafının müzakere sürecinin başlangıcı itibarıyla prosedüre bağlı kaldığını savundu. Omiru Kıbrıs Türk tarafının müzakere sürecinde ortaya koyduğu tavrı “uzlaşmaz” diye niteledi ve “Kıbrıs Türk tarafı işgal bölgelerindeki yasadışı oluşumun de jure tanınmasını ve Kıbrıs’ın siyasi açıdan eşit iki devlete bölünmesini hedefliyor” görüşünü ileri sürdü.
HRİSTOFYAS’IN ŞİKÂYET MEKTUBUNUN İÇERİĞİ
Haravgi Gazetesi, Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın Konsey kararı öncesinde BM Genel Sekreteri, Güvenlik Konseyi Daimi üyeleri ve AB’ye 20 Temmuz günü gönderdiği şikayet mektubunun içeriğini yayımladı.
Gazete, özel ve güvenilir bilgilere dayanarak, Erdoğan’ı “7 Temmuz’da Cenevre’de BM
Genel Sekreteri ile iki lider arasında uzlaşılanları tek taraflı olarak erozyona uğratmakla” suçlayan Hristofyas’ın mektubunda savunduklarını şöyle aktardı:
Maraş Güzelyurt ve Karpaz’ı Vermedi:
“Çünkü açıklamaları ile Maraş’ın, Omorfo’nun (Güzelyurt) ve Karpaz’ın iadesini reddetti ve bu şekilde her türlü toprak düzenlemesi formülünü engelleyerek Türk askerlerinin çekilmesini de gündem dışı bıraktı. Sayın Erdoğan Türkiye’nin ana hedefinin Kıbrıs sorununu çözmek değil, Kıbrıs’ın işgal bölgelerindeki yasadışı oluşumu daha da yükseltmek olduğunu açıkça ortaya koydu.
Kıbrıs sorunu çözülecekse bütün tarafları n aynı iyi niyeti göstermesi gerekir. Şimdi Türkiye’ye şu güçlü mesajın verilmesinin tam zamanıdır: Ankara BM Güvenlik Konseyi’nin ilgili kararlarına, AB ilke ve değerlerine ve Avrupa müktesebatına uygun uzlaşılmış zemin çerçevesinde çözüm bulunmasına somut şekilde katkı koymalıdır. Aynı zamanda Ankara’ya, AB’ye ve üye ülkelere karşı üstlendiği bütün yükümlülükleri yerine getirmek zorunda olduğu söylenmelidir.”
AKEL AYRI MEKTUP GÖNDERDİ: Gazete haberinin “Müzakerelerin Temeline Bomba” başlığıyla ayırdığı bölümünde, AKEL Genel Sekreteri Andros Kiprianu’nun da BM Genel Sekreteri’ne, AB’ye ve Avrupa Parlamentosu Başkanı’na şikayet mektubu gönderdiğini bildirdi.
Gazeteye göre, Kiprianu, Ulusal Konsey toplantısı sonrasında yaptığı açıklamada, Erdoğan’ın sözlerinin “Ekim’deki yeni üçlü görüşme görüntüsü önünde müzakerelerin yoğunlaştırılmasıyla ilerleme sağlanabilmesi yönünde çaba harcanan bir dönemde prosedürü dinamitlediğini” iddia etti.
Rusya yine Rum’un sözcüsü
Harfavgi Gazetesi, “Rusya’dan Sert Tepki… Moskova Erdoğan’a BM Güvenlik Konseyi Kararlarını Hatırlatıyor” başlıklı haberinde, Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Aleksander Lukasevic’in Erdoğan’ın KKTC’de yaptığı açıklamaları ‘çok sert’ bulduğunu ve “Ancak BM Güvenlik Konseyi karlarına uyulması, Kıbrıs’ın yeniden birleşmesine olanak tanır” dediğini yazdı.
Habere göre ülkesinin, Kıbrıs sorunu da dahil olmak üzere her konuda, Güvenlik Konseyi kararlarına tamamen ve istisnasız uyulmasından yana olduğunu söyleyen Sözcü şunları söyledi:
“Bilindiği gibi Güvenlik Konseyi’nin 541 (1983) ve 550 (1984) sayılı kararları BM’nin bütün üyelerine, Kıbrıs Cumhuriyeti dışında hiçbir Kıbrıs devletini tanımamalarını, Kıbrıs Cumhuriyeti’nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne saygı göstermelerini, Kıbrıs adasının kuzeyindeki ayrılıkçı oluşuma hiçbir şekilde yardım etmemelerine işaret eder.”
Erdoğan Bize Yardımcı Oldu: Sözcü Lukasevic Güvenlik Konseyi daimi üyesi olarak Rusya’nın “Kıbrıs sorununa adil, yaşayabilir, BM Güvenlik Konseyi karlarına, 1977-79 Doruk Anlaşmaları’na dayalı ve dış baskı olmadan Kıbrıs toplumları tarafından kapsamlı bir çözüm bulunmasına destek vermeyi sürdüreceğini” de söyledi.
Politis Rum Ulusal Konseyi’nin, oy birliğiyle aldığı “Erdoğan’ı kınama kararına” ilişkin haberi “Erdoğan Bize Yardımcı Oldu” başlığıyla okurlarına aktardı.