Cumhurbaşkanı: Kıbrıs Türkleri bugünlere kolay gelmedi. Öldürüldük ama direndik, göçe zorlandık ama yılmadık. Geçmişten ders alınmalı, Kıbrıs sorununa 2012 Temmuzundan önce çözüm bulunmalı ama Rumlar hala anlaşmadan uzak
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, Rumların yıllardır adayı Yunanistan’a bağlamaya çalıştığını, Kıbrıs Türklerinin bugünlere kolay gelmediğini belirterek, “Öldürüldük ama direndik, göçe zorlandık ama yılmadık” dedi.
Eroğlu, savaşın acılarını en çok yaşayanlardan biri olduğunu ifade ederek, Kıbrıs’ta acıların yeniden yaşanmasını asla istemediğini, geçmişten ders alınması gerektiğini ancak Rumların hala bir anlaşmadan uzak olduklarını söyledi.
Eroğlu, Kıbrıs konusuna 2012 Temmuzu’ndan önce bir çözüm bulunması gerektiğini kaydetti.
37 yıl önce Taşkent köyünden alınarak Rumlar tarafından katledilen 84 şehit, dün düzenlenen törenle anıldı.
KIBRIS TÜRKLERİNİ KORUMAK AMACIYLA: Törende konuşan Yukarı Taşkent Muhtarı Durmuş Aşandır, 84 Taşkentli’nin, 37 yıl önce EOKA B tarafından evlerinden alınarak katledilişini, faşist Yunan Cuntası destekli 15 Temmuz Darbesi ve sonrasında meydana gelen olayları anlattı.
Aşandır, darbe nedeniyle Türkiye’nin Kıbrıs Türklerini ve Kıbrıs Cumhuriyeti’ni korumak amacıyla adaya müdahale etmek zorunda bırakıldığını belirterek, bozguna uğrayan Rumların yenilginin acısını silahsız ve korumasız Türk halkından çıkarmaya çalıştıklarını, toplu katliamlar yaptıklarını kaydetti.
ESİR KAMPINA DEDİ ÖLÜME GÖTÜRDÜLER: Aşandır, Taşkent’e gerçekleştirilen saldırıyı anlatarak, 84 Taşkentlinin esir kampına götürülecekleri iddiasıyla “Ayapina”ya götürülerek, hunharca katledildiklerini söyledi.
Dünyanın katliamı, şans eseri kurtulan Suat Kafadar’dan öğrendiğini belirten Aşandır, bu katliamı yapanlardan er veya geç hukuk önünde hesap soracaklarını vurguladı.
Aşandır, kayıp şahıslar konusunda yapılan çalışmalarda 43 şehitleri bulunduğunu ve DNA testi yapılma aşamasında olunduğunu ifade ederek, şehitlerin bir kısmının kimliklerinin Şubat veya Mart 2012’ye kadar tespit edileceğini ve ailelere teslim edileceği bilgisini aldıklarını söyledi.
ENOSİS davası 1931’den 1974’e kadar sürdü
Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu da konuşmasında, Kıbrıs Türkü’nün bu günlere kolay gelmediğini belirterek, azınlık hale getirilmek hatta tamamen yok edilmek istenen Kıbrıs Türkü’nün, “öldürüldüğünü ama direndiğini, göçe zorlandığını ama yılmadığını” kaydetti. Cumhurbaşkanı, 1931 yılından 1974’e kadar Rumların, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlayarak Enosis’i gerçekleştirmek için yaptıklarını özetlediği konuşmasında, 20 Temmuz 1974’te Kıbrıs Türkü için özgürlük güneşinin doğduğunu, bunun Rumlar için de hatalarından dönmek için bir fırsat olduğunu ancak kıymetinin bilinmediğini, barış elini sıkmadıklarını, Cenevre’de müzakereler sürerken Rumların bir yandan da Türk köylerini kuşattığını ve 15 Ağustos’ta canice Taşkent katliamını gerçekleştirdiğini söyledi.
SAVAŞLARIN ACISINI EN DERİNDEN YAŞAMIŞ BİRİ: Eroğlu, savaşların acısını en derinden yaşamış Kıbrıs Türklerinden biri olduğunu, İkinci Dünya Savaşı sırasında babasını, 1963’te aynı zamanda kardeşi kadar sevdiği arkadaşı da olan kayınbiraderini kaybettiğini, 1974’te görevli olduğu Mağusa Hastanesi’nde birçok sevdiğinin şahadet mertebesine erişmesini izlediğini kaydetti.
GEÇMİŞE TAKILIP KALMAYARAK… AMA: Geçmişe takılıp geçmişte kalmayarak ancak geçmişten ders alarak hareket edilmesi gerektiğini belirten Eroğlu, 1960 ortaklığının neden yürümediğini, Kıbrıs Türkü’nün hangi güvenlik ve anlaşmalar sayesinde adadaki varlığını koruduğunu iyi bilmek gerektiğini vurguladı.
Cumhurbaşkanı, Rumların hala anlaşmadan uzak olduklarını, iyi niyetle kendilerinin ortaya koyduklarını reddettiklerini, 1974 öncesine dönüşü hayal ettiklerini söyledi.
Yiğitler de şehitlerini andı
Yiğitler köyünde dün şehitleri anma töreni düzenlendi.
Saygı duruşu ve istiklal marşıyla başlayan askeri törende Yusuf Alçıçı, Yılmaz Yolcu ve Mehmet Murabık adlı şehitler anıldı.
Törende konuşan Köy Muhtarı Raşit Özsağlam, 1974’de Rumların saldırısına uğrayan köyün şehitler vererek direndiğini ve İkinci Barış Harekatı’nın başlamasıyla kurtulduğunu anlattı. Özsağlam, ilk Türk askerinin 16 Ağustos’ta köye ayak basması nedeniyle bu gece de bir etkinlik düzenleyeceklerini de bildirdi.