Ülke sınırları içerisinde yaşayan herkesin sayılması demek...
Yani sayımın yapıldığı gün yurt içinde olan kelle sayısı demek!
Sayımın arından her bir kellenin nasıl bir statüde burada olduğunu açığa çıkarınca tablo net bir şekilde gün ışığına çıkacak…
Ben nüfus sayımı hakkında yapılan bunca spekülatif yorumu anlayabilmiş değilim.
Şu gelsin, bu gelsin, BM eliyle yapılsın diye bin bir fikir var ortalıkta.
Ne gerek var Allah aşkına?
Benim çok merak ettiğim bir şey var: Bizim gümrük kapılarımızdan giren çıkan insanların kayıtları tutulmuyor mu? Memlekete giren çıkan bu kayıtlarda zaten belli değil mi?
Girip de çıkmayanların zaten bu kayıtlar içerisinde görünmeleri gerekmez mi? Peki, ölümler doğumlar kayıtlı değil mi?
Eee…? O zaman neyin gailesini çekiyoruz ki? Zaten tarlada da yaşasa, aynı evde 10 aile de yaşasa, sayım günü kapıyı açsa da, açmasa da memleketteki kelle sayısının kaç olduğunu tespit etmek kolay.
Kimse laga luga okumasın bize! Ekmek hesabıymış, trafikteki araç sayısıymış, kaç kilo domates soğan satılırmış gibi hesaplar tutmaya da hiç gerek yok.
Bu sorunlar hangi mahallede, köyde, kasabada, kaç kişinin nasıl bir dağılımda yaşadığını tespit etmeye kalıyor. O noktada nüfusun birebir sayılmasını katılırım elbette.
Ancak bu güne kadar kelle sayısını çıkarmayı da başaramadık. Bu defa gelin en azından gerçek sayıyı doğru açıklayalım. Bunların kaçının vatandaş olduğunu, kaçının kaçak olduğunu, kaçının yabancı uyruklu olduğunu açıklayalım ki ondan sonra aradaki farkı tespit etmek de kolay olsun.
Zaten memlekete girip de çıkmadıysa; nüfus sayımında da sayılmadıysa burada bir yerlerde saklı gizli yaşadığı ortaya çıkıyor. O durumda er ya da geç, ya bir trafik kontrolünde, ya bir teftişte, ya da memleketten çıkmaya çalışırken yakalanacak.
Milyonlar yok ki (inşallah) memlekette. Altı üstü bir milyonun biraz altı kişiyizdir diye umut ediyoruz. Bunu da sayamıyorsak vazgeçelim bu işten, açalım kapıları pencereleri de kimsenin kaçaklığını yasallığını sorgulamayalım.
***
Her şeyin bilgisayar ile kayıt edildiği, programlar arasında karşılaştırmaların bir “tık” uzağımızda olduğu bir dönemde, hala daha nüfus sayımında açıklanacak sayının doğru olup olmadığını tartışmanın nasıl bir şey olduğunu anlayamadım gitti. Ben anlayamayınca bunu Güney’in de anlamaması, BM’nin de anlamaması hatta dünyanın da anlayamaması son derece normal değil mi?
Kendi kendimizi rezil etmemek için bence bu tartışmalara bir son verelim. Ortada tartışılacak bir şey yok. Devlet üstüne düşeni yapsın. Gümrük kapılarındaki ve bilumum yerlerde bilgisayar sistemleri ile kayıt altına alınmış bilgileri birleştirsin ve istenilen bulguları elde etsin. Sonucu açıklamaktan da korkmasın.
Yoksa kendimizi de devletimizi de dillere düşürüp rezil etmekten başka bir şey yapmamış oluruz. (Bugüne kadar yaptığımız gibi.)
Her şeyi kontrol edip kayıt altına aldığımızı iddia ettiğimize göre, özellikle gümrük kapılarında giriş çıkış kayıtları tam yapıldığına göre bulguların tespitinde hiçbir sorun yaşanmayacaktır. Ne de olsa her kayıt KKTC Devleti’ne ait ve bu devletin gözetimi altında olan kayıtlar öyle değil mi?
Bu bilgi ve yorumlar ışığında nüfus sayımında çalışabilecek bir ekip kurup, önce kayıtlar arası karşılaştırmaların yapılacağı bir merkez oluşturulması ve elde edilen bulgular ışığında alanda sayıma çıkılmasının daha mantıklı olacağına inanıyorum.
Hadi bakalım iş başına.