Akaryakıt dolum tesisi, devlet adamlığı ve devlet ciddiyeti

En sonda söyleyeceğim sözü ilk başta söylemek gibi biraz aceleci bir huyum vardır.

En sonda söyleyeceğim sözü ilk başta söylemek gibi biraz aceleci bir huyum vardır.
Bana dünyanın en ciddiyetsiz ve basiretsiz devleti hangisidir diye sorsalar, fazla düşünmeden KKTC’dir derim ve eklerim, “yalnız şu ayrıntıya dikkat edelim, ciddiyetsiz ve basiretsiz olanlar kurum ve kuruluşlar değildir, o kurum ve kuruluşları idare edenlerdir”...

Haftalardır Lefke bölgesinin ve ülkenin gündemini işgal eden Gemikonağı koyuna akaryakıt dolum tesisi yapılması konusu Turizm ve Çevre Bakanı’nın açıklamasıyla Lefke bölgesinin gündeminden düştü.

Hükmetmişler efendim, Lefke bölgesine bu tesis yapılmayacakmış...
Neden mi, resmi olarak açıkladıkları gerekçelerin bazılarına bir bakalım...

1. Cengiz Topel Hastanesi’nin yanında olması uygun değildir (Bu yatırımı buraya yönlendirirken acaba hükümetin aklı nerdeydi?) .
2. Riskli bir yatırımdır, tehlikeleri vardır (Bunu bütün dünya alem biliyor da hükümet sivil toplum örgütleri bu sorunları vurgulayınca mı öğrendi???).
3. Proje yeri meskun mahal içerisindedir (Adada meskun mahal olmayan bölge mi kaldı acaba???).
4. ÇED raporu yetersizdir, hazırlayanlar ehil değildir (İsmi olup da cismi olmayan şirketin konusunda ehil olmayan şahıslara hazırlattığı rapordan bahsediliyor ki bu bir ÇED raporu değildir, bir ön çalışmadır, hükümet hala bunları dikkate almakta ve yetersiz olduğunu iddia etmektedir)
5. Denize doğru tesis genişletilecektir ve kıyı dokusu bozulacaktır.
6. Bölgedeki deniz trafiği artacaktır (Buna bağlı olarak da bölgedeki deniz kirliliği artacaktır ve diğer birçok sorun da beraberinde gelecektir)
7. Yatırımın fizibilitesi yapılmamıştır (İsmi olup da cismi olmayan şirketin ne yatırım fizibilitesi olacaktı???)
8. Bölgede CMC kirliliği hala hazırda devam etmektedir (Sağolsun hükümetimiz bunu bilmektedir ama ortadan kaldırmak için de kılını kıpırdatmamaktadır)

Yukarda belirtilen noktalar defalarca ben ve diğer sivil toplum örgütleri tarafından dile getirildi.
En sonunda hükümet adına ilgili bakanlığın yayınladığı açıklamada ise bizim iddialarımız aynen desteklendi ve kabul edildi.

Peki buna gerek var mıydı?
Herşey ayan beyan ortada duruyorken, olmayan bir şirket için hükümet harıl harıl çalışarak bir oldu bitti yaratmaya çalışıyorken bu kepazelik de nedir diye sorgulayanların hepsi, başta bu işten rant elde etme hayalleriyle yanıp tutuşan ama şimdilerde ateşi fos diye sönen Lefke Belediye Başkanı ve bir avuç rantçı tarafından vatan haini ve Lefke düşmanı ilan edildi...
Eee, Turizm ve Çevre Bakanı’nın açıklamasından sonra ne oldu???
Bu konuda sivil toplum örgütlerinin savlarını en sonunda destekleyen Bakan da mı vatan haini ve Lefke düşmanı???

Elbette konu bu kadarla kapanmadı.
Sn. Bakan ismi olup da cismi olmayan, ortaklarının adları büyük bir sırmış gibi gizlilikle saklanan şirkete Mağusa’da üç yer gösterdiklerini açıkladı.
Yani Lefke’nin harcanmasından vazgeçildi, ama Mağusa’yı harcayabiliriz!!!
Arkasından da, Bakanın açıklamasının ardından 24 saat bile geçmeden, devreye YAGA Direktörü Derviş Besimler girdi ve bu yatırımın uygun olmayan Mağusa bölgesine değil de Girne-Karpaz arasındaki sahil şeridine, Kaplıca cıvarlarına yapılacağını açıkladı...

Peki yukarda açıklanan olumsuzluklar Lefke için geçerli de Mağusa veya adanın diğer bölgeleri için geçerli değil mi?

Böylesi ucube bir yatırımı Kaplıca sahillerine taşıyınca oradaki kaplumbağalarla fokları ve balıklara mı istihdam alanı yaratacaksınız???
Bu mu devlet ciddiyeti, bu mu devlet adamlığı, bu mu hükümet ciddiyeti?
Hükümetin Bakanı başka telden çalar, YAGA’nın direktörü başka telden çalar...
Benim hem hükümete, hem ilgili Bakan’a, hem de YAGA direktörüne naçizane bir önerim var...

Var gelin, siz bu ismi var olup da cismi olmayan şirketin ucube projesini MARS’a filan yapın, oraya gidip gelen uzay gemilerine ve diğer uzay medeniyetlerine yakıt satarsınız, hem da çok zengin olursunuz!!!
Hem oraya giderken belki yolu şaşırırsınız da topyekün uzayın derinliklerinde filan kaybolursunuz, elinizden hem biz hem de bütün insanlık kurtulur...

................................................

Lefke bölgesi isyan etti.
Mağusa ve İskele bölgesi sivil toplum örgütleri de bu konunun o taraflara doğru kaydırılmasından anında rahatsız oldular.

Hemen arkasından Mağusa’dan da çark edildi, o güzelim Girne sahilleri seçildi.
Hükümetin işi gücü yok, birilerine rant sağlamak için bütün toplumu rahatsız ediyor, risklerini bilmesine rağmen toplumun yaşamını ve çevresini tehlikeye atıyor...
Toplum da işini gücünü bırakmış, bütün enerjisini UBP hükümetinin ve temsilcilerinin başına sardığı belalardan kurtulmak için harcıyor...
Olanları gördükten sonra, olmayacak duaya amin der gibi bir ricada bulunma gafletine ister istemez düşeceğim...Yaptığınız işte biraz olsun ciddi olmaya baksanız nasıl olur acaba muhterem hükümet yetkilileri!!!

Bu rezaleti hükümet olarak nereye kadar sürdürebileceğinizi sanıyorsunuz!!!
Bu haber 153 defa okunmuştur
  •    - 21.09.2011 İyi DOKUNDURMUŞSSUNUZ KONUNUN SAHİBİNE

:

:

:

: