Üniversite ücretleri ve yaşam

Üniversiteye gelmiş olan bir öğrencinin ilk düşündüğü özgürlüktür. Hani kendince yıllardır, anne ve babası ile ailenin diğer fertleri tarafından yapabilirsin ve yapamazsın söylemleri ile geçirilmiş yılların sonuna gelindiği andır. Hatta kendi ailesinde, kuzenlere şimdi kendisi yapabilecektir aynılarını.

Üniversiteye gelmiş olan bir öğrencinin ilk düşündüğü özgürlüktür. Hani kendince yıllardır, anne ve babası ile ailenin diğer fertleri tarafından yapabilirsin ve yapamazsın söylemleri ile geçirilmiş yılların sonuna gelindiği andır. Hatta kendi ailesinde, kuzenlere şimdi kendisi yapabilecektir aynılarını. Neyse, şimdi yeni hayatın tadını çıkarma zamanıdır. Büyük bir şehirden gelen öğrenci ile küçük bir kasabadan gelen öğrencinin bakış açısı da, yaşam tarzı da aynı olmamaktadır. Bu da kültürümüzün en güzel ve renkli bölümüdür. Hiç bilmediğiniz kültürleri, yemekleri hatta anlayışları paylaşırsınız. Size bir arkadaşınızın sabah kahvaltı yapma şekli bile enteresan gelebilir, eve döndüğünüzde bunu ailenizle paylaşırsınız, hatta öyle seversiniz ki sizde artık yersiniz. Afyon’lu ise arkadaşınız size Bal-kaymak yemeği öğretir, Vanlı ise otlu peyniri. İşte bu rengarenk dünyanın içinde dengeler hiçte bu kadar güzel işlememektedir.

Aileler neredeyse son zamanlarda varlarını da yoklarını da çocuklarının okumaları için, mezun olduklarında elleri iş tutsun, kendilerinden daha iyi olsun diye yatırırlar. Çoğu aile buraya gelmez bile, ama gelip ilk yıllarda çocuklarını kayıt zamanı yerleştirirken ve ‘Ortamı görelim’ diyerek, şöyle bir bakarlar. Sorun zaten bütün bu güzellikleri kıt kanaat yaşamak için büyük mücadele verenlerdedir. KKTC pahalı bir ülkedir, ve bu bütün ekonomik raporlarda da belirtilmektedir. Bir öğrencinin maliyetini çocuk okutan her veli çok iyi bilir.

Öğrenci “param bitti, yollayın” deyince hiç bir aile “yok hayır” demeyecektir. Ama bu da o öğrencinin gelişimi için, bir bütçede yaşaması için olumlu bir davranış olmayacaktır. Dahası, alıp başını giden üniversite ücretleri ile bir aile, bir çocuğunu bile okutmakta çok zorlanacaktır. Burada herkes elinden geleni yapacak ise, önce Üniversitelerin bu konuda olumlu adım atması gerekir, yoksa kayıtlarda büyük bir hüsran yaşanacaktır.

Kayıt haftasını geride bıraktık ve artık beş aşağı on yukarı belli olmaya başlamıştır durumları üniversitelerin. Eğer bir önlem alınması gerekiyorsa, hemen ivedilikle hareket edilmelidir. Hakkı olup, maddi nedenlerle kayıt yaptıramayan öğrenciler, euro ve dolar yükselmeden önce tercih ettiklerini, şimdi ise kara kara ne yapacaklarını düşündüklerini konuşmaktadırlar.

Bir çok öğrenci bunun bilinci ile çalışmakta ve ek gelir kazanarak, okullarına devam etmek için bir mücadele vermektedir. Onların bu uğraşlarını büyük takdir ile karşılıyorum. İş yeri sahiplerine de seslenmek ve öğrencilerimize de yarı-zamanlı çalışabilecekleri iş imkanları yaratmaları konusunda yardımcı olmalarını istiyoruz.

Tabi ki, Üniversitelerimizin varlıklarını sürdürmeleri için gerekli maddi kaynakları ve yardımları almaları gerekir. Ama diğer taraftan da öğrencilerin, günümüz şartlarını, ekonomik krizleri ve dövizdeki dalgalanmayı göz önünde bulundurulması da çok önemlidir. Bugün, sadece üniversite ücretleri değil, ev kiralarının da döviz ile olması, bu öğrencilerin en büyük sıkıntıları arasında yer almaktadır. Yıllar önce, Annem, bir hikaye anlatmıştı. Afrika da bir araştırma yapılıyormuş. Maymunları özel bir kafes ile avlamaya ve ne yapacaklarını gözlemlemeye karar vermişler. Binlerce maymun yakalayabilmişler ve sadece bir kaç tanesi serbest kalmış. Kafesin özelliği gereği, içinde bir muz varmış, eğer maymun bu muzu almaya çalışırsa eli kilitlenip, sıkışıp kalıyormuş ve kafesten kurtulamıyormuş. Eğer elini açar ve muzu bırakır ise; serbest kalabiliyormuş.

Umarım elimizdekinin de, elimizden gideninde ne demek olduğunu iyi anlarız ve gelecek için doğru adımları atarız.
Bu haber 150 defa okunmuştur

:

:

:

: