SENİN KARNEN NASIL?

Karnemiz, o herkesin merakla beklediği, her dönem sonunda ve senede iki kez alınan evrak. Çok küçük yaşlardan başlayan karne sevinci, karne üzüntüsü, karne korkusu, karne beklentisi. O karneyi bekleyen bazen öğrenci oluyor; bazen de öğrencinin ailesi; bazen de meraklı gözler.

Karnemiz, o herkesin merakla beklediği, her dönem sonunda ve senede iki kez alınan evrak. Çok küçük yaşlardan başlayan karne sevinci, karne üzüntüsü, karne korkusu, karne beklentisi. O karneyi bekleyen bazen öğrenci oluyor; bazen de öğrencinin ailesi; bazen de meraklı gözler. Geçtiğimiz günlerde karneler hazırlandı ve öğrencilerimize teslim edildi. Üzülen de sevinen de oldu. Fakat, aile korkusuyla kendini çok üzenler de oldu. Senelerdir karne veren bir öğretmen olarak öğrencilerime ve velilere en önemli şeyin sağlık olduğunu, sevildiğimizi duyumsamak olduğunu, hayata geçirebileceğimiz bilgiler elde etmek olduğunu söylüyorum.
Okul Karnesinin Dışında Neler Neler Var?
Dünyanın birçok yerinde karne almak, önemlidir. Kişinin o dönem boyunca neler öğrendiğiyle ilgili bizlere ipucu veriyor. Peki, karnedeki notlarla neler öğrendiğimiz arasındaki bağlantının doğruluğu ya da yanlışlığı nasıldır? Karnede alınan Matematik notunun yüksekliği, bizi Matematik Profesörü yapıyor mu? Türkçe dersinden aldığımız 10 rakamı, bizi ana dilimizi çok iyi konuşan, yazan, dinleyen, anlayan yapar mı? Belki de yapmıyordur; belki de gerçekten öyleyizdir. Bir öğrencinin Türkçe dersinden altı alması demek, onun Türkçe dersinde iyi olmadığını anlatmayabilir. Belki de altı almıştır; fakat geleceğin yazarı olacaktır. Okul sıralarında aldığımız karnelerden başka başka karne çeşitleri de var. Örneğin, yaşam boyunca kendi kendimize verdiğimiz görünmez karnemiz. Kendi kendimize yaptığımız hırsımızın bir göstergesi olarak neler başardığımızın sene ya da dönem içerisindeki halini görüyor ve kendimizle gurur duyuyoruzdur.
Yaşam Boyu Alınan Görünmez Karneler
Ailemizin bizden beklediği yaşam boyu karnemiz nerede? Genellikle aileler, çocuk ya da hala çocuk saydığı bireyden her an için yıldızlı karne beklemekte. Nasıl ki çocuk yaşta, okuldan getirilen karnede alınan pekiyi notlar karşısında bir şey söylenemiyor ve bu sefer de sınıf öğretmeninin çocuğu için yazdığı görüşten eksik, yanlış bir şeyler çıkarıyorsa; o çocuğun büyümüş halinin görünmez karnelerinde eksikler, yanlışlar, istenmeyenleri, kısacası hep üzülecek, feryat edilecek, mutsuz olunacak bir şeyler buluyorlar. Tüm bunlar, toplumumuzun ne kadar da dışarıdakileri dinlediklerini, onların neler söyleyeceklerine kulak kabarttıklarını gösteriyor. Bu tür davranışlar, kabullenememeyi, yenilmek istememeyi;hatta mükemmeliyetçi yapımız olduğunu bildiriyor.
Mükemmel Olmak
Mükemmel olmak; ulaşılması olanaksız, kişiyi tüketen bir yanılsamadır. 'Mükemmel' kavramı yerine 'gelişime açık' ve 'kendin olmak' üzerine odaklanmak, hayatı çok daha hafif ve anlamlı kılar.
Neden Mükemmel Olmaya Çalışırız?
Toplumsal Beklentiler: Sosyal gruplar içinde kabul görme ve onaylanma arzusu.
Kıyaslama Tuzağı: Sosyal medya veya çevre ile sürekli kendini yarıştırma.

Hata Korkusu: Kusurları zayıflık olarak algılama eğilimi.

Mükemmeliyetçiliğin Bedelleri

Erteleme: İşi kusursuz yapma baskısı nedeniyle hiç başlayamama veya bitirememe.
Tükenmişlik: Sürekli tetikte olma hali, fiziksel ve zihinsel yorgunluk.
Mutsuzluk: Yapılan iyi şeylerin değerini görememe, hep daha fazlasını isteme.

Gerçek Çözüm: 'Yeterince İyi' Olmak
Hata Hakkı: Hataların öğrenme sürecinin doğal bir parçası olduğunu kabul etmek [hata → tecrübe].
Öz Şefkat: Kendinize bir arkadaşınıza davrandığınız gibi nazik davranmak.
İlerleme Odaklı Olmak: Dünkü halinizle, başkalarıyla değil, bugünkü halinizi kıyaslamak.

Bu haber 8 defa okunmuştur

:

:

:

: