Mutsuzlar ülkesi

KAMU-İŞ Başkanı Sami Dilek, Ada TV’de konuk olduğu Öğlen Ajansı programında ekonomik hayat ve toplumsal düzenle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

KAMU-İŞ Başkanı Sami Dilek, Ada TV’de konuk olduğu Öğlen Ajansı programında ekonomik hayat ve toplumsal düzenle ilgili çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Haluk DOĞANDOR

KAMU-İŞ Başkanı Sami Dilek Ada TV’de Haluk Doğandor’un konuğu oldu, ülkede yaşanılan siyasal, ekonomik ve toplumsal problemlere değindi. ‘Zamanında gerekli düzenleme ve yapılanma çalışmaları yapamamamız yüzünden şimdi büyük sıkıntılar yaşıyoruz’ diyen Dilek, gelinen noktada sadece kişisel çıkarların ön plana çıkarılmasının büyük rolü olduğunu da vurguladı. Dilek’e göre ülkede var olan yanlışların kaynaklandığı noktalar ve yapılması gerekenler ise şöyle:

‘TAM ANLAMIYLA BİR DEVLET OLGUSU İÇİN ADIM ATMADIK’: “Biz Kıbrıslı Türkler olarak 1974 Barış Harekatı sonrası bir yapılanmaya geçtik. Önce bir federe devlet ardından KKTC’yi kurduk. Ancak yapılanma noktası ve devlet olgusu üzerinde herhangi bir adım atmadık. Hep güncel, kişisel çıkarlar, ganimetleri paylaşma ve geleceği görememe uğruna günlük politikalarla bu güne kadar geldik. Ülke de, halkın büyük bir kesimi de ne yazık ki mutsuz bir konumda. Basın tarafından ülkede yaşanan olumsuzluklar medyaya taşınmasına rağmen hiçbir dönemde bunların düzeltilmesi yönünde gerçekçi adımlar atılmadı.

‘GEREKLİ DÜZENLEMELER GEREKEN ZAMANLARDA YAPILMADI’: Ülkede zamanında gerekli düzenlemeler, sisteme bağlı yapılanmalar kurulmuş olsaydı ülke bugün çökme noktasına gelmezdi. Dünya ülkeleri arasında yaşanan ekonomik krizler, hatta çok uzağa gitmeden komşumuz Rum tarafının yaşadığı ekonomik kriz ve elektrik santrali patlamasının yaşanmasından dolayı içine düştüğü zor durumdan ders alıp, kendimize çeki düzen verseydik, yine bir ilerleme sağlayabilirdik. Geleceği düşünmek suretiyle bir yapılanma ve toparlanma süreci içerisine girmemiz gerektiği çok açıktır. Gelecek nesillere, ayağı daha çok yere basan bir KKTC bırakmak istiyorsak, iyi düşünmeli ve süratle ona göre hareket etmeliyiz. Küçük bir toplumuz, herkes birbirini tanıyor, iş ortamı potansiyeli ve coğrafi konumu belli, yıllardır üzerimizde olan ambargolar yüzünden de mağduriyetler yaşadık. Bu 36 yıl içerisinde de toplumumuz inişli, çıkışlı önünü göremeden problemli bir yaşam sürdü. 1571 yılından beri bu bayrağı taşıyan ve burada kök salan toplumumuzun bundan sonra daha rahat ve huzurlu bir şekilde yaşantısını sürmesi tek temennimdir.


‘YETKİ SUİSTİMAL EDİLİYOR’: Devlet düzeninde insanlara sorumluluk duygusu içinde gayet iyi maaşlar vererek bir yerlere getiriyorlar. Daire müdürlüğü, yöneticilik gibi görevler veriyorlar ancak bu tip insanlar devlete ve halka olan sorumluluklarını yerine getirmediklerinden dolayı sıkıntılar içerisine giriyoruz. Devlet işleyişine ihanet eden bazı yöneticiler, hiçbir zaman sorgulanıp cezalandırılmadığı gibi, sadece görevden alıp, müşavir veya emekli edilip ödüllendiriliyor. İş başındaki siyasiler yalnız kendi koltuklarını düşünüp, tekrar, tekrar seçilebilmelerini sağlamak açısından devlet olanaklarını kullanarak yetkilerini suistimal edip kullanıyorlar.

‘ARTIK DENİZ BİTTİ’: Artık şu bilinmelidir ki, KKTC de deniz bitti. Yapılanma zamanı çoktan geldi ve geçti. Göreve gelen bürokratlar görev yaptıkları kurumu nasıl daha iyi yönetebilirim, nasıl başarı sağlayabilirim de, halkın refahı ve kalkınması için çalışabilirim noktasına gelmeliler. Son zamanlarda gündemde olan Sosyal Sigortalar Yasası, yeniden konuşulup ve ülke çıkarına olan yararı konusunda çalışmalar yapılmalıdır. Yine bunun yanında Sosyal Sigortalara getirilmek istenen af, her ne kadar yapılanma dense de, bu sigorta primlerini zamanında ödemeyenler için bir ödül, zamanında primlerini düzgün ödeyen işverenler için bir cezadır. Sigorta primlerini zamanında ödemeyen işverenler, hem ülkeyi zarara uğratıyorlar, hem de çalışanların sosyal güvencelerini gasp ediyorlar. Bunlar kadar zamanında bunları denetlemeyen, görmezden gelen hükümetler, yönettiklerini sandığı ülkeyi bugünkü çıkmaza sürüklemişlerdir. Maaşları ödeyemeyen hükümetler, İhtiyat Sandığının içini boşaltıp, Sosyal Sigortaları çöküşe götürüp, özel bankalardan faizle milyonlarca lira borçlanarak mı bu ülkeyi refaha götürebilecekler.”

ILIK: DEVLET DEVLETLİĞİNİ BİLECEK: Program esnasında canlı yayına telefonla bağlanan MEMUR-SEN Başkanı Çelebi Ilık da önemli konulara işaret etti. Devletin denetim ve gözetim görevlerini tam anlamıyla yerine getirmesi gerektiğine vurgu yapan Ilık; “Devletin denetim ve gözetiminde olan yerler ve atananların kendi görev süresi içinde bağlayıcı olacak olan yasalarla çalışanlarının sosyal hak ve menfaatlerini yatırmak zorundadırlar. Önce devlet görev ve sorumluluğunu yerine getirerek, atadığı görevlileri denetleyecek sorumluları gereğini yapma noktasında sorgulayacak ki, ondan sonra garibanın, fakir fukaranın dar gelirlinin üzerine gidecek. Devlet kurumlarında yönetici kadrosunda çalışanların sorumlu davranışları sonrasında vatandaş ta devletine güven duyarak vatandaşlık görevini yerine getirme noktasına gelir. Yani devlet devletliğini bilecek”dedi.
Bu haber 3 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER