Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, devletin artık işletmeci modelinden
uzaklaşması ve özelleştirmeden korkulmaması gerektiğine dikkat çekti
Haluk DOĞANDOR
KIB-TEK in mevcut durumunun sürdürülemez olduğuna dikkat çeken Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun, KIB-TEK’in özelleşmeyeceği, yalnızca dağıtım ve tahsilât işinin özel sektöre devredileceğini söyledi ve Star Kıbrıs’a özel açıklamalar yaptı.
DEVLET İŞLETMECİ MODELİNDEN UZAKLAŞMALI: Özelleştirme ile ilgili konu Bakanlar Kurulu safhasında halen değerlendirme safhasındadır ve Başsavcılık görüşü beklenmektedir. Bu süreci kamuoyu paylaşarak değerlendireceğiz. Özelleştirmeden de korkmamak lazım, devlet kurumlarını birileri alacak ve tekelleştirecek gözüyle bakmak doğru değil. Burada amaç daha kaliteli ve daha makul fiyatlarla halka sunmaktır bu bütün Dünyada da böyledir. Biz bugüne kadar gelen statükoyu devam ettirmemiz mümkün değildir. Dolayısıyla hem ekonomimizi hem de iştiraklerimizi sürdürülebilir bir hale getirmemiz gerekir. Devletin de artık işletmeci devlet modelinden uzaklaşması lazım ki piyasalar bu şekilde daha da büyüyecek ve daha geniş istihdam sahaları doğacaktır.
BÖYLE GİDERSE KIB-TEK 2017 DE ÇÖKER: KIB-TEK te herkes özelleşeceğini söylüyor, ama ben bakanı olarak KIB-TEK’in özelleşmeyeceğini söylüyorum. KIB-TEK’te dağıtım ve özellikle tahsilâtın özel sektöre devredilmesi ve özel sektörden hizmet satın alınması şeklindedir. Ancak bu sürecin daha olgunlaşması gerekmektedir. Biz KIB-TEK için doğrusu ne onun yapılması için çalışmalar yapıyoruz. KIB-TEK‘in yeniden yapılandırılma ve özellikle emeklilerin sosyal güvenlik sistemine intibak ettirilmesine yönelik düzenleme çalışması içerisindeyiz. Çünkü elektrik kurumu özel yasayla kurulmuş olduğundan dolayı, emeklilerini kendi bütçesinden ödemek durumundadır. Mali durumuna baktığımızda da uzun vadede mevcut durumunun sürdürülemez olduğu ortaya çıkmaktadır. Bu pozisyondaki durumu devam ederse eldeki verilere göre 2017–2018 yılında KIB-TEK maaş ödeyemez hale gelir ve çöker. Bu kurumda çalışanların sosyal güvenlik sistemine intibak ettirilmesi gerekiyor ki, daha önce belediyeler de aynı sorunu yaşıyordu, ama sonra emekliler sosyal güvenlik sistemine intibakı ile bu durum düzeltildi. Biz aynı şekilde KIB-TEK’te de bunu yapmak istiyoruz. Toplumda son zamanlarda elektrik affı konusunda söylemler olduğunu ilettiğimiz Bakan Atun şöyle cevap verdi:
BORCA YÖNELİK AF YOK: “KIB-TEK’in alacakları konusunda bunlar bellidir ve biz hiç kimsenin borcunun silinmesi konusunda bir girişim yapmadık. Yalnız geçmiş hükümetler döneminde bazı düzenlemeler yapılmasına karşın bizim zamanımızda borçların ödenmesine ilişkin taksitlendirme çalışmaları yaptık. Altını çizerek şunu söylüyorum, hiç kimse elektrik borcuna ilişkin af gelecek diye, borcunu ödemeden kaçınmasın.
Bizim burada yapmak istediğimiz KIB-TEK’in enerji dağıtım ve tahsilâtıdır önemli olan, özelleştirmeyi alacak firma da, aldığı tarihten itibaren tahsilât alacaklarını gerçekleştirecek, ondan öncesi onu ilgilendirmeyecektir. Biz KIB-TEK in mali menfaatlerini düşündüğümüzden dolayı, birikmiş borçlardan asla vazgeçmemiz mümkün değildir, şu veya bu şekilde bu borçlar mutlaka tahsil edilecektir. Bir süre önce basında bir gazetede yer alan Cratos otelin 2 milyon elektrik borcunun silinmesine dair haberlere yönelik Bakan Sunat Atun açıklama yaptı.
CRATOS’UN BORCUNUN SİLİNMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR: “Şimdi ne Cratos otelin ne de herhangi bir işletmenin veya şahsın borcunun silinmesi söz konusu değildir. Bu hesaplar Sayıştay denetimine tabidir, zaten bu alacaklar devletin dolayısıyla milletin alacağıdır. Ancak böyle iş yerlerinde inşaat aşamasından işletmeye geçiş zamanında böyle ihtilaflar olabiliyor. Sorun geçici elektrikten kalıcı elektriğe geçiş sırasında yaşanan ihtilaflardan kaynaklanıyor. Elektrik kurumu da zaten ara emri aldı ve komisyonda bu otelin durumu da değerlendirilmektedir. Cratos otelde parça, parça kalıcı elektriğe geçiş yapılmıştır. Eğer bu sırada otele de bir haksızlık yapılmışsa bunun da düzeltilmesi yönünde çalışmalar yapılabilir.”
5 milyon dolar zara ediyoruz
Ekonomi ve Enerji Bakanı Sunat Atun’un gazetemize yaptığı açıklamaları paylaştığımız EL-SEN Başkanı Tuluy Kalyoncu da, bu açıklamalar sert tepki gösterdi. “Ülkemizde bir devletin diğeri de özel sektörün işlettiği iki elektrik santrali var” diye konuşan Kalyoncu şunları kaydetti, “Bizim yaptığımız tespitlerde dağıtım ağlarında değil ama devletin işlettiği Teknecik Elektrik Santralinde 2010 yılında sadece 6 arıza meydana gelirken, özel sektörün işlettiği AKSA (Kalecik) santralinde 160 kez arıza meydana gelmiştir. Teknecik’te kullanılan fuel oil konusunda azami hassasiyet gösterilirken, bugün Kalecik’te aynı hassasiyet gösterilmemektedir. Kullanılan yakıt içindeki kükürt oranı normalde 3 veya 3.5 olması gerekirken özel sektör buna dikkat etmemektedir. Yine AKSA da çalışanların sosyal güvence açısından sendikaya kayıtlı ve sözleşmeli olmadığından sorunlar yaşamaktadırlar. Biz Teknecik Elektrik Santrali olarak AKSA yüzünden yılda 5 Milyon dolar zarar ediyoruz. Çünkü Devlet zamanında AKSA ile sözleşme yaparken şu kadar alım garantisi vermiş olduğundan bazı zamanlarda biz Teknecik’te üretimi kısıp, AKSA dan enerji alımını yapıyoruz. Tribünlerimiz yine aynı yakıtı kullanıyor, makinelerimiz çalışıyor ama üretimi kısıp yeterli kapasiteyi kullanamadığımızdan devlet zarara uğruyor.
SORUN KIB-TEK İN YÖNETİMİNDE: Bir önemli konu da, 2009 yılında yakıtın tonunu 275 dolara alırken, şimdi 2011 yılında aynı yakıtı 645 Dolara satın alabiliyoruz. Yakıtın maliyeti yaklaşık 2,5 misli arttı ama tarifeler yine aynı, üstelik bir de dağıtımını yaptığımız elektriğin tahsilâtını yapamıyoruz. Özel sektöre devrinde, bu işi üstlenecek özel sektör nasıl tahsilâtını yapacak? Veya iki yılda oluşan bu fiyat farkı vatandaşa nasıl yansıtılacak. KIB-TEK in birikmiş ama tahsil edilemeyen borçları acaba yine vatandaşın sırtına mı bindirilecek? Bugün dağıtımda çalışan 350 kadar KIB-TEK personeli var. Bugün bu şartlarda aslında tamamen KIB-TEK in yönetim kurulu tarafından zarar ettirilen, fakat gerçekte zarar etmeyen bir KIB-TEK var. Tek sorun yönetimin KIB-TEK i gereği gibi yönetememesi, yoksa bahane ile özelleştirilerek zarardan kurtarılması olayı değil.