Meclis’i izliyorum dün hayretler içinde.
Yine karışık yine ne istediğini bilmeyen konuşmalar.
Sırf eleştiri olsun, muhalefet olsun tartışmaları.
Neden mi?
Türkiye ile Kıta Sahanlığı Anlaşması imzalandı.
Bizler anlaşmanın içeriğini değil “Cumhurbaşkanı yetkisiz, bu anlaşma neden New York’ta imzalandı” tartışmalarını yapıyoruz.
Kısa bir anekdot!
Önceki gün Serdar Bey’in evinde Haberdar Genel Yayın Yönetmeni Rasıh Reşat aynen şunları söylemişti, “Bizler yetki tartışırken Rumlar petrol çıkarma durumuna geldi…”
Ne kadarda doğru bir söz!
Kısır döngü içerisinde yapılmaya çalışılan siyaset!
Meclis’e dönersek!
CTP ve TDP’nin tutumu anlaşmanın ne getirip götürdüğü yönünde değil sadece “Anlaşma New York’ta ‘yetkisiz Eroğlu’ tarafından imzalandı” tepkisi koyuyor.
Üzülüyor insan.
Ülkeyi yöneten bir parti CTP’nin vizyonu sadece “yetkiye” takılı kalmamalı!
Ülkede “denenmemiş tek parti TDP’dir” diyen Sayın Mehmet Çakıcı, tepkisini sadece bu yönde kullanmamalı!
Milletin Meclisi’nde Kıbrıslı Türkler ne kazanacak ne kaybedecek tartışmaları yapılmalı!
Meclis’te tek farklı düşünen ise ÖRP Genel Başkanı Sayın Turgay Avcı oluyor. Özgürlük ve Reform Partisi Genel Başkanı Turgay Avcı çıkıyor ve “Devleti düşünerek olaylara bakıyor…”
İmzadan sonra artık Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin geleceğe bakmasına atıf yapıyor.
Turgay Bey’i aradım.
Meclis’teki konuşmasıyla ilgili olarak.
Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış dün akşamüzeri adaya geldi.
Turgay Bey aradığımda havaalanındaydı.
“Meclis’te Sayın Eroğlu’na tam destek verdiniz” dedim.
Sonra anlatmaya başladı.
Ülkenin bu dönemde birlik olması gerektiğine işaret etti.
“Şimdi tek yumruk olmazsak ne zaman olacağız?” sorusunu sordu ve anlatmaya başladı.
“Sefa kardeşim, ben devlete bakarım. Bu anlaşma dünyanın merkezinde New York’ta imzalanarak dünyaya güçlü bir mesaj verilmiştir. İmzalayanlar kim biri devletimizin başı yani Cumhurbaşkanımız Sayın Eroğlu diğeri de Anavatanımızın Başbakanı Sayın Erdoğan. Bizler bu anlaşmanın arkasında olmalıyız. Sayın Eroğlu’na söylemedik laf bırakmayanlar Hristofyas’a bir söz etmiyor. Güney Kıbrıs’ta sağı, solu, kilisesi birlik oldu, doğalgaz konusunda Türkiye’ye karşı. Var mı içimizde bunlara karşı tepki? Yok. Bizler sırf muhalefet olsun diye muhalefet yapacak değiliz. Rumlar hakkımızı gasp ederken yetki tartışacağımıza Rumlara ‘bu adada bizim de hakkımız var’ diye haykırmamız lazım…”
Turgay Bey’in açıklamalarına katılmamak elde değil.
Doğalgaz konusunu başladığı andan itibaren hem Güney hem de Kuzey kanadından “yakından” takip ediyorum.
Rum kaynaklarımla sürekli diyalog halindeyim.
Hep bir ağızdan Türkiye’ye yönelik eleştiri var.
Hatta Rum Dışişleri Bakanı Sayın Markulli ile görüşmemizde şu sözlerini hatırlıyorum, “Kıbrıslı Türkler, Türkiye’ye karşı gelmek için birlik olsun…”
İşte bu ortamda bizim muhalefet “Eroğlu neden imzaladı, neden New York’ta imzalandı” sözlerini kullanıyor.
Yenidüzen’de gaz konusunu, “Kıbrıs sorununda, Türkiye’nin ayağındaki yeni yük” olarak niteleyen Sayın Ferdi Sabit Soyer’e ne demeli?
Eroğlu’nun imzası iradeyi yaralamış!
Nedense iradeler hep Türkiye’ye karşı aklımıza geliyor.
Hem de habersiz imza atılmış!
Habersiz denilen imza, Türkevi’nde dünya medyası önünde imzalandı.
Soyer Hristofyas’ı da eleştiriyor ama başlığa Türkiye çekiliyor.
Muhalefetiyle, iktidarıyla ne zaman göreceğiz hep birlikte Rum’a, “çözüme gel, çözümün önünde engel olma” haykırışını?
Hayal midir?
Bizce hayal gibi!
Bu ülkede “siyasi çıkar” her şeyin önünde olduğu için politikalar “koltuğa” göre ayarlanıyor!
Onun için Turgay Bey de hayal kuruyor, “tek yumruk olmak” için!
Egemen Bağış’ın ziyareti
Türkiye Cumhuriyeti Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Egemen Bağış dün akşam ülkemize geldi. Bu ziyareti önemsediğimi daha önce belirtmiştim. Sayın Bağış, dünya görüşü ile Kıbrıs konusunda bizlere büyük destekler veren bir bakan. Ayrıca Kıbrıslı Türklerin haklarının dünyada aranması konusunda ciddi çabaları var. Hangi ülkeye gitse orada Kıbrıslı Türklerin haklarını gündeme getiriyor. Onun için Sayın Bağış’ın açıklamaları ve ziyaretleri dikkatle izlenmeli. Ki Sayın Bağış, Ercan’da, “çok konuşacağız” diyerek önemli mesajlar vereceğinin sinyalini verdi.
Rumlar çıldıracak ama Kıbrıs Türk halkı kazanacaktır.
CTP’nin önceliği!
Asım Akansoy dünkü Yenidüzen gazetesinde CTP’yi anlatırken, “Özgürlükçü Sosyalist bir parti olan CTP’nin bugün temel önceliği, Kıbrıslı Türk halkının varlığı, kimliği ve adanın efendisi yani karar vericisi olmasıdır” ifadesini kullanmış. Doğru bir analiz. CTP’den de beklenen bu.