Maraş’ta öneri, masada gaz anlaşması!

Rum lider Hristodulidis, Kapalı Maraş önerisini yeniden gündeme getirirken Güney Kıbrıs, doğal gaz için milyarlarca dolarlık anlaşmalara imza atıyor. Peki, bütün bunların Kıbrıs Türk halkı açısından anlamı ne?

Rum lider Hristodulidis, Kapalı Maraş önerisini yeniden gündeme getirirken Güney Kıbrıs, doğal gaz için milyarlarca dolarlık anlaşmalara imza atıyor. Peki, bütün bunların Kıbrıs Türk halkı açısından anlamı ne?
BM Genel Sekreteri’nin Kıbrıs Kişisel Temsilcisi María Ángela Holguín’in açıklamaları aslında yaşanan tıkanıklığın özeti: Siyasi irade eksik, güven yaratıcı önlemlerde ilerleme yok, müzakerelerin yöntemi konusunda uzlaşı sağlanamamış.
Peki, neden?
Rum lider Nikos Hristodulidis, Kapalı Maraş’ın BM yönetiminde açılması ve Mağusa Limanı’nın AB denetiminde faaliyete geçirilmesi önerisinin hâlâ masada olduğunu söylüyor. Üstelik Cumhurbaşkanı Tufan Erhürman’ın bu öneriyi reddettiğini de açıklıyor.
Ancak burada asıl sorulması gereken soru şudur: Rum tarafı, Maraş ve Mağusa Limanı üzerinden neyi hedefliyor? Kıbrıs Türk halkının egemen eşitliğini ve uluslararası statüsünü görmezden gelen bir yaklaşımın, güven yaratıcı önlem adı altında sunulması ne kadar gerçekçidir?
Maraş, Kıbrıs Türk halkının haklarının pazarlık konusu yapılacağı bir dosya değildir. Güven yaratmak isteniyorsa bunun yolu, tek taraflı beklentileri masaya koymak değil, iki tarafın haklarına ve eşitliğine saygı göstermektir.
Holguín’in siyasi irade ve cesaret çağrısı da bu nedenle önemlidir. Fakat cesaret yalnızca görüşme masasına oturmakla ölçülmez. Mevcut statükoyu değiştirecek adımlar atmakla ölçülür. Dokuz Kasım’da yapılması planlanan üçlü görüşmeden beklenti büyük olabilir; ancak somut sonuç üretmeyen görüşmelerin Kıbrıs sorununu çözüme yaklaştırmadığı ortadadır.
Bir başka gelişme ise dikkat çekici: Güney Kıbrıs, İtalyan enerji şirketi ENI ile Kronos doğal gaz yatağının geliştirilmesi için 1,3 ila 1,8 milyar dolar değerinde sözleşmeler imzaladı. Üretimin 2028’de başlaması hedefleniyor.
Rum yönetimi enerji kaynaklarını ekonomiye kazandırmak için adımlar atarken Kıbrıs Türk halkının hakları hâlâ görmezden geliniyor. Doğal kaynaklar konusunda tek taraflı hareket eden bir anlayışın, siyasi çözümde eşit ortaklıktan söz etmesi ciddi bir çelişkidir.
Kıbrıs’ta gerçek çözümün yolu, Kıbrıs Türk halkının haklarını ertelemekten değil, kabul etmekten geçiyor. Siyasi irade aranıyorsa önce bu gerçeğin görülmesi gerekiyor. Bizden söylemesi…
Bu haber 1 defa okunmuştur

:

:

:

: