BM, müzakereler çerçevesinde bir ön anlaşma talep ediyor
Kıbrıs müzakerelerinde en iyi senaryonun, 30 - 31 Ekim’deki üçlü görüşmede bir yol haritası çıkartılması olduğu, ancak diplomatlar; o kadar görüş birliğine ulaşılabilmesi için liderlerin bundan sonraki görüşmelerinde bir mucize olması gerektiğini düşündüğünden, bu yöndeki beklentilerin düşük olduğu haber verildi. Haftalık Kathimerini; “BM Ön Anlaşma İstiyor... Filolar Kıbrıs Etrafında” başlığıyla yansıttığı haberinde, BM Genel Sekreteri Ban Ki Moon, Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu ve Rum Yönetimi Başkanı Dimitris Hristofyas’ın bir sonraki ortak görüşmelerinin, 30 - 31 Ekim’de New York’a 18.5 kilometre uzaklıktaki Long Island’taki “Greentree Estates” isimli lüks villada gerçekleşeceğini yazdı. Gazete, bu konuda Genel Sekreter’in Kıbrıs Özel Danışmanı Alexander Downer’ın açıklamalarının ötesinde BM’den hiçbir resmi açıklama olmadığına işaret etti. Gazeteye göre detaylar, Eroğlu - Hristofyas yoğunlaştırılmış müzakereleri tamamlanıp, - Downer ve grubunun olmasını beklediği gibi - bir ilke pazarlığı (al - ver) olup olmayacağına ve New York’ta verimli bir görüşme olmasına olanak tanıyabilecek görüş birliklerine varılıp varılmadığının belirleneceği 21 Ekim civarlarında netleşecek. Yani, beklentiler düşük olsa da 21 Ekim’e kadar yapılacak 5 liderler görüşmesi çok şeyi belirleyecek. BM için en iyimser senaryonun; bütün müzakere başlıklarında önemli görüş birlikleri olduğunun doğrulanması, belki Greentree’de iki liderin referandumlara kadar izlenecek ve ilk durağı uluslararası konferans ve nihai bir al - ver olacak bir yol haritası belirlemesi olduğunu kaydeden gazete özetle şunları yazdı:
ÇÖZÜM MÜ MOLA MI: Gerçekçi görünen, Ban’ın ilk aşamada, uzlaşılanların teyit edilmesini, ardından da gerçekçi olanın; Temmuz ayına kadar çözüm için uğraşmak mı yoksa prosedürü bir çeşit ağırlaştırmak ve hatta mola vermek mi olacağına ilişkin karar almaya çalışmasıdır. Genel Sekreter o zamana kadar uzlaşılanların ‘teyidine’ çalışırsa anahtar, bunun nasıl cereyan edeceği olacak. Şu ana kadar varılan görüş birliklerinin teyit edilmesiyle olsa dahi bir ara zirve anlaşması olursa, bu prosedüre her zaman eşlik edecek. Öte yandan nihai anlaşmaya kadar hiçbir şey üzerinde anlaşılmamış sayılacağı ilkesi geçerliliğini korursa olgular daha esnek olacak.