Demokrat Parti Genel Sekreteri Bengü Şonya, Başbakan İrsen Küçük’ün önceki gün Kıbrıs Türk Petrolleri(K-PET) ile ilgili yapmış olduğu açıklamayı değerlendirdi. Başbakan’ın açıklamalarını Kıbrıs Türk halkının zekasına hakaret olarak nitelendiren Şonya; Başbakan Küçük’ün açıklamalarından Kıbrıs Türk Petrolleri’nin satışı için açılan ihalenin gerçek anlamda bir ihale olmayıp, hisselerin satışının yapılacağı firmanın önceden TC kanadı tarafından belirlendiği ve ‘dandik’ bir ihale olduğu ortaya çıktığının anlaşıldığını” savundu.
‘KKTC SÜRATLE ÇETELEŞMEYE GİDİYOR’: Başbakan Küçük’ün açıklamasına tamamen ters bir argümanla uydurmaca bir prosedür kullanıldığı ve ihalenin üç günle sınırlandığını belirten Şonya, ihaleye fesat karıştırıldığı görüşünü ifade etti. Şonya, şunları kaydetti: “Sayın Başbakan’ın yaptığı talihsiz açıklamada kullandığı argümanların tümü geçersiz olup Sayın Başbakan ‘kıpti şecaat arz ederken sirkatin söyler’ durumuna düşmüştür. Sayın Başbakanı ve onun arkasına saklanan ilgili bakanı bu satıştan elde edilecek olan ‘ülke menfaatleri’ni derhal tek tek açıklamaya davet ediyoruz. Sayın Başbakan ve UBP hükümeti yaptığı bu uygulamalarla halkımıza hak etmediği sıfatların yakıştırılmasında bizzat önayak olmaktadır. UBP hükümeti ve Başbakanı halkımızın gözüne baka baka konuları çarpıtarak yasaları ‘kılıfına’ uydurduğunu basına açıklarken, KKTC süratle çeteleşmeye doğru gitmektedir.”
BAYİLER VE SENDİKADAN ORTAK EYLEM PLANI: Öte yandan Kıbrıs Türk Petrolleri’nde (K-PET) açılan ihalenin ardından ortak toplantı yapan bayiler ve çalışanların sendikası Petrol-İş, “haklara ve ortak çıkarlara gelecek saldırılara karşı eylem dahil tüm yasal yollara başvuracaklarını” açıkladı. K-PET bayileri adına Levent Çağdal ve Petrol-İş sendikası adına Levent Şentan imzasıyla yayımlanan ortak açıklamada, “K-Pet üzerine son bir aydır sürdürülen spekülasyonlar ve Kurban Bayramı arifesinde adrese teslim görüntüsünde K-Pet hisselerinin ihaleye çıkılması K-Pet’ten ortak ekmek yiyen K-Pet bayi ve K-Pet çalışanlarında huzursuzluk yaratmıştır” denildi. İhalenin takvimlenmesi ve işleyiş sürecinin şaibeli olmaktan kurtulamadığı belirtilen ortak açıklamada, “kurulduğu günden bu güne kadar kurumsal yapısı ve kaliteli yakıt ikmali sonucu halkın güvenini kazanan K-Pet’in bu yapısının bozulmasına, K-Pet çalışanları ve bayilerinin onay vermeyeceği” vurgulandı. Hükümetten ne yaptığını tatminkar şekilde kamuoyuna açıklamasını isteyen bayiler ve çalışanlar, haklarına ve ortak çıkarlarına gelecek saldırılara karşı birlikte hareket etme ve eylem dahil tüm yasal yollara başvurma kararlılıklarını duyurdu.
SENDİKALAR AÇIKLAMALARI İNANDIRICI BULMADI: K-Pet ile ilgili gelişmeler devam ederken konuya ilişkin bir diğer görüş de Petrol-İş’in bağlı olduğu Devrimci İşçi Sendikaları Federasyonu(Dev-İş)’ten geldi. Başbakan İrsen Küçük’ün yaptığı açıklamayı inandırıcı bulmadıklarını belirten Dev-İş Genel Başkanı Mehmet Seyis ve Petrol-İş Başkanı Levent Şentan, “Başbakan’ın halkı bilgilendirmek adına yaptığı açıklama tatminkar ve inandırıcı olmaktan uzak, soru işaretlerini artıran, şaibeli görüntüsünü daha da güçlendiren bir açıklamadan öteye geçemedi” dedi.
‘HÜKÜMET KENDİSİNE AİT OLMAYAN MALI SATIŞA ÇIKARIYOR’: OMV Petrol Ofisi A.Ş´ye ait Kıbrıs Türk Petrolleri Limited’in yüzde 52 hissesinin ön alım hakkı kullanılarak KKTC İnkişaf Sandığı’na henüz geçmediği halde devletin bu hisseler için 3 gün müracaat süresi tanıyarak ihaleye çıktığı savunulan açıklamada, hükümet “kendinin olmayan malı satışa çıkartmakla” suçlandı. Türk Cemaat Meclisi Konsolide Fonu İnkişaf Sandığı’nın hisselerinin bir bölümünü satarak yüzde 48’den yüzde 10’a düşürülmesi de eleştirilen açıklamada, “K-PET ile ilgili açılan ihalede yüzde 52 hisseye toplam 21 milyon TL bedel biçilirken, yüzde 38 hisseye 23 milyon TL bedel biçilmesinin” nedenine açıklık getirilmesi istendi. Açıklamada, “Devlete günü gününe vergisini ödeyen, çalışanlarının yatırımlarını ve maaşlarını gününde ödeyen, devlete hiç yük olmadan ve ciddi şekilde kar eden K-PET’i bu devlet neden satmak istiyor” diye soruldu.
SORULAR YANIT BEKLİYOR: Açıklamada ayrıca, “OMV Petrol Ofisi A.Ş. bir menfaat sağladı mı? K-PET’in piyasaya sunduğu kaliteli akaryakıtın devamı mümkün olacak mı? K-Pet çalışanlarının istihdam ve toplu sözleşme haklarının garantisi ne olacak?” sorularının de açıklığa kavuşturulması gerektiği belirtildi. Dev-İş ve Petrol-İş’in K-PET bayileri ile toplantı gerçekleştirerek ortak mücadele zemini arayacağı belirtilen açıklamada, “K-PET çalışanı üyelerimiz bu gidişatın gerek istihdam, gerekse toplu sözleşme haklarının aleyhine olduğunun bilincindedir” ifadelerine yer verildi.
‘K-PET İHALESİ ÜLKEYE İHANET’: K-Pet’te son dönemde yaşanılan gelişmelerle ilgili yazılı açıklama yapan Kamu-Sen Genel Başkanı Mehmet Özkardaş da, “kâr eden ve stratejik önemi bulunan değerlerin kapalı kapılar arkasında bir bir peşkeş çekilmeye devam edildiğini” savundu. KTHY, DAK ve DAİ’nin ardından KIB-TEK, TÜK ve Kooperatif’in sırada beklediğini kaydeden Özkardaş, Kıbrıs Türk Petrolleri’nde ise “tam bir tiyatro oyunu oynandığını” öne sürdü. “Bayram öncesi çıkılan ve süresi çok kısa tutulan K-PET ihalesinde ilgili bakan yurt dışındayken düğmeye basılmasının gerçek mi, yoksa oyunun bir parçası mı olduğunun ilerleyen günlerde anlaşılacağını” kaydeden Özkardaş, “Bakan gerçekten devre dışı bırakılmışsa, artık o koltukta oturması hiç de etik olmaz” dedi. K-PET’in zarar etmediğini, stratejik öneme sahip olduğunu ifade eden Özkardaş, yaşananlardan sonra halkın zihninde soru işaretleri oluştuğunu ve hükümetin inandırıcılığının sıfıra indiğini kaydetti.
‘HALK İRADESİNİ GERİ İSTİYOR’: Özkardaş, şunları kaydetti: “Her yıl milyonlarca dolar kâr eden böylesi önemli bir kurumun el çabukluğuyla ve önceden planlanarak belli bir adrese yok pahasına teslim edilmesi ülkemize yapılan bir ihanettir. Yapılan bunca hıyaneti de ne yazık ki ülkeyi kurtarmak adına yaptıklarını yüzleri kızarmadan söyleyebiliyorlar. Yeter artık; halkın cebinden alıp yandaşlarınıza peşkeş çekmelerinize sabrımız kalmadı. Artık halk iradesini geri istiyor...”