ABD İran savaşında yol ayrımında

Orta Doğu’da yükselen gerilim, yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel siyasetin en önemli aktörlerini de yeni tercihlerle karşı karşıya bırakıyor.

Orta Doğu’da yükselen gerilim, yalnızca bölge ülkelerini değil, küresel siyasetin en önemli aktörlerini de yeni tercihlerle karşı karşıya bırakıyor.
Son dönemde ABD Başkanı Trump ile İsrail Başbakanı Netanyahu arasında yaşandığı öne sürülen görüş ayrılıkları, Washington’ın uzun yıllardır sürdürdüğü koşulsuz İsrail desteğinin yeniden sorgulanmasına yol açtı.
İsrail’in Gazze, Lübnan ve İran eksenindeki saldırgan politikaları bugüne kadar büyük ölçüde ABD’nin siyasi, askeri ve diplomatik desteği sayesinde sürdürülebildi.
Bu nedenle Washington, bölgede yaşanan insani ve siyasi krizlerin yalnızca izleyicisi değil, aynı zamanda en önemli ortaklarından biri olarak görülüyor. Ancak değişen uluslararası koşullar ve Amerikan iç siyasetindeki baskılar, Beyaz Saray’ın bu politikayı sürdürmesini her geçen gün daha maliyetli hale getiriyor.
Özellikle İran ile yaşanan gerilimlerin küresel enerji piyasalarına etkisi ve Hürmüz Boğazı’ndaki belirsizlik, Amerikan ekonomisi açısından da küresel ekonomi açısında da ciddi riskler oluşturuyor.
Enflasyon baskısı, enerji fiyatlarındaki dalgalanma ve yaklaşan seçim süreçleri, Trump yönetiminin dış politikada daha temkinli davranmasını zorunlu kılıyor. Amerikan kamuoyunda da savaşların ekonomik yüküne yönelik rahatsızlık giderek artıyor.
Bu noktada Trump ile Netanyahu arasındaki stratejik farklılık daha görünür hale geliyor. Netanyahu’nun bölgesel çatışmaları genişleterek siyasi pozisyonunu korumaya çalıştığı yönündeki değerlendirmeler güç kazanırken, Trump’ın ise daha kontrollü bir yaklaşım aradığı anlaşılıyor. Washington açısından artık temel soru, İsrail’in savaş politikalarına sınırsız destek vermenin Amerika’nın çıkarlarına hizmet edip etmediğidir.
Bugün ABD yönetimi kritik bir yol ayrımında bulunuyor. Ya Netanyahu’nun bölgesel gerilimi tırmandıran stratejisine destek vermeyi sürdürecek ya da diplomatik çözüm ve bölgesel uzlaşı için daha güçlü bir baskı kuracaktır.
Görünen o ki, artan ekonomik ve siyasi maliyetler Trump’ı ikinci seçeneğe her zamankinden daha fazla yaklaştırıyor. Çünkü savaşın büyümesi artık dünyanın tüm için karşılanması güç bir fatura çıkarıyor. Bizden söylemesi…
Bu haber 12 defa okunmuştur

:

:

:

: