Faiz yasası

Günümüzde bankaların uyguladığı faiz politikası kılıfı uydurulmuş kan emicilikten başka hiçbirşey değil.

Günümüzde bankaların uyguladığı faiz politikası kılıfı uydurulmuş kan emicilikten başka hiçbirşey değil.
Geçmişte bu konuyu görüştüğüm bazı banka yetkilileri, dostluğumuzdan yüz bularak şakayla karışık “enayiler olmazsa akıllılar fırsatçılık yapıp da köşeyi nasıl dönecekler” gibisinden laflar etmişlerdi.
Şakavari bir edayla söylenmiş olsa da, bu laflar memleketteki bankacılık zihniyetinin altında yatan mantığın göstergesiydi.
Elbette çalıştıkları bankaların maaşlı memurlarıydılar ve beğenmeseler de düzenin farkındaydılar, bir parçasıydılar.
Fakat mesele çalışanların olaya menfi veya müsbet bakış açıları değildir, mesele memleketteki bankacılık sistemi ve yapılan uygulamalardır ki çoğu zaman bu uygulamalar ne hukukla ne de insanlıkla zırnık bağdaşmamaktadır.
Günlerdir gazetelerde Universal Bank’ın kendisinden kredi alan ve sonradan faiz mağduru olanlara yaptığı yazılmakta, söylenmektedir.
Borçlunun borcuna karşılık ipotek altındaki malı satılıyor ve banka bu malı yok pahasına alıyor.

Bunun adı düpedüz fırsatçılıktır ve her ne kadar ülkedeki hukuk sistemi bunu engellemese de, yapılan hukuk ve insanlık dışıdır.
Sosyal hukuk devletinin yaptırımları öncelikle vatandaşını korumaya yönelik olmalıdır, sermaye babalarını değil...
Eğer bir vatandaşın ipotek altındaki malı borcundan dolayı satılacaksa, bu satış doğrudan doğruya Maliye Bakanlığı denetiminde ve yetkisi altında gerçekleştirilmelidir, ve mal kesinlikle bankaya satılmamalıdır, bankanın haricindeki, bankayla hiçbir ilgisi olmadığını ispatlayan şahıslara gerçek değeriyle satılmalıdır.
Aksi takdirde bu çarpık düzende bu şekilde iş yapan bankaların tümü kendilerinden kredi alanların hem cebindeki her kuruşu alacaklar, hem de mallarına el koyarak müşterilerini ikinci kez mağdur durumuna düşüreceklerdir.
Üstüne üstlük, soyup soğana çevirdikleri müşterilerinin el koydukları mallarını daha sonra gerçek değerinden satarak ikinci kez fahiş karlar elde edeceklerdir.
Hukuğun ve siyasetin adam gibi işlediği hiçbir devlette bankacılık sisteminde bu şekilde uygulama yapılamaz.

Bankalar bugüne kadar memleketteki hukuki ve siyasi boşluklardan yararlanarak resmen bir soygun düzeni yaratmışlar ve insan haklarını doğrudan suistimal etmişlerdir.
Devlet bugüne kadar faiz mağduru olup da mallarını kaybeden tüm vatandaşlarına sahip çıkmalı, borcuna karşılık fahiş ödemeler yapan insanların haklarını korumalı, bankaların fazladan ve haksız yere aldıklarını ellerinden geri almalı ve gerisin geriye vatandaşına iade etmelidir.

Bir daha da vatandaşının mağdur edilmemesi için gerekli yasaları ivedilikle geçirmelidir, hem de geriye dönük olarak...
Aman efendim, bankalar batacakmış...Bazı muhteremler bu konu her açıldığında huzursuz oluyorlar!
Batarsa batsın, vatandaş batıyor da vatandaşı batıran banka da batarsa ne olurmuş!!!
Bu konuda herkes haddini bilmelidir, vatandaşı yolunacak kaz olarak görenler de hesabını kitabını iyi yapmalıdır.

Üç kuruşluk kredi borcuna karşı milyonları çarpan bir bankacılık düzeninde hiçbir banka batmaz, ama vatandaş batar, ekonomik düzen de batar.
Üç kuruş krediye en fazla beş kuruş faiz alınmasını sağlayan ve orada durduran bir düzen olsa amenna diyelim...

Ama nerde, üç kuruş ver, geri alırken çarp çarpa bildiğin kadar.
Zaten memleketteki ekonomik sistemin bir türlü hayır etmemesinin altında yatan en belirgin sebeplerden bir tanesi de bankacılık sisteminde uygulanan çarpık politikalardır.
Diğer taraftan memleketin her köşesinde tefeciler türemiştir ve düpedüz mafyavari şekilde çalışmaktadırlar.

Devlet ve özellikle de yeni kurulan mali polis bunların üzerine gitmelidir ve bu çirkin iş ortadan kaldırılmalıdır, bugüne kadar ellerine geçirdiklerinin de hesabı sorulmalıdır.
Devlette nerden buldun yasası bir an önce çıkarılsa ve uygulamaya konsa, bu rezaletlerin sonu elbette gelecektir ama her ne halse, bu konudan “bu çarpık devlet sisteminde fırsatçılık yaparak avantasını götüren herkes” ürkmektedir.

Hadi bakalım UBP iktidarı, şu faiz rezaletine bir son ver ve yaptığın bunca yanlış iş içerisinde bir tane de doğru yapabileceğini ve öncelikli olarak sermaye babalarının menfaatlerini değil, toplumun menfaatlerini koruyabileceğini göster...

Bu haber 131 defa okunmuştur

:

:

:

: