Küçük, Türkiye’den Mart 2014’de gelecek suyun yan yana barış içinde yaşamak istedikleri Rumlar için de düşünüldüğünü, o nedenle bu suya “Barış Suyu” adını verdiklerini kaydetti
Merkezi Ankara’da bulunan Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği’nin “Ada Ekonomisi Sempozyumları” çerçevesinde düzenlediği “Tarım Sektörünün KKTC Ekonomisine Katkısı” başlıklı sempozyum bugün Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Konferans Salonu’nda yapıldı. Sempozyumun açılış konuşmaları Başbakan İrsen Küçük, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu ile Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Yönetim Kurul Başkanı Hikmet Eren tarafından yapıldı. Sempozyumda, üç farklı oturumda tarım sektörü ve sektörün KKTC ekonomisine katkıları farklı yönleriyle irdelenecek. Başbakan İrsen Küçük açılış konuşmasında, 1976’da çok partili seçimlerde oluşan ilk hükümetin tarım bakanı olduğunu ifade ederek, o tarihte tarımın ülkede lokomotif sektör olma kararının alındığını söyledi.
Küçük, tarımın her yönüyle tartışılacağı böyle bir sempozyumu düzenleyenlere teşekkür ederek, tarımın lokomotif sektör ilan edilmesinin ardından uzun yıllar 180 bin ton narenciye, 30 bin ton patatesle 40 bin baş canlı hayvan ihracatı yapıldığını anlatarak, iklim ve insan bilgisinin havancılığın iyi yapılmasına neden olduğunu belirtti. İrsen Küçük, tarımın önemli bir sektör olduğunu, Kıbrıs’ta ekonomiye tarih boycunca önemli katkı yaptığını, sömürge döneminde Ada’nın hayvan ihracatından birincilikleri olduğunu belirterek, “Bunun nedeni tarımın uzun yıllar ülke ekonomisinin lokomotifi olmasıdır” dedi.
Küçük, 1960 Kıbrıs Cumhuriyeti’nin Kıbrıslı Türklerin adadaki yüzde 30’luk toprağının üzerine kurulduğunu ifade ederek, 1983’de kurulan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC)’nin temelinde ağırlıklı olarak çiftçi ve hayvancının olduğunu hatırlattı.
“BARIŞ SUYU”: Başbakan İrsen Küçük, kendinin ilk Tarım Bakanı olduğu hükümette lokomotif sektör tarım olarak ilan edilirken, gelişmelere bağlı olarak turizm ve eğitimin birinci sektör olacağını bildiklerini, bugün de bu süreci yaşadıklarını söyledi. Küçük, gelişmelere bağlı olarak eğitim ve turizmin ekonominin lokomotifi olmasının doğal olduğunu ifade ederek, hükümetin hedefi olan 47 bin öğrencinin 40 bininin yabancı olduğunu ve bunların 9 ay ülkede üretilen tarım ürünlerini tükettiğini belirtti. Hükümetin aldığı önlemler nedeniyle turizmin 1974’ten sonra ilk kez bu kadar başarılı bir sezon geçirdiğini anlatan Küçük, ülkede tarım ve hayvancılığın bundan sonraki yıllarda da ufkunun açık olacağını söyledi. “Biz hayvancılıkta başarılıyız” diyen Küçük, Türkiye’den Mart 2014’de gelecek suyun yan yana barış içinde yaşamak istedikleri Rumlar için de düşünüldüğünü, o nedenle bu suya “Barış Suyu” adını verdiklerini kaydetti. Küçük, yılda 75 milyon metre küp suyun 35 bininin içme ve kullanımda kullanılacağını, bu yönüyle suyun gelişinin tarihsel bir dönüm noktası olduğunu anlatarak, geriye kalan 40 milyon metre küp suyun tarımda kullanılmasıyla halen 90 bin dönüm olan sulu tarım arazisine 100 bin dönümün daha eklenmesi anlamına geldiğini söyledi. Küçük, istemeleri halinde Türkiye’den gelecek suyun Güney Kıbrıs’a da verileceğini belirterek, talep üzerine elektrik verilmesini örnek gösterdi. Türkiye’den gelecek suya hayvan yemi üretiminde kullanılacak 10 milyon metre küp arıtılmış suyun da eklenmesiyle ülkenin çehresinin değişeceğini anlatan Küçük, gelecek suyun kullanımıyla Güzelyurt aküferindeki tuzlanmanın da duracağını belirtti.
“DÜNYA GENELİNDE TARIM POLİTİKALARI GELİŞTİRİLDİ”: Tarım ve Doğal Kaynaklar Bakanı Ali Çetin Amcaoğlu ise konuşmasında, olası açlık tehlikesi nedeniyle dünya genelinde tarımsal üretime ihtiyacın her geçen gün arttığına işaret ederek, dünya genelinde tarım politikaları geliştirildiğine işaret etti. Amcaoğlu, hükümetin göreve geldiği günden itibaren tarıma özel önem verdiğini, tarımla ilgili tüm projelere eski bir tarım bakanı olan Başbakan Küçük’ün sıcak baktığını ve gerekli kaynağı yarattığını anlatarak, KKTC’nin bu yönüyle şanslı olduğunu söyledi. Amcaoğlu, tarımsal alana verilen desteğin sürekli artığını ifade ederek, bu konuda görev alan herkesin daha fazla çalışmasının kaçınılmaz olduğunu kaydetti. Ali Çetin Amcaoğlu, Türkiye’den 2014 mart itibarıyla gelecek suyun kullanımı konusunda 7 Temmuz 2011’den itibaren planlana faaliyetlerini başlattıklarını, bu çerçevede neyin nerede ne kadar üretileceğinin tespitinin yapıldığını, yapılmaya devam ettiğini söyledi.
Amcaoğlu, su projesinin gerçekleşmesinin ülke tarımı ve hayvancılığı, dolayısıyla ekonomisi için önemli bir gelişme olduğunu anlatarak, Türkiye’den gelen suyun Barış Suyu olması dileğinde bulundu.
“ORGANİK TARIM RAHATLIKLA YAPILABİLİR”: Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği Yönetim Kurul Başkanı Hikmet Eren de, merkezi Ankara’da bulunan Avrasya Ekonomik İlişkiler Derneği’nin düzenlediği etkinliğini Türkiye’den gelecek su öncesinde önemli olduğunu söyledi. Eren, KKTC’nin yüzde 57’sinin tarıma elverişli alan olduğunu, buraların sulanmasıyla kirlenmemiş bu topraklarda organik tarımın rahatlıkla yapılabileceğini belirtti. Eren, sempozyumda çıkan sonuçların herhangi bir kurum tarafından uygulanmasının söz konusu olmayacağını, bu sonuçların ilerde yapılacak uluslararası çalışmalara kaynak oluşturacağını kaydetti. Türkiye’den mart 2014’de gelecek suyun ülkedeki tarım ve hayvancılığa maddi-manevi katkı yapacağını ifade eden Eren, bu konunun şimdiden planlanmasının önemli olduğunu belirterek, sempozyumun düzenlenmesine katkı yapan herkese teşekkür etti. Sempozyumun “Bilimsel Üretim Süreci ve KKT Ekonomisi” iki ayrı oturumda; “Hayvansal Üretim Süreci ve Tarıma Dayalı Sanayi” ise bir oturumda tartışılacak.