Birleşmiş Milletlerden sonra en büyük ikinci uluslararası teşkilat olan İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri (İİT) Ekmeleddin İhsanoğlu, şiddetin giderek arttığı Suriye’de hadiselerin gidişatını tahmin etmek zor olsa da çözüm için üç ana alternatif olduğunu düşünüyor.
Birleşmiş Milletlerden sonra en büyük ikinci uluslararası teşkilat olan İslam İşbirliği Teşkilatı Genel Sekreteri (İİT) Ekmeleddin İhsanoğlu, şiddetin giderek arttığı Suriye’de hadiselerin gidişatını tahmin etmek zor olsa da çözüm için üç ana alternatif olduğunu düşünüyor. 57 İslam ülkesinin üye olduğu teşkilatın genel sekreteri, bu üç ana alternatifi ise “ekonomik ambargo, muhalefetle işbirliğinin arttırılması ve rejimin kendi içinde muhasebe ve muhakemeye gitmesi” olarak görüyor. Müslüman dünyasının Orta Doğu’da daha etkili ve daha organize olması için çalıştıklarını; ancak 57 üyeli teşkilatı ince çizgilerde buluşturmanın her zaman mümkün olmadığını belirten İhsanoğlu, “Ama asgari noktada önemli bir yerde olduğunu düşünüyoruz.” diye ekliyor.
Tarihi bir ziyaret gerçekleştirdiği Avustralya’da Türk basın mensuplarının sorularını cevaplayan İİT Genel Sekreteri Ekmeleddin İhsanoğlu, Suriye konusunda Kasım ayında İİT icra komitesini bakanlar seviyesinde topladıklarını hatırlatıyor. Çok sayıda bakanın katıldığı toplantından güçlü bir mesaj çıktığını vurgulayan İhsanoğlu, “Hem rejime karşı sert tepki, hem de Arap Birliği’nin almış olduğu kararı destekledik. Ve ayrıca insani yardım göndermek için ortak karar aldık. Bunu büyük ölçüde de başardık sanıyorum.” şeklinde kaydediyor.
Türkiye ile paralel bir dış politika izleyen Avustralya’ya ziyaretindeki görüşmelerinde Suriye konusunun da gündeme geldiğini aktaran İhsanoğlu, “Avustralya, Orta Doğu’da Türkiye ile paralel politika izliyor. Geçen sene Libya da ortak adım atmıştık. Dışişleri Bakanı Kevin Rudd ile BM kararından önce istişarelerde bulunduk. Suriye için de aynı istişareleri devam ettiriyoruz. Bu ortak kararlar, uluslararası tavırların belirlenmesinde etkili oluyor. Müşterek kararlar almak daha kolay oluyor. Bu nedenle Suriye konusunda da ortak iş birliği tavrımız devam edecek.” diye konuşuyor.
TEMENNİMİZ ASKERİ MÜDAHALE OLMAMASI
Libya konusunda İİT’nin ilk adımı attığını ve ilk kınama ile uluslararası açıklamanın İİT tarafından yapıldığının altını çizen İhsanoğlu, şöyle devam ediyor: “Suriye konusunda da aynı şekilde biz bu adımı attık. Ben Suriye Devlet Başkanı’na bir özel temsilciyle mesaj yolladım. Kanın dökülmesiyle ilgili endişelerimizi ifade ettim. Askeri harekâtın durdurulması çağrısında bulundum. Muhalefetle oturup konuşmasını ve Anayasal konularda adım atmasıyla ilgili görüşlerimizi beyan ettik. Maalesef Suriye yönetimi bu konuda adım atmadı. Muhalefet daha fazla silahlanmaya başladı. Neredeyse ülke iç savaşa dönüştü.”
Böyle bir tablo karşısında uluslararası siyasetin de “acziyet içinde” olduğunu ifade eden Ekmeleddin İhsanoğlu, “BM Güvenlik Konseyi’nin müdahale yetkisi olmasına rağmen, Çin ve Rusya’nın veto kararı, uluslararası karar mekanizmasının elini kolu bağlamıştır. Ve adım atmayı kilitlemiştir. Bunu aşmak için hep beraber çalışıyoruz. Bizim temennimiz askeri müdahalenin olmaması. Çünkü askeri müdahale olduğu takdirde bu ateş, her tarafa sıçrayabilir. Ve Suriye içindeki iç savaş daha ileri boyuta geçebilir.” uyarısında bulunuyor.