ZAMANLAMA YANLIŞTI

Din Görevlileri Sendikası (Din Gör-Sen) Başkanı Mehmet Dere, Star Kıbrıs’ın sorularını yanıtladı.

Emre DİNER

Din Görevlileri Sendikası (Din Gör-Sen) Başkanı Mehmet Dere, Star Kıbrıs’ın sorularını yanıtladı. Din Görevlilerinin geçen hafta Başbakanlık önünde yaptığı ve her Çarşambasaat 10.00’da tekrarlayacağını duyurduğu, sarıklı-cübbeli eylemlerin haklı gerekçelere dayandığını belirten Dere zamanlama ve eylemin şekli konusunda fikir ayrılıkları olduğu için meslektaşlarının yanında olamadıklarını belirtti.

Görevlilerinizin ne gibi sorunları vardı ki sarıklı-cübbeli bir eyleme gidildi?

Eylem konusuna gelmeden önce, mevcut durumu ortaya koymak ve mevcut sistemin nerelerde tıkandığını belirlemekte fayda var. Mevcut sistem kısaca şu: Vakıflar Genel Müdürlüğü ve Din İşleri Dairesi var. Bu iki kurumun bağlı olduğu her hükümet değiştiğinde değişen ve yedi kişiden oluşan bir Yönetim Kurulu var. Din İşleri Dairesi bu Yönetim Kurulunda temsil edilmiyor. Ayrıca, Din İşleri Başkanı bir Cami’den öteki Camiye kendi görevlisini bu yönetim kurulunun onayı olmadan gönderemiyor. 93 yılında çıkarılan bir yasa. 40 kişilik bir kadro mevcut. 185 Camimiz var. 242 görevlimiz var. 220’den fazla meslektaşımız sözleşmeli yada geçici sözleşmeli çalışıyor onlarca yıldır. Sözleşme deyince yanıltmasın sizi. Hiçbir neden gösterilmeksizin işinize son verilebilir yazsısından ibaret bir sözleşme. Tablo bu. Bu tablonun mimarı kim diye sorgulamaktan çok bu yapıyı değiştirelim diyoruz yıllardır. Daha net bir ifadeyle mevcut yasamızla, bu ülkeye sağlıklı bir din hizmeti vermek mümkün değil. Din İşleri Dairesinde yanlış bir dizayn söz konusu. Yeni yasa taslağımız hazır. Bu yasa taslağımızda halkımızın şikâyet, istek ve beklentileri karşılık buluyor. Öngörülen model, milletimizin talep ve beklentilerine dayanıyor. Özetle eyleme gitmek için Yeni Yasa talebimizin karşılanmaması bile tek başına yeterli bir nedendir.

Görüşmeler neticesiz kalırsa, tavrınız ne olacak?

Bizde eyleme gideriz.

Madem öyle eyleme neden destek vermediniz, neden katılmadınız? Neden meslektaşlarınız eyleme gitmeden bir gün önce Başbakanlıkta görüştünüz? Böyle bölünmüşlük görüntüsü vermeniz, yapılan eylemin etkisini azaltmaz mı?

Sondan başlayım sorularınızı cevaplamaya. Hayır, eylemin etkisini azaltmaz. Aksine diyalog yollarının açık olması daha çabuk sonuç almamızı sağlar. Bölünmüşlük görüntüsü ’de söz konusu olamaz. Bizler farklı Sendikal kuruluşlarız. Kaldı ki biz hiçbir üyemize eyleme katılmayın demedik. Çok önceden, eylem fikri ortada yokken planlanmış bir görüşmeydi. Ülkemizin Başbakanı konuya samimiyetle eğildi. Başbakanlıktan taleplerimizin incelenmesi için 3-5 haftalık bir zamana ihtiyaç olduğu, bu süreçte birlikte çalışalım şeklinde bir talep oldu. Biz bu talebi samimi bulduk ve uygun gördük. Durum bundan ibaret.

Özkardaş,Yönetim Kurulu Başkanı Işılay Arkan’ın baskı ve tehdit yoluna başvurduğu iddiasına ne diyorsunuz?

Demokrasiyi benimsemiş bir halkız. Demokrasi, genel anlamda özgürlüklere ve özgürce tercih edebilme hakkınınınteminini hedefleyen sistemdir. Özgürlüklerimizin farkında olursak ve özgürce tercih etme yeteneğimizi geliştirebilirsek, demokrasi kültürünü bu sayede oluşturabiliriz. Bu açıdan baktığımızda Sayın Arkan’ın demokrasi kültürünün oluşmasını engelleyecek, tehdit algılanabilecek, görevlileri baskı altına almaya yönelik her türlü girişimden uzak durması lazımdır. Yasaların verdiği eylem yapma hakkını almaya çalışırsanız, o zaman baskıcı bir anlayış ortaya çıkar. Bu kabul edilemez. Görevlilerin defalarca verdiği verdiği belgeler tekrar talep ediliyor. Talepte kullanılan dilde kabul edilemez. Ayrımcı, ötekileştirici, itici psikolojik şiddet içerikli bir dil. Bu durumu derhal düzeltirler, Yönetim Kurulunun ilgili kararını iptal ederler diye bekliyoruz.

Emekli çalışanlarınız varmı? Yönetim Kurulunun eyleme katıldılar gerekçesiyle bunları durdurmaya yönelik girişimi var mı? Sizce görevden durdurulmaları gerekir mi?

Evet. 5-6 emekli görevlimiz var. Emeklilerin görevden durdurulmasına yönelik öyle bir düşünce,girişim yıllardır var. Yeni bir şey değil. Sendika olarak hiçbir çalışanımızın işten durdurulmasını savunmamız mümkün değil. Yasal bir engel varsa çalışmalarına,durdurulmalarına da itirazımız olmaz. Şahsi düşüncem emekli olan arkadaşların çalıştırlmaması yönünde. Bir yanda işsiz genç kardeşim,diğer yanda emekli olmuş, emekli maaşı çeken insan. Hak ve hukuk meselesi. Kardeşlik Hukukunu işledik Kutlu Doğum Haftasında bu yıl. İşte kardeşlik hukuku bu. Bu hukuka uygun davranmak lazım. Millet olarak, savaşta bile kendi içeceği suyu, yanındaki arkadaşına ikram etmeye çalışan bir kültürün mensuplarıyız. Hepsini ben alıyım dememek lazım. Bu bir din adamına yakışır davranış olmaz.

Din İşleri Başkanlığı’nın gidişatı nasıl? Beklediğiniz istikamette mi ilerliyor Din İşleri Başkanlığı?

1571’de kurulan ancak, 25 yılı aşkın bir süre vekaleten yönetilmiş, son beş yılda 5 başkan değişmiş bir kurumdan söz ediyoruz. Her şeyden önce hırpalanmış,örselenmiş, ihmal edilmiş bir kurumdan söz ediyoruz. Şu anki Başkan, Talip Atalay’ın Kurumsal Kimliğin oluşması için büyük uğraş verdiğini, bu uğraşlar neticesinde katedilen mesafeyi heyecanla takip ediyoruz. Bugün Din İşleri Dairesi Dijital arşivleme sistemine geçmiştir. Araçlarımızla, bölge sorumlularımızla, hizmet içi eğitim çalışmalarıyla farklı ve ileri bir noktadayız. Din Görevlileri, bu dairede bir şeyler yapılabileceğini görmüştür. Ölçülebilir bir kalitenin yakalanması için TSE ile yapılan anlaşma kapsamında bu pazartesi çalşıtayımız başlıyor. İlk kez yaz okulları için kitap basıldı. Kısaca, Sayın Başkan bu istikamette gittiği sürece destek vereceğiz. Bu açık çek değil tabi.Kurumu geriye götürmeye yönelik bir girişim görürsek, buna engel olmak için yasal her türlü engeli çıkarırız karşısına. Şu an doğru yolda, istediğimiz gibi ilerliyor.

İmam Hatip-İlahiyat- Külliye tartışmalarının neresindesiniz? İçinde mi dışında mı?

İmam Hatip-İlahiyat- Külliye gibi tartışmalar doğrudan muhatabı olduğumuz tartışmalar değil. Desteklediğimiz, olmasından mutluluk duyacağımız gelişmeler. İmam Hatip konusu Milli Eğitim Bakanlığımızın tasarrufu. Sayın Bakanımız Kemal Dürüst’e bu vesile ile teşekkür etmek isterim. Doğru olduğuna inandığı şeyi yapan insanlar, geleceğimize imza atan insanlardır aynı zamanda. Bu konuda diyeceklerim bu kadar.

Son sorum. 26 Mayısta Genel Kurulunuz var. Başkanlığa aday mısınız?

Hayır değilim. Ama arkadaşlarım bir dönem daha yapmam için ısrar ediyor. Kararım değişirmi bilmiyorum. Koltuğa yapışmamak lazım diye düşünüyorum.
Bu haber 440 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER