‘KIBRIS TÜRKÜ NEREDEN GELDİĞİNİ BİLECEK’

Gündemdeki konu başlıklarının tartışıldığı Hasan Hastürerle Bugün Programı’na, UBP Güzelyurt Milletvekili Ahmet Çaluda konuk oldu.

Gündemdeki konu başlıklarının tartışıldığı Hasan Hastürerle Bugün Programı’na, UBP Güzelyurt Milletvekili Ahmet Çaluda konuk oldu. Güzelyurt’un ekonomik olarak çok parlak bir durumda olmadığını ve belirsizlik içinde kaldığını söyleyen Çaluda, bu belirsizlikte yaşamanın kolay olmadığını kaydetti. Tarihe bakıldığında en iyi zamanın ve bütün yatırımların UBP döneminde olduğunu sözlerine ekleyen Çaluda, “Kıbrıs Türkü de nereden geldiğini bilecek” dedi. İşte Hasan Hastürer’le Bugün Programı’ndan öne çıkan başlıklar şu şekilde;

Ahmet Çaluda hayat yolculuğunu özetlese nereden başlar?

Aslen Gökağaç köyünde dünyaya geldim. Afrodit’in üzerinde Baf-Limasol arasında kalmış bir köydür. Mandıramız vardı, çoban çocuğuyuz. Dağ keçilerimiz vardı.

Kaç yaşında keçilerin peşinden koştunuz?

Çok küçük yaştan beri bir hasretlik vardı hayvan hasretliği. Ata, eşeğe binmek için. Dedemin atı vardı. Öyle böyle 74 sonrası buraya geldik. Bundan evvelde 6 ay çadır hayatımız oldu o köylerin insanları olarak. Tarihi bir görev yaptık. O zor şartlarda insanların her şeyini kaybedip fakiri zengini aynı çadırda, aynı yemekleri yemesi önemli bir duyguydu

Ondan sonra Adana’ya mı geldiniz?

İlk uçakla Adana’ya. Sonra da Mersin’den gemiyle geldik.

Çalışma hayatına ne zaman başladınız?

Hayvancılıkla başladık. Sonra fıstık satarak piyasaya çıktık. Sinemada fıstık satardık.Berber çıraklığı yapardık. Çok zor şartlar geçirdik. Hiç hırsım olmadı birinci olmak için. Ama hep güçlü olmak istedim. Ben bugün her şeyi kendimiz, kendi gayretlerimizle ve kimseyi dolandırmadan bugünlere geldik.


Kaç yaşında siyasete atıldınız?

Hep siyaset yaptım ben aynı partide. UBP’de Hakkı Bey genel sekreterdi. Daha sonra eğitim bakanı oldu. Bana çok katkıları olan bu insanlardır. Hiç unutmayacağım isimler. Siyasette ve ticarette acırsan acınacak duruma düşersin.

İlk Yeşilyurt’ta örgüt başkanlığıyla mı başladınız? Ya Sendikacılık?

Evet ilk Yeşilyurt’ta başladım. Ondan sonra UBP’nin her kademesinde her seçimde aktif görev aldım. Ben Telefon Dairesinde görev yaparken, Derviş Kudret seni sendikaya yazdık dedi. Ben de o dönem sendikaları kapatın derdim. Ama girdikten sonra çok 94’te genel kurul oldu baktık bu bildiğin siyasettir. Aynı siyaset gibiydi. O şekilde başladık.

Önce hangi sendika?

Kamu-İş. Hep Kamu-İş’teydim. Önce Genel Sekreter oldum ardından kısa bir süre sonra Genel Başkan.

Sendikacılık mı, politika mı?

Eşittir ikisi de. Ama sendikacılıkta hem istiyorsun, parlamentoda milletvekili olursan hep vermek durumundasın. Sendikacılık yaparken insanın hedefi, ideali olmalıdır ki güzel yapasın. Ben particiydim ama sendikacılıkta hiç o şapkayı kullanmadım. Siyasi görüşüm farklı olan arkadaşlarımla sendikada hep diyaloglarım çok iyi oldu. Meslekte hiç taviz vermedim. Sadece biz aynı zamanda sendikacılıkta diyalogdan hiç kopmadık. En çok kavga ettiğim hükümetlerle bile diyalogdan kaçmadık. Küsmedim, köprüleri atmadım.

Partiler hiçbir zaman gerçek anlamda sendikacılığa sempatik bakmadılar mı?

İnsan özelde üyesine genelde halkın üyesidir sendikacılıkta. Üyemden gelen her kuruş aidat üyeme hizmet olarak geri dönmüştür. Çünkü yaptıklarım aynadır ve bakabilirler. Bugün kamuda çalışanlar dahi sendikalı değil. Biz her eylemi, her sosyal faaliyeti yerine getirdik. En çok eylemi UBP’de yaptk.

Politikaya karar verdiniz, aday oldunuz.Siz mi istediniz birileri mi istedi?

İçinde var ki birileri seni politikaya çağırır. Örgütsel ve partisel de teşvikler olmuştur.

UBP’nin 2009’dan bu yana 3 bin küsür istihdam yaptığı söyleniyor doğru mu?

O kadar değil. Yaklaşık bini geçti. Polisi var, hemşiresi var, sivil hizmetleri var.

Bir gün telefonunuz kaç kez çalar?
Günde 150 desem azdır.

150 kişi ne ister?
Özet olarak bana gelen konular ilçeme göre.



Sabah kaçta başlar çalmaya?
Seçmen hesap sorar telefonum kapalıysa. Direk neden cevap vermedin diye sorarlar. Uzak yol, yatırımlardan uzak, sanayisi yok, narenciye var sadece. Lefke Avrupa Üniversitemiz faaliyette ama yeterli değil. Dolayısıyla bizim ilçemiz ekonomik olarak pek parlak değildir. Yıllarca hiç inşaat olmadı. Çünkü belirsizlik. Belirsizlik insanın en önemli şeyi. Düşünün ki kansersiniz öleceksiniz hiçbir şey yapmak istemezsiniz. Güzelyurt’u o halde getirdiler. Biri çakıl taşı vermeyiz dedi, diğeri Annan Planı getirilecek buna rağmen evet denildi hiçbir şey olmazdı. Bu belirsizlikte pek kolay değildir yaşamak.

Pekii ne yaptınız Güzelyurt için?

Tarihe baktığınız zaman en iyisini, bütün yatırımları UBP döneminde yaşadı bu halk. Önceki yapılan projeleri hatırlıyorum. Bu ülkede daha yeni kurulan bir devletti yolumuz bile yoktu. Köyümde elektrik yoktu.Kıbrıs Türkü de bilecek nereden geldiğiniz. Bana derler üniversite mezunu değilsin. O günün şartlarında gidemediysem ne yapayım? Ama ben iddia ederim bugün çıksın biri desin ki ben bitirdim geldim yarışalım kendisiyle. Bugün adamlar okulu bitirir lisan yok ağzında. Ben dünyada insanların hangi şartlarda yaşadığını çok iyi biliyorum.

Bakan olmak ister misiniz?

Tabii ki insanın içinde var ama ben bakan olayım da nasıl olursam olayım diye düşünmedim. Bakanlık verilir alınmaz. Başbakan’ın takdiridir. Herkesin içinde bir ukte var ve olmak ister.

Çalışma Bakanı olmak ister misiniz?

Meslekten geldiğim için isterim. Ama bugün istedim küstüm kırıldım başkası aldım değildir konu.

Bakanlığı beceremeyen var mı?
Herkes ayrı bir değerdir. Herkes başarılıdır. Halk onu seçim günü değerlendirecek. Jokerimiz bir tanedir Genel Başkanımız. Doğru olmayanı gördüğü zaman değiştirecektir.

Kaç Genel Başkan yaşadınız?

İlk Derviş Beyle başladım. Sonra Hüseyin Özgürgün geldi. Ardından Tahsin Bey geldi. Daha sonra tekrar Derviş bey ve onun arından İrsen Bey geldi. Ben her zaman görevimi yaptım. Kendimden büyük işlere bulaşmadım, haddimi bildim.


Nedir büyük işler mesela?

Gidip mesela Dışişleri Bakanı, Eğitim Bakanı olayım demedim. Herkes sürebileceği arabaya binsin. Süremeyeceği arabaya binenlerin avantacı olması lazım. İlçe başkanlığı yaparım zordur ama çok hoşuma gider. Önemli olan zor olanı yapmak. Aile içi isyanlar var, bütün dengeleri kurmak zorundasınız ilçe başkanlığında. Müdürler müsteşarlara çok kızarım. Otururlar koltuğa. Oturduktan sonra Allaha kurşun sıkarlar. Ben her seçime girdiğim zaman kazanmış gibi çalışırım ama kaybedersek de kaybederiz bu anadan miras değil.

İlk seçildikten sonra Meclise oturdunuz ne geçti aklınızdan?

O ilk günden bir şey anlamadık zaten. Şimdi anlamaya başladık. Meclis en yüce olan. Fiili olarak en güçlü de icranın başıdır.

Kıbrıs Türkü’nü ne bekliyor?

Kıbrıs Türkü artık kalıcı çözümü bekliyor. Kıbrıs’ta bana kalırsa çözüm oldu. Halkın beklentisi dünyada çözüm olacak, barış olacak, Annan Planı’nda neler söylendi, her şey güzel olacak denildi. Annan Planı’na evet diyerek kandırıldık. Büyük vaatler verildi, ne oldu? 74’te her iki tarafa da barış geldi. Bu memlekete huzur ve barış iki tarafa da gelmiştir. Sıcak çatışma yoktur dolayısıyla huzur vardır.



Gündem akıp gidiyor, hayatı durduramazsınız. Akan suyu durdurmaya kalkarsanız sorun yaşanır. Zaten durdurmaya da gerek yok. Yani akan su mundar olmaz derler eskiler, yani kirlenmez. Demek ki aslolan pozitif harekettir. Nerede hareket, orada bereket. Bütün mesele hareketle bereketin koordinasyonunu sağlayabilmek. Düşünebiliyor musunuz Aziz Kent, Dillirga’da küçücük köyde başlayan bir yolculuk sonrasında madende çalışıyor, sendikacılık yapıyor. Poli’de 58 yıllarında Türk Mukavement Teşkilatı’nın örgütlenmesi yıllarını yaşıyor. Önce Rumlarla savaştı Celebrity otel için sonra da Londra’da savaşan insan 78 yaşında bütün enerjisini toplayarak mücadeleye devam etti. Baktım ki, hayatı film olacak bir insan. Başımızı çarpa çarpa iyiyi ve güzeli bulacağız. Eğer ders çıkarmasını bilirsek yanlışlar da azalacak. 1960 yılından başlayarak siyasetimize baktığımız zaman doktorların sayısı hep fazla oldu. Bizim Meclisimize de baktığımızda doktorlar hep fazladır. Yasama organı olmasına rağmen hukuk dünyasından isimler azdır. Ben sendikaları, dernekleri siyasi mektebi gibi görüyorum. Bu çerçevede UBP Güzelyurt Milletvekili Ahmet Çaluda ile sohbetimizi gerçekleştirdik…

Bu haber 14 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER