Mihrişah SAFA
Eroğlu, Kuzey Kıbrıs Dayanışma Derneğinin Londra’da düzenlediği halkla buluşma toplantısında önemli mesajlar verdi
Londra’yı ziyaret eden KKTC Cumhurbaşkanı Dr. Derviş Eroğlu, Kuzey Kıbrıs Dayanışma Derneğinin düzenlediği halkla buluşma toplantısında soydaşlarına hitaben konuşarak, adayla ilgili önemli mesajlar verdi.
Eşi Meral Eroğlu, müsteşarı Hasan Güngör, Özel Kalem Müdürü Göktürk Ötüken ile Londra’da bulunan Cumhurbaşkanı , iki yıl aradan sonra geldiği Londra’da Wood Green’deki Grand Palace salonunda 400’ü aşkın konuğa yaptığı konuşmada, adadaki görüşmelerle ilgili olarak, “ Eksik olan bir şey vardır. O da niyet.. Rumların bu şartlar altında, bu tabloyla barış anlaşmasına imza koymaz” diyerek, “ 40 – 50 yıl daha bizi müzakere masasında tutacaklarını sanıyorlarsa aldanırlar” diyerek, son noktayı koydu.
Kıbrıslı Türklerin, Rumların Annan Planına “ Hayır” deyişini aslında çok iyi kullanabilecekken, yapamadığına değinen Cumhurbaşkanı Eroğlu, “ Bu oylamadan sonra yeniden müzarekerelerin başlaması hataydı. Annan planına hayır diyen Rum’un anlaşmazlığı olarak bunu alabilirdik. Biz bu fırsatı kullanamadık” dedi.
Rumların, 1 Temmuz’da Avrupa Birliği Başkanlığını almalarına sayılı günler kaldığını vurgulayan Eroğlu, “ 1 Temmuza kadar anlaşma olursa olur, olmazsa olmaz. 1 Temmuzdan sonraki görüşmelerden sonuç alınması hayal bile edilemez” yorumunda bulundu.
“UZLAŞMAZLIĞIN MAĞDURU BİZİZ”
Kuzey Londra’da daha önce 2010 yılında Başbakan iken vatandaşlarla biraraya gelen Eroğlu, bu kez ilk defa Cumhurbaşkanı olarak Londra’ya geldi. T.C Londra Başkonsolosu Ahmet Demirok, KKTC Londra temsilcisi Oya Tuncalı ve eşi İhsan Tuncalı, diplomatlar, İngiltere Kıbrıs Türk Dernekleri Başkanı Ahmet Baştürk, Londra’da kurulu sivil toplum kuruluşları başkan ve yöneticileri, işadamları, akademisyen, 500’e yakın konuğun katıldığı toplantıyı LTR’den Mustafa Güllü yönetti.
Cumhurbaşkanı olarak Londra’ya Kuzey Kıbrıs Dayanışma Derneği Dayanışma Gecesine katılmaktan büyük mutluluk duyduğunu kaydeden Cumhurbaşkanı, salonu tıklım tıklım dolduran konuklara 1,5 saati aşkın konuştu. KKTC denince akla hep sorunların geldiğini, dünyanın kendilerini ne yazık ki anlayamadığını söyleyen Eroğlu, adadaki olayların kısa bir tarihçesini verdi.1983 yılında KKTC’nin kurulmasından sonra ekonomik faaliyeti başlattıklarını, bir zamanlar muhalefetin karşı çıktığı üniversitelerin 7 olduğunu, 8’incisinin geldiğini,1974’de bin olan yatak sayısının bugün 5 yıldızlı otelleriyle 20 bine çıktığını vurgulayan Cumhurbaşkanı, “ Rumlar hep zamana oynadılar. Zaman onların aleyhine değildi. Rumların Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyinde 3 abisi var. Rusya, Fransa ve Çin.. Uzlaşmazlığın nağduru bizi. Rumlar ucu açık masaya gelirse, dünya bize ambargo uygulamaya devam ettikçe müzakere olmaz.. “ dedi.
Vatandaşlarının “ Biz kaç sene bekleyeceğiz “ diye sorduğuna işaret eden Cumhurbaşkanı şöyle devam etti;
“- Adadaki resmi devletin sahipleri Rumlar.. 1 Temmuz’da AB başkanlığını alıyorlar. Ekonomik tüm yardımlardan yararlanıyorlar. Bu şartlar altında masaya anlaşma niyetiyle oturur mu ? Ancak 40-50 yıl daha bizi müzakere masasında tutacaklarını sanıyorlarsa aldanırlar. Bu tabloyla Rumlar anlaşmaya imza koymazlar. Rumları bir anlaşmaya motive etmemiz lazım. Eksik olan birşey vardır, o da niyet.. Nasıl olursa olsun, çözüm olsun düşüncesinde olmadım. Türkiye’Nin garantisi bizim için şart.. Kırmızı çizgilerimize uyulması lazım.. Ben Rum Lideri Hristofyas’a “harita” konuşmam dedim.. Haritayı sadece 3 garantör ülke ve bizim katılacağımız 5’li zirvede konuşacağımı söyledim. Rumlarla kendi kriterlerimizi görüşürüm.. Ben cumhurbaşkanı olduğumda, barıştan yana değil , anlaşma istemiyor denildi.. Ancak geldiğim ilk gün B.M Genel Sekreteri Ban ki Moon’a yazarak, bırakılan yerden görüşmelere başlayacağımı bildirdim. 5’li zirve istedim. Zaman zaman bazı üçlü zirveleri renklendirelim dedim, New York, Cenevre ve Green Tree’de 5 zirve yaptık. Biz esnek davranarak, Green Tree’de al-ver’e başlamamız gerekiyor dedik, bir anlaşmayla sonuçlandırmak istedik. Rumlar karşı tutumlarıyla herşeyen karşı çıkıp, “ hayır “ dediler. “
İngiltere’de İngiliz resmi rakamlarının verilerine göre 300 bin Kıbrıslı Türkün yaşadığını belirten Eroğlu, “birlik beraberlik içinde olun. Sayınız önemli bir güç.” Dedi.
Görüşmelerin 1 Temmuz gölgesinde nereye gideceğine de değinen Cumhurbaşkanı, “ güven artırıcı komitelerin çalıştığını, güneyde yeni cumhurbaşkanı seçildikten sonra ona göre hareket edeceklerini, şimdiden yorum yapmanın güç olduğunu” kaydetti.
“KTHY KONUSUNU HÜKÜMETE AKTARACAĞIM”
Soru cevap bölümünde, KTHY ‘nın iflasıyla ilgili birkaç soru yöneltilen Cumhurbaşkanına, 4500 kişinin mağdur duruma düştüğü , özellikle Alevi Kültür Merkezi üyelerinin çok zarar gördüğü bildirildi. Eroğlu, bunları Hükümete ileteceklerini, Alevi yurttaşların KKTC’de de bulunduğunu ve çok iyi ilişkiler içinde olduklarını ifade etti.
Müzakereler sonuçlanmadığı takdirde, B planı olup olmadığı sorusuna ise Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, “ Ben KKTC’ye inandığım iin oy verdim. Kıbrıs Türk halkı beni müzakere masasına çöz diye gönderdi. B.M parametreleri vardır. Ben Annan planının maddesine göre hareket ediyorum. Rumlar hayir dediğine göre bence bu plan geçerli değildir. Biz 2 toplumlu, 2 bölgeli devlet istiyoruz. Rumların 6 lideri bugüne kadar bunu reddetti. Her işin alternatifi olur. Bizim alternatifimiz KKTC’dir.. Rumlar bizi alternatifsiz olarak dünyaya göstermek istiyor. Müzakereler ucu açık devam edemez. “
Bir başka soruda ise KKTC’de kaç Kıbrıslı Türkün yaşadığı sorusuna Cumhurbaşkanı, “ KKTC bir devlettir. Türkiye’den göçmen kabul etmiştir. Vatandaşlığımızı alanlar da anayasamızın koruması altındadır. Türkiye’den gelenler evlenmiş, çocukları olmuş, torunları olmuş, şimdi onlar evlenmeye başlamıştır. Ben ancak 1974’den sonra ilk gelenlerin sayısını bilebilirim. Sonra evlenip, vatandaşımız olan, onların çocuklarını bilemem. “ yanıtını verdi.
Konuşmalardan sonra Cumhurbaşkanı Derviş Eroğlu, 45 Kıbrıslı Türk dernek temsilcisi ile yemek yedi.