Cemil Ağabey söylemişti “KKTC batacak”

Bundan tam 18 ay önce dönemin Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, yılda 40 milyon TL zarar eden Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın battığını anımsatarak, KKTC’nin de protokollere uyulmaması halinde aynı tehlikeyle karşılaşabileceğini söylemişti.

Bundan tam 18 ay önce dönemin Türkiye’nin Kıbrıs İşlerinden sorumlu Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, yılda 40 milyon TL zarar eden Kıbrıs Türk Hava Yolları’nın battığını anımsatarak, KKTC’nin de protokollere uyulmaması halinde aynı tehlikeyle karşılaşabileceğini söylemişti. Kaynakların yüzde 84’ünün kamu maaşlarına gittiğini ve geriye bir şey kalmadığını belirten Çiçek, Ekim 2011’e gelindiğinde KKTC’nin de ekonomik olarak batacağını herkesin göreceğini iddia etmişti. Ekim 2011’i çoktan geride bıraktık ama 2012’in Ekim 11’ne sayılı günler kala gazete manşetleri durumu ortaya koymaya yetti.

Dünkü gazetelerin manşetleri Cemil Ağabeyin sözlerinin “bir yıl gecikmelide” olsa tutacağı şeklinde bir kanıya neden oldu.

• Kıbrıs Gazetesi: “HEPSİ BATTI”
• Kıbrıslı Gazetesi: “HAYVANCI BATIRILDI”
• Starkıbrıs Gazetesi: “GÖÇÜN ETKİSİ SÜT ÜRETİCİSİ DE BATTI”
• YenidüzenGazetesi:”BU ÜLKE BATTI”
• Güneş Gazetesi: “HAYAT PAHALILĞI EKSİYE DÜŞMÜŞ!!!”

“Bağıra bağıra” söylemişti! KKTC de batacak”
Cemil Çiçek, Türkiye ile KKTC arasındaki protokollere uyulmadığı takdirde KKTC’nin batma tehlikesiyle karşı karşıya kalacağını belirtmiş, “Ekime gelindiğinde herkes bu sıkıntıyı görecek. Kaynakların yüzde 84’ü kamu maaşlarına gidiyor geriye bir şey kalmıyor. Bunlar KKTC’nin gerçekleri. Herkes elini vicdanına koysun” diye düşüncelerini gazetecilerle paylaşmıştı.

“KKTC EKONOMİSİ KÜÇÜLÜYOR, KÜÇÜLDÜĞÜ İÇİNDE DARALACAKTIR”.
27.07.2012 günü Starkıbrıs’ta yazmıştım, yani 12 gün önce. Türkiye’li vatandaşlarımızın artık “geri” döndüğünü ve yerine yenisin gelmediğini söylemiştim. bugün bir kez daha yayınlıyorum aynı yazıyı ve şununda altını bir kez daha çiziyorum. 27.07.2012 Tarhihli Yazım.:

“Bay bay Osman, hoşgeldin Yasin Muhammet!”
Dün sabah saat tam 7.00’de Girne Kapısından Sarayönü’ne doğru gittim. Bilirsiniz Girne Kapısı o saatlerde işçilerle dolup taşardı. Hatta bir kaç kez o insanları gazetelerimiz haber dahi yapmıştı. Dün sabah Girne Kapısı’nda iş bekleyen sadece 9 kişi vardı. Eskiden 20-30 hatta 50 kişinin beklediği yerde sadece 9 kişi! Ada’dan Türkiye kökenli işçilerin gittiğinin bariz göstergesi bence sabah gördüğüm bu tabloydu. Dün sabah fotoğraf çekmeyi ihmal ettim.Girne Kapısı’nın fotoğrafı aslında ülkedeki Türkiyeli işçilerin durumunu yansıtan bir fotoğraf. Artık Türkiye’den hiç kimse çalışmak için KKTC’ye gelmiyor. Onların yerine Nijeryalı, Pakistanlı, Türkmenistanlı ve uzakdoğu ülkelerinden insanlar geliyor.

Peki neden artık Türkiyeli işçiler KKTC’ye gelmiyor?

BİRİNCİSİ: Artık Türkiye’deki ekonomik yapı bizden daha iyi.
İKİNCİSİ: Buradaki sosyal yapıya uyum sorunu ve sosyal olanakların azlığı hatta hiç oluşu
ÜÇ: Bürokratik engeller (çalışma izninden tutunda oturma iznine kadar olan süreç)
DÖRT: Yıllardır burada yaşayan yakınlarının bir türlü vatandaş olamaması ve ada içinde yaşadıkları sıkıntıları yeni gelecek olanlara kötü referans olarak sunulması
BEŞ: KKTC’nin Türkiye’ye göre çok pahalı olması
ALTI: İş azlığı
YEDİ: Türkiye’de bir günde çıkan pasaportun KKTC’de bir aydan önce süresinin uzatılması ve benzer işlemler.
SEKİZ: Yaşanan kötü tecrübelerden ötürü işçi sınıfına halkın bakış açısının olumsuz olması
DOKUZ: Ulaşım ve konaklama da yaşanan sorunlar, sıkıntılar.
ON: Sahiplenememe ve ortada kalma durumu.

Başlıca ON nedenden ötürü artık adaya Türkiye’den işçi gelmiyor. Ve yavaş yavaş Osman’larınMehmet’lerin yerini Yasin’ler Muhammetler ve Gül’ler alıyor. Hal böyle olunca çarşı uyuyor, esnaf iş yapamıyor, kalifiye eleman sıkıntısı yaşanıyor, iş gücü pahalı hale geliyor. Bu durumda direkt olarak ekonomimizin bozulmasına neden oluyor. Bu yapı bu şekilde sürerse çok kötü günlerin bizi beklediğini söylemek için kahin olmayı gerektirmez.

Derviş EROĞLU: Mehmetçik’ten de bol bol alış-veriş yaptınız. Özellikle bol bol sucuk aldınız. Umarız hepsini Göktürk’e vermezsiniz ve bizede bir dilim ayırırsınız.

Hasan TAÇOY: Lefkoşa’daki ağırlığını her halde herkes gördü. ilk günden sandık sonuçlarına göre etkiniz hemen belli oluyor.

Zorlu TÖRE:Muhalefet milletvekillerinden bir kaçı sizi aramış ve muhalefet milletvekilliği nasıl yapılır diye sizden fikir almak istemişler. iktidardayken bile bu kadar sert muhalefet yaparsanız sonunda olacağı buydu.

Özkan YORGANCIOĞLU: Dilek Orhan’ın programında oldukça neşeliydiniz. Hayırdır bu kadar neşeli olmanızın özel bir nedeni var mı?

Mehmet ÇAKICI: İskele bölgesini her halde en çok ziyaret eden lider sizsiniz. ilk seçimde bunun faydasını da bol bol göreceksiniz.

Ergün SERDAROĞLU: SİM TV’de Sami Özuslu’ya verdiğiniz mülakatı internete koymuşlar. Yakında tıklanma rekoru kırarsa hiç şaşmayın

Arif ALBAYRAK: Bu anlayışı çok sevdim sazlı sözlü eleştiri. İleriki programlarda istekte isteyebilir miyiz?

Cemal BULUTOĞLULARI: Ve sonunda tatil bitti. Dün son kez denize girerken görülmüşsünüz. Hadi bakalım kolay gelsin size…

Günay ÇERKEZ: 1 Ağustos Günü “gündemimizde yok” dediler 4 gün sonra “olağanüstü toplandılar” Bu konuda bir söz bekliyoruz sizden.

Erdinç KÜÇÜKUNCULAR: Eskiden 10 bin simit satarken şimdi bin simit satıyormuşsunuz. ekonomi nereden nereye geldi demi?

Mehmet ÇANGAR: Londra’da olimpiyatlara katılma kararı almışsınız ve dün görüntülü arama yaparak bu kararınızı KKTC’deki dostlarınıza bildirmişsiniz. Bol şans diliyoruz size.

Hasan MACİLA: Tekne aşkı bir başka oluyormuş demekki. Aslında en iyisini siz yapıyorsunuz ne siyaset ne başka şey en güzeli mas mavi sular demi.

Ertan BİRİNCİ: Dün Özel Televizyoncular Birliğinin toplantısını denizde yapmışsınız ve yeni yeni kararlar almışsınız. Çok yakında kokusu çıkar her halde..

Ali Özmen SAFA:Bu sabah Londra’ya gidiyormuşsunuz. Burada iftar saurdan 12 saat sonra. Londra’da iftar kaç saat sonra olacak?

Erman ÇİTİM:Dün limanda görülmüşsünüz. Denize girmek yerine denizi seyretmeyi tercih edenlerden misiniz?

Halil FALYALI: Gökhan Altıner ile Televizyon programına çıkmayı kararlaştırmışsınız. Yer yerinden oyanacak diyormuşsunuz, hadi hayırlısı

Arif SONUÇ:Mesarya köylerini gezerken görülmüşsünüz. Askerlik sonrası kaldığınız yerden devam ediyorsunuz anlaşılan.

Barış TİLKİ: Şoför Okulları Birliği genel kurulunda salonda ikram zayıftı diye şikayetler geldi. Gelecek defa döner olmazsa bir çok üye genel kurula gelmeyecekmiş.

Ayşe DÖNMEZER:Turizmciler ile Selimiye civarında yağmur altında yemek yerken görülmüşsünüz. Turizimde yaşanan bereket daha ne kadar sürer?

Tanju MÜEZZİNOĞLU:Arasta’da durum ne? Büyükhanın önünden gelen geçen azaldımı? sen ne diyorsun bu göç işine.

Kemal ATUNCUOĞLU: Sonunda sizde sanal aleme merhaba demişsiniz ve son günlerde elinizden cep telefonu düşmez olmuş.

Erhan ARIKAN: Gel he de şu program işine, şimdi tam zamanı.


GÜNÜN SÖZÜ
'İnadına bilim, inadına aydınlık'
TDP Gençlik Örgütü

BİZİM TEMEL
Temel denizde yüzerken yanlışlıkla mayosunu kaybetmiş. eli mahkum karaya çıkmak zorunda. sonuda çırılçıplak bir şekilde karaya çıkmaya karar vermiş ve eliyle ön tarafını kapatmış. arkasından gelen Dursun seslenmiş.
-ula temel önünü değil, yüzünü kapatsana kim tanıyacak senin önünü..

GÜNÜN FOTOGRAFI
Ertan BİRİNCİ-Erdinç KÜÇÜKUNCULAR
Bu haber 495 defa okunmuştur

:

:

:

: