SAFA’DAN, CEYHUN’UN ‘MESNETSİZ’ YORUMLARINA CEVAP

Saygı değer dostum Ozan Ceyhun ‘un bir sosyal paylaşım sitesinde yeralan yorumlarını , kendisini düşürdüğü durumun farkında olmadığını görerek üzüntü ile okudum.

Saygı değer dostum Ozan Ceyhun ‘un bir sosyal paylaşım sitesinde yeralan yorumlarını , kendisini düşürdüğü durumun farkında olmadığını görerek üzüntü ile okudum. Ozan bey uzun yıllar benim Londra’da bulunduğum gibi Almanya’ da yaşamını sürdürdükten sonra şimdide Türkiye , Almanya ve kısa sürelerde de ülkemizde bulunuyor. Bu sebeple ülkemizde kaldığı kısa sürelerde gündemden ve olup bitenlerden habersi z olsa gerek, tecrübeli bir siyasetçi olarak, yapmaması gerekeni yapıp bir uzman edası ile araştırıp , incelemeden yanlış yorumlar yaparak kendisini zor durumlara sokmasını ve itici yorumlar yapmasını üzüntü ile karşılıyorum.

Sayın Ozan Ceyhun son günlerde sahibi bulunduğum medya grubunun ele aldığı bir haber konusunu çarpıtarak şahsımla ilişkilendirmeye yönelik sosyal paylaşım sitelerinde yaptığı yorum sonrasında çıkan haber başlıklarında “Ozan Ceyhun’dan Safa’ya çarpıcı iddiaa “ , “Ceyhun, Safa’nın İskele’deki çıkarlarını yazdı , Safa İsraillilerin İskele’deki yatırımlarına neden karşı çıkıyor. “ şekli ile yeraldı.

Ceyhun mesajında, Ada TV ve Star Kıbrıs ‘ın yaptığı yayınlardaki asıl hassasiyetin, şahsımın İskele’deki yatırımlarımın olduğunu iddia etti. Ve bu konuda açık olsalar çevre için verilen mücadele daha etkli olabileceğini ifade ediyor. Aynı hassasiyeti çevreyi kirleten inşaatlar konusunda da gösterirler İnşallah. Ben yinede İsrailli firmalara İskele kumsalının peşkeş çekilmemesine yönelik yayınları destekliyorum diyede ekliyor.

Birkaç noktanın altını çizmek istiyorum. Öncelikle şahsımın İsrailli yatırımcılarla ilgili karşı bir görüşüm hiçbir zaman olmamıştır, olmazda. Gerektiği yerde İsrailli firmalarla iş ortaklığı yapmak konusunda hiç çekincemde olmamıştır. Ancak ülkemizdeki yatırım sahasında İsraillli yatırımcılara ,Kıbrıslı Türk yatırımcıdan daha fazla hak verilmesinede şiddetle karşıyım.

Hatırlayacağınız gibi, Yenierenköy’deki marinanın sahibi Merhum David Louis ,devletten 49 yıllığına kiralamış olduğu araziyi , sürenin kendisine güvence vermediğini ileri sürerek, kira süresini 99 yıllığına çıkarmak istemişti. Kendisine geçmiş CTP Hükümeti ve şimdiki UBP hükümeti de sıcak bakmıştı. Hatta David Louis’inde bulunduğu , katıldığım bir resepsiyonda UBP li bir Bakanımız konuşmasında “ Ben söz veriyorum , 49 seneyi, 99 seneye çıkaracağım “ demişti. Ben de bu esnada Sayın Bakana “Peki ona 99 sene verilecekse , bana da 99 sene verecekmisiniz diye sordum. Kendisi “Hayır sen Kıbrıslı Türksün” diye yanıtlamıştı. Açıkça görüldüğü üzere Kıbrıslı Türk yatırımcı ile İsrailli yatırımcı arasında ayrımcılık yapılmakta. Oysa gerek Türkiye’den gelen yatırımcılar, gerekse Kıbrıslı Türk yatırımcılara tahsis edilen araziler 49 yıllığına veriliyor. Onlar 49 seneyi yeterli bir güvence olarak görüyor, İsrailliler görmüyor. Neyseki medya grubumuz bu konuyuda gündeme getirip, hükümetin büyük bir yanlışlığı ortadan kaldırmasına katkıda bulunarak engellemişti.

Şimdiki İskele mevzusuna gelince ; sözkonusu projenin yapılacağı arsa , 6-7 yıl önce bana arsanın esas sahibi olan Zeki Ziya tarafından 17 katlı bir projeyi ortak yapma teklifi ile gelmişti. Teklifini iki sebep ile reddetmiştim. Sebeplerden biri, denize bu kadar yakın bir mesafeye yapılacak yap-sat konutların sahile vereceği hasardı. Bir diğeri ise yapılacak projenin , hali hazırda oradan önleri hiçbir zaman kapanmayacak sözü ve güvencesi ile ev satın almış ve yaşayan Sarcon sitesi sakinlerinin önüne tamamen bir duvar çekerek onları madur etme düşüncesi ile red ettim. Prensibim ve inançlarım gereği sırf para kazanmak uğruna göz göre göre böylesi bir haksızlığa ortak olamazdım.

Şahsımında sözkonusu Zeki Ziya ve İsrail ortaklı 14-15 katlı yapılması planlanan projeye 500 metre mesafede arazilerim var. Ben 100 metre gersindeki araziye , yasal olarak 17 kat yüksek liğinde konutlar yapabilme hakkım varken ,yapmadım. 2 katlıdan başlayıp 4 kat yüksekliğinde konutlar yaptım.

Sonuç olarak Sayın Ozan Ceyhun , gerçekleri bilmeden , araştırmadan , uzman olmadığı bir konu hakkında yorum yapıyor. Yaptığı yorum araştırmaya dayalı olmadığı içinde kendini düşmemesi gereken durumlara düşürüyor. Bunu görmek de gerçekten beni üzüyor.
Sadece sahibi bulunduğum medya grubu ile çevreyi korumaya yönelik yayınlar yapmakla kalmıyor, bir Kıbrıslı Türk olarak, yaptığım yatırımlarda çevreye duyarlılık göstermeyi bir vatandaşlık görevi addederim. Hiçbir zaman ticari kar amacımın ülkemin doğal varlıklarını, kıyılarını ve zenginliklerini korumamın önünde olmamıştır.

Başkalarının bu noktada çevreye duyarlılıkları veya duyarsızlıkları , veya para kazanmak için fedakarlıkları veya hırsları konusundaki karar ve tercihleri kendilerine kalmıştır. Ancak devletimin, devletin malı olan hali araziyi, sadece kamu yararı için kullanmak yerine , tüm çevresel etkileri ve yasa çiğnenerek , ticari rant için İsrailli bir firmaya vermesinede bir vatandaş olarak karşıyım.

Üstüne üstlük , sözkonusu arazinin ve projenin benim yatırımlarımı önleyebilecek hiç bir sebebi yoktur. Aksine bölgenin gelişmesi, bölgedeki yatırımların artması menfaatime olacaktır.
Ancak yapılması planlanan proje ile orada yaşayan insalların hakları çiğnenerek , yasa dışı yollarla izin alıp , sahile bir duvar çekilmesine , elimizden geleni sonuna kadar yapmayıda bir bölge sakini olarak vazife görüyorum.

Sayın Ozan Ceyhun ‘un izleyerek, destek verdiği programı Londra’da bulunmam ve o saatlerdeki iş toplantım sebebi ile ne yazıkki sadece kısa haber görüntülerinden izleyebildim. Geniş katılımlı programda İskele Belediye başkanı Halil Orun, CTP İskele Milletvekili Arif Özbayrak , ilçe örgütleri, sivil toplum örgütleri, çevre örgütleri ve bölge sakinleri vardı. Hepsinin ortak sesi bu katliama dur denilmesi gerektiği idi. Sadece programa katılanlar değil, orada bir katliam olacağını söyleyenler. Konu hakkında açıklamalar yapan Sayın Milli Eğitim Bakanımız da aynısını söylüyor. Proje için “ Bu bir katliam olur “ diyor. Biz onların sesi olduk, maduriyetlerini dile getirmelerine fırsat verdik.
Sevgili Dostum Ozan Ceyhun’un, kendince bunu bir fırsat görüp, kendine hisse çıkarıp, kişisel hırs ve ihtirasları yüzünden olayı şahsımla ilişkilendirmeye çalışmasını ibret ve üzüntü ile karşılıyorum.

Şimdiye kadar olduğu gibi , bundan sonra da sahibi bulunduğum medya grubum toplumsal tüm konuların ve halkın çıkarlarını koruyan yayıncılık ilkelerine ,yılmadan korkmadan üzerine gidecek, her zaman olduğu gibi Güçlünün değil haklının yanında olacaktır.
Bu haber 823 defa okunmuştur
  • ZELI ZIYA MEHMET ALI   - 14.08.2012 BEN BASKA BIRSEY SORAYIM ZEKI ZIYA BIR ESKI KTHY VE PEGASUS MUDURE OLARAK BU ARAZI NERDEN ALDI? YOKSA KIMLER VERDI? BUNA AYDINLIK GETIRILIRSE SEVINIRIM.

:

:

:

:

DİĞER HABERLER