Allah Payı – Kardeş Payı

Toplumsal yaşama geçen insanoğlu bir arada yaşamanın kurallarını da buldu. Bunlar ister insanların birbirleri ilke ilişkilerinde, isterse otorite ile insanlar arası ilişkilerde nasıl davranılması gerektiğini belirleyen sözlü veya yazılı kurallardır.

Toplumsal yaşama geçen insanoğlu bir arada yaşamanın kurallarını da buldu. Bunlar ister insanların birbirleri ilke ilişkilerinde, isterse otorite ile insanlar arası ilişkilerde nasıl davranılması gerektiğini belirleyen sözlü veya yazılı kurallardır.

Kimsenin malına mülküne tecavüz edemezsin. Yalan söylemeyeceksin. Kimsenin namusuna halel getirmeyeceksin. Makamını kendi çıkarların için kullanmayacaksın. Herkese eşit uzaklıkta durmalısın. Aç kalan komşun varken sen tok yatma, ekmeğini paylaş. Hoşgörülü ol kimsenin kalbini kırma gibi birçok ahlak kuralları var.

Toplum geliştikçe bu kurallar da gelişir ve belirli kurallar yazılı hale getirilir. Böylece hukuk yoluyla bireylerin bir arada kardeşçe yaşamalarına imkân verilir. Adalet sistemi de bunun üzerine inşa edilir.

Öte yandan sistemin kendisi birilerinin üretmesine, bazılarının da bu üretilen mal ve hizmetlere sahip çıkmasına dayanmaktadır. Böyle olunca kardeşçe bir arada yaşayalım denirken olan; üretilenlere birileri sahip çıkarken diğerleri, düşük maliyet için emekleri değersizleştirilir.

Bu ahlak kurallarına aykırı bir durumdur. Bir arada olmayı değil daha çok toplumsal çatışmayı teşvik eder.

Böylece insanlar, hayatta kalma mücadelesinde yoklukla terbiye edilir duruma getirilir. Aç kalan kişi ekmeğe muhtaçsa denileni yapmak durumundadır.

Dini düşünceler de buna yardım ediyor. Şükretmesini bileceksin. Bu bir sınavdır. Diğer tarafta cennet sizi bekliyor vs.

Bunların hepsi ahlak kuralları gibi söylenir, insanlar bunlara uymaya çalışır ama yaşanan o değildir. Ahlak kurallarına uymayanlar krallar gibi yaşarken uyanlar eziliyorlar.

Böyle karmaşada ahlak kurallarına uyarak yaşamak zordur. Aksine ahlak kurallarına aykırı davranmak kolay ve tatlıdır. Bir anda yaşam seviyen yükselebilir. Yeter ki kuralsız yaşa.
Çoğu kişi bunu özgürlük olarak görür. Bu; “Bırakınız yapsınlar, bırakınız yesinler” şeklinde de tanımlanabilir.

Rahmetli babam biz daha iki kardeşken Lefke’de madende çalışırdı. Yanılmıyorsam ben beş, kardeşim de bir- buçuk yaşlarındaydı. Babamın BMC marka bir motosikleti vardı. Karadağ’da oturuyorduk. Babam Lefke’ye indiğinde bize yassı, dişli, avucumun içi büyüklüğünde çikolata getirirdi.

Motor sesini duyar duymaz eve koşardık. Ben daha büyüktüm. Önce ben varırdım. Babam da çikolatayı çıkarır sorardı.

“Allah payı mı? kardeş payı mı?”

Ben hep kardeş payı derdim. Babam da çikolatayı açar ortadan böler yarısını bana diğer yarısını kardeşime verirdi.

Ama ben merak ediyordum. Allah payı nasıl olur? diye. Kendim söylemek istemiyordum. Kötü bir durum olursa diye korkuyordum. Bir gün sabahtan akşamüzeri babam gelinceye kadar kardeşimi âdeta işledim.

“Bugün sen cevap vereceksin. Allah payı diyeceksin, tamam mı?”
Belki de elli ya da yüz kez söylemişimdir.

Motor sesi geldiğinde ben geride kaldım. Kardeşim benden önce babamın yanına vardı. Babam bana baktı. Sonra kardeşime sordu.

“Allah payı mı? kardeş payı mı?”

Kardeşim dönüp bana baktı. Sonra babama… kısık sesle konuştu.

“Allah payı.”

Babam durumu anlamıştı. Çikolatayı açtı ve tek bir diş kesip bana uzattı, geri kalanını da kardeşime verdi.
Bende bir ağlama sormayın. Kardeşim hepsini yedi bana vermedi.

Babam bana döndü.

“Allah payı böyle, kimine az verir kimine çok.”

Dersimi bir diş çikolata ile aldım.

Ne ki burada söylenmemiş bir şey vardı.

Bizim evde daha sonraları hep kardeş payı yaşandı. Ama ilkokul yıllarında öğretilenlerle sonraki hayat pek benzemiyor.

Toplum olarak yaşayacaksak kardeş payı şarttır. Aksi halde bir arada olunamaz.

Ahlak kurallarının dışındaysanız, gökten taş yağdırsanız, kendi çıkarınız için ahlaksızlık yapıyorsunuz demektir.

Unutmayın, gülü verenin elinde az da olsa kokusu kalır.

Hoşça kalın.

Bu haber 19 defa okunmuştur

:

:

:

: