Zirai ilaçlar bizi zehrliyor

Özellikle Güney Kıbrıs’tan ülkeye geçirilen zirai ilaçlar insan sağlığını tehdit ediyor. Kanser gibi ciddi rahatsızlıkların sıklıkla yaşandığı ülkede bu zehirler önemli bir neden olarak gösteriliyor

Özellikle Güney Kıbrıs’tan ülkeye geçirilen zirai ilaçlar insan sağlığını tehdit ediyor. Kanser gibi ciddi rahatsızlıkların sıklıkla yaşandığı ülkede bu zehirler önemli bir neden olarak gösteriliyor 

Veteriner Dairesi, mandıra, kooperatif, petrol istasyonu, yetkisiz pet shop gibi alanlarda zirai ilaç satışı yapılmasına tepki göstererek, 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren tüm ilaç ön izinlerinin durdurulacağını belirtti 

Türkiye’den Avrupa ülkelerine ihraç edilen birçok yaş sebze ve meyvede yasaklı zirai ilaçların kalıntısına rastlanması, ihraç mallarının sınır kapılarından geri çevrilmesine neden olurken, KKTC’ye gönderilen ürünleri de şüpheli listesine soktu

MİSLİ KADIOĞLU

Kanser vakalarının hemen hemen her eve girdiği ülkede, zirai ilaçların kullanılması buna önemli bir neden olarak gösteriliyor. Tarım ve hayvancılıkta kullanılan bu zehirler et ve süt ürünlerine dahi girerken bu ilaçların kullanılmasının önüne geçilemiyor.
İlaçların Güney Kıbrıs’tan ülkeye girdiği iddia edilirken, insan sağlığını ciddi şekilde tehdit eden bu zehirlerin bazı mandıra, kooperatif, petrol istasyonu, pet shoplarda dahi satıldıkları söyleniyor.
Geç de olsa harekete geçen Veteriner Dairesi, bu konu üzerine ciddiyetle gideceğini açıklayarak, yasada öngörülen Eczacı ve Veteriner Hekim dışındaki yerlerde kontrolsüz ilaç satışına yasaklama getireceğini açıkladı. Konu ile ilgili star KIBRIS’a konuşan Dr. Suphi Hüdaoğlu, bu tür ilaçların kansere neden olduğunu hatırlatarak, Avrupa ülkelerinde Pazar bulamayan bu zehirlerin bilinçsiz toplumları zehirlediğini söyledi. Ülkede yayılan bu tür hastalıkların bir nedeninin de bu zehirler olduğunu açıkladı.

İnsan sağlığı tehdit altında

Veteriner Dairesi Müdürü Nazım Akçaba, doğaya atılan ilaçlar, kontrolsüz şekilde ve ehliyetsiz kişilerin hayvanlar üzerinde yapmış olduğu ilaç uygulamaları neticesinde KKTC genelinde insan sağlığının son dönemlerde tehlike ve risk altında olduğuna dikkat çekti. Akçaba, Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık, İlaç ve Eczacılık dairesi, Ticaret Dairesi Müdürlüğü dâhil 17 merciye ve bunun yanında tüm Ecza depolarına gönderdiği 10 Eylül tarihli bildiride, hemen hemen her konutta öldürücü hastalıklara yakalanan kişiler olduğunu vurguladı ve zirai ilaçlar konusunda yasak getirildiğini belirtti.

Güney’den zehir getiriliyor

Ülkedeki insanların öldürücü hastalıklara yakalanılmasında, kötü beslenme (aşırı ve dengesiz) ve gıda maddelerinin kimyasal maddelerle kirliliğinin birinci sırada yer almakta olduğunu belirten Akçaba, ülkede var olan bu tehlikenin hayvan ilaçları alanında, ülkeye giriş noktasında tamamen önlendiğini söyledi. Ancak, kontrolsüz şekilde Güney Kıbrıs’tan kaçak ilaç getirildiğini vurguladı.
Veteriner Dairesi’nin gönderdiği bu bildiride Akçaba, “Bu ilaçların ülkeye girişten sonra başta Veteriner İlaç Depoları olmak üzere yanlarında çalıştırdıkları kişiler aracılığı ile mandıra, köy kooperatifi, petrol istasyonu gibi birçok kişi ve mekân aracılığı ve birbirleri ile yarışırcasına ilaç satmaktadır. Bu ilaçlar kontrolsüz ve bilinçsizce kullanılan et ve süt üzerinde birikinti oluşturmakta, buna bağlı netice alınamayınca kontrolsüz kesime sevk edilmekte ve insan sağlığı ciddi şekilde ve geriye dönüşümsüz olarak tehlikeye atılmaktadır” diyerek uyarıda bulundu.

1 Kasım itibarıyla ön izinler duruyor

Veteriner Dairesi Müdürlüğü olarak eldeki imkânlara rağmen bu konu üzerine ciddiyetle gidecekleri yönünde açıklamaya yer veren Akçaba, yasada öngörülen Eczacı ve Veteriner Hekim dışındaki mercilerin kontrolsüz ilaç satışına, yasadan aldıkları yetki ile yasaklama getireceklerine işaret etti. İlk önlem olarak tüm ilaç depolarına bu alanda faaliyetlerini sonlandırması ve mandıra, kooperatif, petrol istasyonu, yetkisiz pet shop gibi alanlarda elemanları aracılığı ile ilaç satışı yapmamaları gerektiğini hatırlattıklarını belirtti. 1 Kasım 2008 tarihinden itibaren tüm ilaç ön izinlerinin durdurulacağına işaret etti.

Kanser yapan ‘zehir’ler

Zirai ilaçların insan sağlığı üzerindeki etkisi konusunda star KIBRIS’a bilgi veren Dr. Suphi Hüdaoğlu, geçmişte haşere öldürücü (insektisit) olarak kullanılan ilaçların şu anda biosit olarak kullanılan ve ‘zehir’ anlamına gelen ilaçlar olduğunu söyledi. Bu ‘zehir’lerin vücudun özellikle lenf bezleri, tiroit, bağırsaklar, pankreas, yumurtalık, prostat gibi yağlı dokularında biriktiğini, kanser dâhil organ yetmezliği gibi birçok hastalığa neden olduğuna dikkat çekti.
Bu zehirlerin anne karnındaki bebeği de etkilediği yönünde açıklamalarda bulunan Hüdaoğlu,
bebeklerde doğuştan ciddi sorunlar olabildiğini ve anomalilere sebep olduğunu işaret etti.

Belediyeler zehir saçıyor

Suphi Hüdaoğlu, çok ciddi bir konuya dikkat çekerek, birçok belediyenin sinek öldürme mücadelesi düşüncesiyle motorlarla geçerek zehir saçtığını söyledi. Bu yöntemin uçkunların %20’unu etkileyecek bir yöntem olduğunu söyleyen Hüdaoğlu, bu zehrin sekiz saat havada asılı kaldığını deri ve solunum yoluyla insan vücuduna girdiğini söyledi. Öte yandan Birçok gelişmiş ülkelerin organik tarıma geçtiğini işaret eden Hüdaoğlu, “Avrupa pazarı bu ilaçları kullanmadan tarım yaptıkları için ve oradaki pazarı azaldığı için bu ilaçları bize gönderiyor. Biz de bilinçsiz olduğumuz için kullanıyoruz” dedi.

Tarım bölgelerinde daha fazla

Hüdaoğlu, hayvanlar üzerinde kullanılan ilaçların vücutta katlanarak arttığını söyleyerek, bu besinleri tüketen kişilerin vücudunda da katlanarak arttığını işaret etti. Hüdaoğlu, bu besinlerin tüketiminin kanserin önemli bir nedeni olduğunu ifade ederek, bu zehirlerin organ yetmezliğine neden olduğunu kaydetti. Tarım yapılan bölgelerde bu tür hastalıkların daha yaygın olduğunu anlatan Hüdaoğlu Doğancı, Akçay, Güzelyurt, Karpaz, Mesarya Köyleri ve Karpaz gibi bölgelerde yaşayan kişiler ve bunların çocuklarında daha fazla bu ilaçlara bağlı hastalanmaların rastlandığını kaydetti.
Seralarda çok fazla kullanılan bu ilaçların, seralarda aktif olarak çalışanlarda kanser ve organ yetmezliği gibi hastalıkların yoğun olduğunu belirten Hüdaoğlu, bu tür zirai ilaçların çok ciddi sakıncaları olduğunu vurguladı.

İthal sebze ve meyve

Öte yandan Türkiye’den yayın yapan Show TV geçtiğimiz Cuma gecesi yayınladığı bir haberined, Türkiye’den Avrupa ülkelerine ihraç edilen yaş sebze ve meyvelerin sınır kapılarından geri çevrilmesine devam edildiğini bildirdi. Tv kanalı haberinde son olarak Türkiye’den yollanan armutların, “AB’de kullanımı yasaklanan zirai ilaç kalıntısı içerdiğinin” saptandığına dikkat çekildi. Haberde AB’de yasaklanan yüzden fazla zirai ilacın Türkiye’de kaçak olarak kullanıldığına dikkat çekilerek, bu lonuda etkin önlem alınması çağrısında bulunuldu.
Türkiye’den KKTC’ye de neredeyse tüm sebze ve meyve çeşitlerinin geldiğine işaret eden uzmanlar, AB’de yasaklanan zirai ilaçların kalıntılarını içeren ürünlerin ülkeye sokulup-sokulmadığını merak ettiklerini belirttiler.
Bu haber 10 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER