Amerikalılar gerçekten değişim mi istiyor

Amerikalılar Bushtan çok çekti. Ama, sekiz yıl ona tahammül etti. Kıbrıs Türkleri de lider diye seçip başlarına getirdiklerinden az mı çekti...

Amerikalılar Bushtan çok çekti. Ama, sekiz yıl ona tahammül etti. Kıbrıs Türkleri de lider diye seçip başlarına getirdiklerinden az mı çekti...

Kıbrısta da, tıpkı Amerika’da olduğu gibi halk “değişim” istedi ve büyük umutlarla CTP-BG’leri iktidara taşıdı. Kendi iradesi ile mi bunu gerçekleştirdiği tartışılabilir.

Kimilerine göre TC Başbakanı Erdoğan ve hükümeti Cumhurbaşkanı Denktaşı ve UBP hükümetlerini iktidardan uzaklaştırmak için Kıbrısa yerleşen  ve sonradan KKTC yurttaşlığı alanları kullandı.

İktidar değişti, ama, eski politikalar ve icraat hiç değişmedi. Değişen tek şey CTP-BG , idealleri ve prensipleri oldu.

Denktaş’ın yıllarca sürdürdüğü ve UBP’nin de desteklediği iç ve dış politikalar yeni Cumhurbaşkanı Talat ve CTP-BG-ÖRP koalisyonu tarafından benimsendi. Ankara’nın ve Erdoğan’ın desteklemeye devam ettiği düzeni  KKTC halkı, muhalefeti, sendikaları ve kamuoyu acımasızca eleştiriyor, istifalarını talep ediyor. Bunu neden yapıyorlar, acaba. Yeniden değişim istediklerinden mi yoksa maddi ve ekonomik sıkıntılardan dolayı mı, ellerindeki haksız kazançları kaybedecekleri korkusundan mı?

Amerikan’ın “ben bir Amerikalıyım” diyen siyahları, kızıl derilileri, Çin’den, Afrika’dan, İskoçya’dan, İspanya’dan ve birçok yabancı ülkeden gelen eski göçmenleri mi siyahi bir hukukcuyu Başkanlığa seçti?

Bir zamanlar siyah nüfusa “köle ve hayvan” muamelesi yapan onları “hayvan” diye aşağılayan Amerikalılara ne oldu?

Siyahlara sivil ve insan hakları tanınması için yıllarca mücadele eden Martin Lüther King neden katledil mişti?

Soran düşünen ve zamanın suçlularını hesaba çeken var mı?

Barrack Obama çok kültürlü, sabırlı, sevecen ve insanlara insan muamelesi yapılmasına önem veren genç ve dinamik bir kişi. Ancak, Martin King’e, John Fitzgerald Kennedi’ye yaşam hakkı tanımayan Amerika’nın “Savaş İlahları”, savaş sanayii lordları ve siyahları hala kabullenmeyen, beyazların üstünlüğünü savunan güçler Obama’yı rahat bırakacaklar mı?

Bütün dünya populasyonunu ilgilendiren süper güç Amerika’nın başına getirilen Obama hedeflediklerini gerçekleştirebilecek mi?

Obama’nın seçilişi Türkiye’nin ve Kıbrıs Türkleri’nin yaşamını, siyasetini, ekonomik ve sosyal yaşam düzenlerini, güvenliklerini etkileyecek mi?

Daha şimdiden Obama’ya büyük umutlar bağlamış Türkler’in bulunduğu gözüküyor.

Halbuki, ne Obama ne ondan önceki Bush, Clinton ve diğerlerinin düşüncelerinin yalnız ve yalnız Amerikanın ve halkının çıkarlarını düşündüklerini unutmama gereğine bakmıyorlar. Obama da evvela hem içte hem dışta ve bütün dünyada Amerikan’ın çıkarlarını düşünmek mecburiyetindedir. Amerika’nın siyasetini planlayanlar ve uygulayanlar Obama’ya istediklerini yapma ve uygulama hakkı verecekler mi? Bence hayır. Onu da yönlendirecek uzmanlar, danışmanlar, perde gerisinden ipleri çekeceklerdir.

Türkiye yıllardan beri Amerika’nın bir yakın dostu ve uydusu pozisyonundadır. Ama, Amerikan yöneticileri Türkiye’yi ve Türk ulusunu ne boyutlarda desteklemiştir. Kendi çıkarları neyi gerektirdiyse önce onu yapmış Amerika yönetimleri, şimdi Obama yönetiminde Türkiye ve Kıbrıslı Türkler için ayrı, kayırıcı politika izleme fırsatı ve ortamı bulacak mı? Herşeyden önce öyle bir niyeti var mı? Yoktur. Seçilmezden önce verdiği demeçlere bakıldığında  Obama asla Türk yanlısı ve destekleyicisi olmaycak sinyalleri vermektedir.

O nedenle, Türkiye ve Kıbrıs Türkleri de kendi çıkarları neyi gerektiriyorsa onu yapmak mecburiyetindedir. Amerikadan destek sağlamak da kendi becerilerine kalmıştır.

Değişim diyen Amerikalılar bekledikleri değişimi Irak, Afganistan, dünya terorizmine karşı verildiği iddia edilen politikayı da değiştirebilmesi için Obamanın yanında yer alabilecek mi?

Kanımca, son söz, yine her zaman olduğu gibi, Amerikan yönetimini ve Başkanlarını yönlendiren güçlerin olacaktır. Onların uzun vadelei politikalarını izlemeyen ,izlemeyecek olan hiçbir lidere yaşam hakkı tanımayan Amerikan zihniyeti her zaman etkili olacaktır.

Obama’nın işi çok zor. Kendisine kolay gelsin derken, Türklerin de ondan çok şeyler beklememesini tavsiye ederim.

Din, dil, ırk, cinsiyet, renk diskriminasyonu küre üzerinden asla yok olmayacaktır. Sırası geldiğinde siyahi, sırası geldiğinde beyaz, sırası geldiğinde hatta bir İtalyanı, İspanyolu, Afrikalıyı başkanlığa seçen, ne olduğu bilinmeyen Amerikan ulusu (ki öyle temiz , halis bir millet Amerika’da yoktur) zamanına göre kendine uyanı seçecektir.

Biz kendi işimize bakalım, uzaktan gelişmeleri izleyelim ona göre kendi politikalarımızı da saptayalım.

Bu haber 19 defa okunmuştur

:

:

:

: