Kıyak yasa

Yürürlüğe giren “Mal Bildiriminde Bulunma Yasası” ile kontrolü artırmak isteyen hükümetin, “hedefi ıskalayarak”, vatandaşlara göre “esas kontrol edilmesi gereken” kesim olan atanmış ve seçilmişleri kapsam dışında bıraktığı saptandı.

Yürürlüğe giren “Mal Bildiriminde Bulunma Yasası” ile kontrolü artırmak isteyen hükümetin, “hedefi ıskalayarak”, vatandaşlara göre “esas kontrol edilmesi gereken” kesim olan atanmış ve seçilmişleri kapsam dışında bıraktığı saptandı.

Yasayla 2008’de, daha sonra da 2010’da ve ardından her beş yılda bir mal bildirimi zorunlu kılınarak haksız mal edinilip edinilmediği kontrol edilecekti ancak, “seçimle iş başına gelen bakanlar, müsteşarlar ve atama ile göreve gelen diğer görevlilerin” 2010’da yapmaları gereken ikinci mal bildiriminden muaf tutularak, denetimin dışında kaldıkları ortaya çıktı.

Lefkoşa Mahalli Barosu Başkanı avukat Barış Mamalı, “Mal Bildiriminde Bulunulması Yasası” ile, seçilmiş kişilerin, atama ile göreve gelen bakan ve diğer görevlilerin haksız mal edinmelerinin denetiminin yapılamayacağını, yasanın seçimle işbaşına gelen kişilere ve atanan bakanlara haksız ayrıcalık tanıdığını savundu.

Mamalı yazılı açıklamasında, “Mal Bildiriminde Bulunulması Yasası”nın amacının; yasa kapsamında olan görevlilerin mal bildiriminde bulunmalarını, haksız mal edinme veya gerçeğe aykırı bildirimde bulunma halinde uygulanacak kuralları düzenlemek olduğunu vurguladı ve kamuda çalışanlar yanında seçimle işbaşına gelen görevliler ve dışarıdan atanan Bakanlar Kurulu üyelerinin de bu yasanın kapsamı içerisinde yer aldığını kaydetti.

Yasa geriye yürümeyeceği için ilk mal bildirimlerinin 2008 yılında, ikinci mal bildirimlerinim 2010 ve üçüncü mal bildirimlerinin de 2015 yılında yapılacağını belirten Mamalı, “Yasanın 15. maddesine göre yeni mal bildirimleri (2010), daha önceki bildirimler (2008) ile karşılaştırılacak ve yapılan karşılaştırma sonucunda gerçeğe aykırı bildirimde bulundukları veya haksız mal edindikleri, kaçırdıkları veya gizledikleri anlaşılanlar hakkında cezai işlem başlatılacaktır. Görüleceği üzere haksız mal edinmeyi tespit edebilmek için en az iki mal bildiriminin bulunması gerekmektedir. Yani 2010 ve 2015 yılında mal bildiriminde bulunulmaması halinde karşılaştırma yapılamayacağı için haksız mal edinmenin tespiti de yapılamayacaktır” ifadelerini kullandı.

Yasanın kapsamında bulunan herkesin mal bildirimlerini yaptıktan sonra, sonu “sıfır” ve “beş” ile biten yılların en geç Ocak ayının sonuna kadar mal bildirimlerini yenilemekle mükellef tutulduğunu kaydeden Mamalı, aksi davranışta bulunmaları halinde hapislik cezasıyla yaptırıma bağlandıklarını da belirtti.

 

SEÇİLMİŞLERİN TESPİTİ YASAYLA İMKANSIZ

 

Mamalı, “anlaşılamayacak şekilde” yasanın 9. maddesiyle cumhurbaşkanı, milletvekilleri, bakanlar, belediye başkanları ve diğer seçilmişlerin haksız mal edinmelerinin tespitinin yasal olarak imkansız hale getirildiğini kaydederek, yasanın 9.maddesinin  “Bu Yasanın 5’inci maddesinin (1)’inci fıkrasında sayılan görevliler ile en fazla beş yıllık bir süre için atanan veya seçilen görevliler dışındaki görevliler, sonu “sıfır” ve “beş” ile biten yılların en geç Ocak ayının sonuna kadar mal bildirimlerini yenilerler” şeklinde olduğunu belirtti.

Yasanın bu maddesi ile, ilk mal bildiriminde bulunduktan sonra diğer mal bildirimlerinde bulunma yükümlülüğünden muaf tutuldukları için (yani karşılaştırma yapılacak ikinci ve üçüncü mal bildirimleri bulunmayacağı için ) seçilmişlerin haksız mal edindikleri hususunda denetlenmelerinin de mümkün olmayacağını savunan Barış Mamalı, “bu ayrık düzenlemenin Anayasa’nın eşitlik ilkesi yanında, hukukun üstünlüğü ve şeffaf demokrasi anlayışına ters bir durum yarattığını” kaydetti.

 

GEÇMİŞİ TESPİT ETMEYECEK

 

Yasanın geriye yürümeyerek geçmişte yapılmış olabilecek haksız mal edinmelerini tespit etmeyecek olmasının da büyük bir eksiklik olduğunu kaydeden Mamalı, bugüne kadar yapılmış olan haksız mal edinmelerinin üzerine “sünger çekilmesinin” kamunun yararına bir düşünce olmadığını belirtti.

Barış Mamalı şu ifadeleri kullandı:

“Yasada varolan bu ayrıcalıklı düzenlemeler ile esasen denetim altında tutulması gereken ve kamuoyu önünde bulunan üst derece görevlilerin ve özellikle bakan ve milletvekillerinin bundan muaf tutulmaları ve yine geçmişin göz ardı edilmesi demokratik hukuk devleti kaideleri çerçevesinde büyük bir mantıksızlık yaratmaktadır.”

Bu haber 45 defa okunmuştur

:

:

:

:

DİĞER HABERLER