BİZE MÜTHİŞ İMKANLAR SUNUYOR

Maliye Bakanı Birikim Özgür, Türkiye ile imzaladıkları 3 yıllık programlar sayesinde acı reçete uygulamadan ekonomik dönüşümün sağlanabileceğini ifade etti ve ekledi

Maliye Bakanı Birikim Özgür, Türkiye ile imzaladıkları 3 yıllık programlar sayesinde acı reçete uygulamadan ekonomik dönüşümün sağlanabileceğini ifade etti ve ekledi

Maliye Bakanı Birikim Özgür, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın düzenlediği “Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu”nda yaptığı konuşmada, “başarı ölçütünün bir türlü dünya normları ile örtüşemeyen Kıbrıs Türk siyaseti” açısından, Kıbrıs Türk Ticaret Odası’nın Rekabet Edebilirlik Raporlarının alabildiğine somut mesajlar içerdiğini kaydetti. Maliye Bakanı Birikim Özgür, Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladıkları 3 yıllık programların kendilerine başka ülkelerin sahip olmadığı “müthiş imkânlar” sunduğuna işaret ederek, “Halkımızın yaşam standartlarını iyileştirebilme şansına sahip olan ender ülkelerdeniz” dedi. Bu programlar sayesinde neredeyse hiç “acı reçete uygulamadan” ekonomik dönüşümü sağlama kabiliyetine sahip olabildiklerini kaydeden Özgür, “Ne var ki diğer yandan bizi üretkenlikten koparan mali yardım bağımlılığı hastalığımız nedeniyle toplumsal açıdan siyasetin rasyonellikten uzaklaştığı da bir gerçektir” ifadesini kullandı. Birikim Özgür, “Ya ‘şükran’ diyoruz veyahut da bağıra çağıra tehdit ediyoruz. Mali krizlerimizi aşma kabiliyetimiz de bu iki metotla sınırlandırılmış bulunmaktadır. Mali bağımlılıktan kaynaklanan kendi üretim ilişkilerimizdeki çarpıklıklar sosyal, kültürel ve ahlaki yozlaşma sürecimizin başlıca sebebi olarak çözüm beklerken, değişen Türkiye ile ilişkilerimizi de karşılıklı güvensizlik başta olmak üzere çeşitli yönlerden belirleyen neredeyse esas faktöre dönüşmüştür. Kısacası, siyaset kurumumuz içinden geçmekte olduğumuz tarihsel dönemeçte zor bir vakayla karşı karşıyadır” ifadelerini kullandı.

“KRALIN ÇIPLAKLIĞINI HER PLATFORMDA TARTIŞMAK SORUMLULUK”

Birikim Özgür, “Çıplak Kral” masalına atıfta bulunduğu konuşmasına şu şekilde devam etti: “Kibirli ve kendini beğenmiş kral, masalın ana figürüdür. Esas kahraman ise ‘kral çıplak!’ diye bağıran ve halkı cesaretlendiren çocuktur. Biz hükümet olarak, çıplak kralı en hızlı şekilde giydirmenin telaşı içerisindeyiz. Kralın çıplaklığını her platformda tartışmayı da toplumsal bir sorumluluk addetmekteyiz. Birikim Özgür, kamu maliyesini sürdürülebilir bir yapıya kavuşturabildikleri oranda rekabet güçlerini artırmaya ve kamunun katkılarından söz etmelerinin mümkün olabileceğine işaret ederek, “Yapısal dönüşümün” kritik bir olgu olarak hükümet tarafından siyasetin odağına yerleştirildiğini kaydetti. Bu bağlamda Türkiye Cumhuriyeti ile imzaladıkları 3 yıllık programların kendilerine başka ülkelerin sahip olmadığı “müthiş imkânlar” sunduğuna işaret eden Özgür, şöyle devam etti:

“MALİ YARDIM BAĞIMLILIĞI”

“Biz aynı zaman diliminde hem yapısal dönüşümlerimizi gerçekleştirmeli ve ekonomik sürdürülebilirlik yönünde somut adımlar atabilme, hem de halkımızın yaşam standartlarını iyileştirebilme şansına sahip olan ender ülkelerdeniz. Bu programlar sayesinde neredeyse hiç acı reçete uygulamadan ekonomik dönüşümü sağlama kabiliyetine sahip olabilmekteyiz. Ne var ki diğer yandan bizi üretkenlikten koparan mali yardım bağımlılığı hastalığımız nedeniyle toplumsal açıdan siyasetin rasyonellikten uzaklaştığı da bir gerçektir.” Maliye Bakanı Birikim Özgür, yapısal dönüşüm süreçlerinin ağır aksak ilerlemesinin sebebinin de yine “Mali yardım bağımlılıkları” olduğuna dikkat çekerek, şunları söyledi:

“YA ŞÜKRAN DİYORUZ VEYAHUT TEHDİT EDİYORUZ”

“Ya ‘şükran’ diyoruz veyahut da bağıra çağıra tehdit ediyoruz. Mali krizlerimizi aşma kabiliyetimiz de bu iki metotla sınırlandırılmış bulunmaktadır. Mali bağımlılıktan kaynaklanan kendi üretim ilişkilerimizdeki çarpıklıklar sosyal, kültürel ve ahlaki yozlaşma sürecimizin başlıca sebebi olarak çözüm beklerken, değişen Türkiye ile ilişkilerimizi de karşılıklı güvensizlik başta olmak üzere çeşitli yönlerden belirleyen neredeyse esas faktöre dönüşmüştür. Kısacası, siyaset kurumumuz içinden geçmekte olduğumuz tarihsel dönemeçte zor bir vakayla karşı karşıyadır”

“ÇARE DE DERT DE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER”

Özgür, 'Çare de dert de Türkiye ile ilişkilerimiz üzerinden açıklanabilmektedir. Bu kısır döngüden bizi kurtaracak olan ise mali yardım bağımlılığımızı aşmaya ve gelişmekte olan bir ülke olarak Türkiye dâhil tüm muhataplarımızla karşılıklı ekonomik bağımlılık ilişkilerini tesis etmeye odaklanmamızdır' ifadesini kullandı. Özgür, “Bu konuda uzun yıllardır devam eden sorunsalı siyaseten aşmayı başarmış olan hükümetimiz, rekabet edebilirliğimizle ilgili sarf edilecek her sözün doğru zeminde ele alınmasını da sağlamış bulunmaktadır” dedi.

“SUYA 40 MİLYON TL HARCADIK”

Maliye Bakanı Özgür, su konusunda gelinen aşamanın bunun en güzel örneği olduğuna işaret ederek, 2015’te kamu maliyesi olarak deniz suyundan arıtılmış su alımları için 3,5 milyon TL harcadıklarını söyledi. Devlete ait kuyulardan su temini için elektrik alımına 15 milyon TL ödediklerini, içme suyu tesisi yapım giderleri ve benzeri giderler için dış yardımlarla 20 milyon TL’ye yakın harcama gerçekleştirdiklerini, 2015’te toplamda 40 milyon TL’ye yakın bir harcama gerçekleştirmiş olduklarını belirtti.

“ORTALIK YANGIN YERİNE DÖNMÜŞKEN GAZEL OKUMADIK”

Maliye Bakanı Birikim Özgür, “Ortalık yangın yerine dönmüşken, bazıları gibi yangın redifli gazel okumadık, yangını söndürmek için gerekeni yaptık. Mali yardım bağımlılığı hastalığımızın semptomları ile mücadele ettik” dedi.

“KIBRIS TÜRK HALKININ YÖNETİM ERKİNİN TEYİDİ”

Maliye Bakanı Birikim Özgür, son üç ay içerisinde hükümetin bu anlaşmaya son şeklini vermek üzere Türkiye Cumhuriyeti ile yürüttüğü istişarelerde iki temel noktaya odaklandıklarını da belirtti. Özgür, bunlardan birincisinin “Kıbrıs Türk halkının yönetim erkinin teyidi”, diğerinin ise “dış yatırımcılar açısından risk algısına sebebiyet vermeyecek, belirsizliklerden arındırılmış bir ihale sürecinin yürütülmesi suretiyle kamunun toplam giderlerinin azaltılması ve toplam gelirlerinin artırılması”
olduğunu kaydetti

“TÜRKİYE İLE İLİŞKİLER”

Birikim Özgür, altyapı yatırımlarına ihtiyaç duyulan her alanda kamu bütçesinin imkânsızlıkları nedeniyle aciz konumunda olunmayacak, altyapı yatırımlarına ilişkin tek alternatifin Türkiye Cumhuriyeti’nin kendi kamu kaynaklarından sağladığı mali yardımlar olduğu şeklindeki anlayışın ortadan kalkmış olacağını söyledi. Özgür, “Bu sayede, Türkiye Cumhuriyeti ile ilişkilerimiz ‘mali yardım bağımlılığı’ kıskacından kurtulup, ‘karşılıklı ekonomik ilişkiler’ boyutuna taşınmış olacaktır. İki ülke arasındaki siyasi ilişkiler de buna bağlı olarak çok daha sağlıklı bir zemine kavuşacaktır dedi.

“KENDİ AYAKLARI ÜZERİNDE DURABİLEN BİR YAPI”

Maliye Bakanı Özgür, çözüm müzakereleri devam ederken kendi ayakları üzerinde durabilen bir yapı tahayyüllerinin sadece kendileri için değil, seviyeli ilişkilerden medet umarak kendileriyle ilişkilerini düzenlemeye odaklanacak tüm muhatapları açısından da en doğru alternatif olarak değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Özgür, Kıbrıs Türk halkının, uzun yıllardır devam eden varoluş mücadelesine, kamu-özel işbirliklerini de içeren kalkınma stratejisiyle çok daha güçlü bir biçimde devam edeceğini ve tüm muhataplarıyla ilişkilerini bu yeni düzlemde geliştirebileceğine işaret etti.

AKINCI: “KİMSE BİZDEN KUZEY KIBRIS’TA YAŞAMI DONDURMAMIZI BEKLEMESİN”

Cumhurbaşkanı Mustafa Akıncı, Kıbrıs Türk ekonomisinin 141 ülke ekonomisi arasında 121’inci sırada ve Bangladeş ile Surinam’ın gerisinde olmasının, Kıbrıs Türk halkının layık olduğu bir noktada bulunmadığının somut göstergesi olduğunu söyledi. Akıncı, Rum yetkililerin “Güzelyurt yoksa çözüm olmaz” yönündeki açıklamalarına karşılık “Kimse bizden Kuzey Kıbrıs’ta yaşamı dondurmamızı beklemesin, Güzelyurt veya başka bir konuda suçlu arayacaklarsa dönüp aynaya baksınlar. 2004’te referandumu hatırlasınlar” dedi. Cumhurbaşkanı Akıncı, Ticaret Odası’nın düzenlediği Kuzey Kıbrıs Rekabet Edebilirlik Forumu’ndaki konuşmasında, “Kuzey Kıbrıs Ekonomisi Rekabet Edebilirlik Raporu’nda yer alan verilerin bir ayna olduğunu”, bundan yakınmak yerine ekonominin nasıl iyileştirilebileceğinin yollarını bulmak gerektiğini ifade etti.

ÇÖZÜM SÜRECİ

Avrupa Komisyonu Kıbrıs Türk Masası’nın Avrupa Komisyonu Bölgeler Komiserliği’nden alınarak doğrudan AB Komisyonu Başkanı Jean Claude Juncker ve Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis’in sorumluluğu altına alınmasının “olumlu karşıladığını” kaydeden Akıncı ancak, konuyla ilgili olarak Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Valdis Dombrovskis’in adaya gerçekleştirmekte olduğu üç günlük ziyaret çerçevesinde, programında Kıbrıs Türk tarafına 15 dakika ayırmasını eleştirdi. “Avrupa Birliği ile yakın ilişki istiyoruz, kendimizi orada görüyoruz. Bu ilişkinin gelişmesini arzu ederken böyle bir tavırla karşılaşmak bizleri derinden üzmüştür, yaralamıştır. Neden? Çünkü Kıbrıs Türk halkını AB’ye hazırlamaktan bahsediyoruz ve bundan sorumlu olacak olan bir komiserden bahsediyoruz” diyen Akıncı, “bu yeni görev” nedeniyle, ziyaret önceden planlanmış olsa dahi, Kıbrıs Türk toplumuna daha çok vakit ayrılması gerektiğini ifade etti.

GÜZELYURT

Kıbrıs Rum Yönetimi yetkililerinin “Güzelyurt yoksa çözüm olmaz” yönündeki açıklamalarına atıfta bulunarak, Kıbrıs sorunu bağlamındaki müzakereleri masada yürütmek ve basın üzerinden yapmak istemediklerini ancak yine zorlandıklarını kaydeden Akıncı, “Böyle bir demeç, henüz daha toprak konusu masada ele alınmadığı bir zamanda veriliyor” dedi. Rum yetkililerin bu açıklamaları Güzelyurt’ta yapılan veya öngörülen yatırımlar üzerine yaptığını kaydeden Akıncı, bir yandan Kıbrıs sorununu çözmeye çalışırken, Kıbrıs Türk halkının gelişiminin de ertelenmemesi gerektiğini, Kıbrıs Türk tarafının gelişiminin olası bir çözümde AB’de Kıbrıs Türk halkının daha rahat yer alması anlamına geleceğini söyledi.

“SUÇLU ARAYACAKLARSA DÖNÜP AYNAYA BAKSINLAR”

Akıncı, ”Kimse bizden Kuzey Kıbrıs’ta yaşamı dondurmamızı beklemesin, Güzelyurt veya başka bir konuda suçlu arayacaklarsa dönüp aynaya baksınlar. 2004’te referandumu hatırlasınlar” dedi. Müzakerelerde, “yer adı, yüzdelik ve harita konusunun, güvenlik ve garantiler meselesinin ele alınacağı aşamanın hemen öncesinde ele alınmasının kararlaştırıldığını kaydeden Akıncı, “Bu ortak karardı. İki tarafın müzakere süreci bağlamında anlaştığı bir husustur” diye konuştu. Basın üzerinden toprak konusu müzakere etme anlayışının kabul edilmesinin mümkün olmadığını vurgulayan Cumhurbaşkanı Akıncı, Kıbrıs Rum kesiminin konuyu bir sonraki toplantıya getirmesi halinde, verilecek cevabın bugünkü ifadeleri olacağını kaydetti.

ATUN: “SIRA ELEKTRİKTE”

Ekonomi Sanayi ve Ticaret Bakanı Sunat Atun, su konusunun hükümet tarafından çok iyi bir şekilde sonuçlandırıldığını belirterek, “Sıra elektriği daha sürdürülebilir yapıya kavuşturup, daha da ucuzlattıracak yöntemlere gelmiştir” dedi. Atun, “Bunlarla beraber ben inanıyorum ki ekonomimizdeki rekabet edebilirlik daha da iyileşecektir” ifadesini kullandı. Ekonomi Bakanı Sunat Atun, forumda yaptığı konuşmada, odanın “Kuzey Kıbrıs Ekonomisi Rekabet Edebilirlik Raporu”nu değerlendirdi. Odaya rapordan dolayı teşekkür ederek başladığı konuşmasında, bakanlığın çalışmalarında raporun kendilerine ışık tuttuğunu ve çalışmalarına katkı yaptığını vurgulayan Atun, ülke ekonomisinin ayrı ayrı hem makro, hem de mikro alanda değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti. Raporu bazı açılardan değerlendiren ve fikirlerini ortaya koyan Atun, öncelikle ülkedeki yatırımlara özel ve kamu olarak bakıldığında, KKTC’de 1 milyar 165 milyon TL değerinde sabit sermaye yatırımları bulunduğunu kaydetti. Atun, 858 milyon TL’lik GSMH’si olan KKTC’de 1 milyar 165 milyon TL’lik yatırım alanı öngörüldüğünde, yüzde 15’lere dayanan pozitif bir etki görüldüğünü belirtti. Atun, bütçe açığının düşmesinin, vatandaşın cebinden giden paranın azalması anlamına geldiğini ifade ederek, bunun halkı ilgilendiren önemli bir olay olduğunu kaydetti.
Bu haber 379 defa okunmuştur
  •    - 6.03.2016 MUSTAFA GIRNE.OZUR DILERIM AMA DAYANAKSIZ IDDIALARINLA AKINCI``YA YUKLENIRKEN ICKIYI FAZLA MI KACIRDIN?AKINCI DAHA DUN DEDI KI ``KIBRISTURKU TURKIYESIZ OLMAZ.AB``NIN GARANTORLUGUNU KABUL ETMIYORUZ``.SENIN AKINCI ILE NE ALIP VEREMEDIGIN VAR.BIZE LUTFEN ACIKLA!
  •    - 6.03.2016 EKONOMIYLE ILGILENEN BAKANLARA SESLENIYORUM.BU BAHSETTIGINIZ ACI RECETELER NEDIR ACABA?ASLINDA DOGRUYU GOREN ICIN ACI RECETE IFADESI KULLANILMAZ.NICIN?CUNKU EN CAHIL KISI BILE BILIR KI KIBRIS GIBI BIR ADA ULKESI ILE BIR ANA KARA ULKESININ EKONOMIK PROGRAMLARI VE GELISME OLANAKLARI TAMAMEN FARKLIDIR.BU SEBEPLE TC ILE GIRISILEN EKONIOMIK PAKETLER SAVASINDA ACI RECETE OLMAMALIDIR.KKTC TARAFI OLARAK SEN SUNU DIYECEKSIN:``BIZ BIR ADA ULKESIYIZ VE TC ANA KARASIYLE EKONOMIK PAKETLERIMIZ ASLA AYNI OLAMAZ.``BUNU DEDIN MI ZATEN TC SANA KENDI EKONOMIK GELISME STRATEJILERINI DAYATAMAZ.EN BASITINDEN KOCA TC``DE MAL NAKLIYATI UZUN MESAFELER GEREKTIRIP MALIYETI ARTIRIRKEN MINIK KKTC``DE BOYLE BIR DERT YOKTUR.ORNEKLERI COGALTABILIRIZ.
  • Ozer  Lefkosa - 6.03.2016 Mustafa senin okuma noksanligin var.Yazilanlari anlama kabiliyetin yok.
  • Akinçi 15 dakikada tuş oldu... mustafa  girne - 5.03.2016 CB Akinçi, AB yunan asilli komisyon başkanindan şikayet etmiş.... vay bea! O dilini yaban arisi yesin. Pembe aşk yaşiyordun...ne oldu?kalbinimi kırdılar...ne bekliyordun. Düğünmü bekliyordun. 15 dakikada seni tuş yaptılar. Ya uyan CBi uyan! Uyanmazmisın! Senin elinde her ceşit enstrumanlar var... kullansana. BM,AB neresi varsa şikayet eyle, sesini yükselt bea.. kimden korkuyosun. Ya ne bu lahana turşusu gibi. Bu kadar pisirik olunmaz... ağırlığını koy. Var olduğumuzu söyle... Boş....CB boş.

:

:

:

:

DİĞER HABERLER