Açık Mektup

Değerli iktidar sahipleri:

Değerli iktidar sahipleri:


Öncelikle 19 Nisan erken genel seçimlerinde elde ettiğiniz başarı için tebrik eder, iktidarınızın ülkemize hayırlı olmasını diler, vakit ayırıp bu satırları okuduğunuz içinde şimdiden teşekkür ederim.

İlk iş olarak ülkemizin en ciddi sorunu olan ekonomiyi düzeltme yoluna gideceğinizi düşünüyorum. Bu sorunu propaganda döneminde dallandırıp budaklandırmış, farklı yönlere çekmiş, kaynağı konusunda gerçekçi olmayan öngörülerde bulunmuş olabilirsiniz. Ancak şu gün itibariyle bu sorunu gerçeklere dayanarak çözmek durumundasınız.

Bulunduğunuz konumun gerçeklere riayet etme hususunda size zorunluluklar verdiğini hatırlatmak istiyorum. Zira ülke insanının günü birlik ve popülist politikalarla, çözülmüş gibi gösterilen ve sonraları daha da büyüyen sorunlara artık tahammülü kalmamıştır.

Bir ekonomist olmamama rağmen ülkemizde ikamet eden her bireyin bildiği gibi bende, ülke ekonomisinin bu duruma düşmesinde ki en önemli etkenin, kamunun bütçeye olan yükü olduğunu gayet iyi biliyorum. Son iktidar döneminde hükümet yetkililerinin de dediği gibi “maaşların ödenebilmesi için dolaylı vergilerin yüksek olması gerekiyor” sözlerini sizlere hatırlatmamda fayda var.

Muhtemelen, kamu çalışanları ve emeklilerin maaşları, diğer taraftan kamu giderlerinin bütçede ki ağırlığını sizlerde yaşayacaksınız. Şüphesiz bu durum son iktidarın -kimilerine göre- katkıda bulunduğu ancak tümüyle kendisinin yarattığı bir durum değil. Eğer sizlerde, iktidarınız döneminde bu sorunu çözmezseniz, oluşan bu sorun yumağını ne yazık ki daha da büyüteceksiniz.

Bu durumda da ülkenin geleceğini de karartmış olacağınızı bilmenizi isterim.

Kamunun düzene girmesi konusunu özellikle gündeminize getirmek istiyorum. Bu konunun sağlıklı bir şekilde çözülmesi, diğer alanlarda ki birçok sorunun çözümünü kolaylaştıracağı su götürmez bir gerçektir.

Kamuya ayrılan bütçenin daralması: Eğitim, sağlık vs. gibi birçok alanda yaşanan sorunların bertaraf edilmesini ve yatırım yapılabilmesini; özel sektöre desteğin sağlanmasıyla üretimin artmasını ve bu sektörde çalışmanın özendirilmesini; yüksek tutulan vergi yükünden kurtulacak vatandaşın rahat nefes almasını sağlayacaktır.

Kamuda verimliliğin arttırılmasıyla boşa geçen ve aslında hepimizin en değerli varlığı olan zamanı, çok daha akılcı bir şekilde yönetmemize olanak sağlayacaktır.

Diğer taraftan ülkemizde hâsıl olan, memurlar ve özel sektörde geçici olarak çalışıp memur olmak isteyenlerin yarattığı verimsizliğinde ortadan kalkmasına sebep olacaktır. Ayrıca bu durumun yarattığı sosyal adaletsizlikte, dolayısıyla ortadan kalkacaktır.

Tüm bu gerçeklerden yola çıkarak, üreteceğiniz politikaların ülkenin geleceğini teminat altına alabilecek kapasitede olması, hayati önem taşımaktadır.

Devletin bir iş kapısı olmaktan çıkıp, derhal, çağımızın gerekliliklerine uygun olarak ‘koordinasyonu sağlayan’ bir birim halini alması gerekmektedir.

Ülkemizin en büyük sorununun Kıbrıs Sorunu olduğunu hepimiz biliyoruz.

Ancak en büyük işletmemiz halini alan kamunun, yukarıda da sözünü ettiğim diğer sorunlarımızın temelini oluşturduğu ve kendi içindeki sorunlarıyla içinden çıkılmaz bir hal aldığı gün gibi ortadadır!

Kendi ayakları üzerinde durmak isteyen KKTC’nin önündeki en büyük engel olan kamudaki sorunlar, sizinde birincil sorununuz olmalı.

Seçime katılan tüm siyasi partilerin propaganda döneminde dile getirdiği Kıbrıs Sorununun çözülmesi vizyonuna atıfta bulunarak, ancak kendi ayakları üzerinde durabilen bir KKTC ile istenilen çözüme ulaşılabileceğini belirtmek isterim.

İktidar sürecinde başarılı olmanızı dileğiyle…
Bu haber 133 defa okunmuştur

:

:

:

: