İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan “Kuzey Kıbrıs’taki mal-mülk alımı konusunda şok tavsiyeler
Dışişleri Bakanlığı, Rum mahkemelerinin Ekim 2006’da aldığı mahkeme kararını Orams Davası’nın Avrupa Adalet Divanı’ndaki kararının açıklanmasına bir gün kala hatırladı.
* Bakanlığın web sitesine, “Kuzey Kıbrıs’tan mal alırsanız 7 yıl hapis yatabilirsiniz” uyarıları eklendi.
KEREM HASAN
İngiltere Dışişleri Bakanlığı, Rum mahkemelerinin Ekim 2006’da aldığı mahkeme kararını Orams Davası’nın Avrupa Adalet Divanı’ndaki kararının açıklanmasına bir gün kala hatırladı. Bakanlığın dün yenilenen web sitesinde, “Kuzey Kıbrıs’tan mal alırsanız hapse girebilirsiniz” uyarıları var.
Avrupa Adalet Divanı’ndaki Orams davasının karar gününe sadece bir gün kala, İngiliz Dışişleri Bakanlığı tarafından “Kuzey Kıbrıs’taki mal/mülk”le ilgili paragrafında bazı tavsiye değişiklikleri yapıldı. Ancak bu değişiklikler KKTC’deki mallarının tamamıyla “Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve mahkeme icraatlarının almış oldukları kararlar neticesinde, 1974 öncesindeki mal sahipleri halen o malın hukuki sahipleridir. Alıcılar Güney Kıbrıs’ta mahkemelik olabilir ve bu davaların neticesi de AB’de ve İngiltere’de uygulanabilir” şeklinde ifadeler bulunuyor.
Kıbrıs çözüm müzakerelerin devam ettiğini de yazan metnide, “Her hangi bir çözüm aşamasında malın geri iadesi dahil, birçok handikapın alıcı tarafından göz önünde bulundurulması ve hukuki danışmanlık alınması” tavsiyesinde bulunuluyor.
MAHKEMELİK OLABİLİRSİNİZ UYARISI
İngiltere Dışişleri Bakanlıuğı’nın yenilenmiş “Kuzey Kıbrıs’taki mal/mülk” tavsiyesine göre, “Kuzey Kıbrıs’ta bulunan mallar konusunda binlerce davacının olduğu, 1974’den önceki sahiplerinin Avrupa mahkeme kararları neticesinde halen malların hukuksal sahipleri olduğu; bu malların satın alınmasının ciddi maddi ve hukuksal sonuçlar doğurabileceği” yazıyor.
“Alıcıların, Kıbrıs Cumhuriyeti (Rum mahkemeleri) mahkemelerde yargılanabileceği; ve bunun sonuçlarının da Avrupa Birliği’nde ve İngiltere mahkemelerinde de geçerli sayılabileceği” iddia edildi.
Tavsiyede, “Ayrıca Kıbrıs’ta çözüm müzakereleri devam ediyor. Mal konusu da müzakere masasında konuşuluyor ve bunun sonucunda da mallar konusunda ciddi sonuçlar olabilecektir bunların arasında da malın geri iadesi da bulunabilir” de denildi.
MAL ALMA TAVSİYESİ
Ayrıca web sitesinin yenilikleri arasında ilk kez, “Kuzey Kıbrıs’ta mal alırken neye dikkat edilmesi gerekir” diye şunlar da tavsiye ediliyor:
“Alıcılar özellikle Kuzey Kıbrıs’tan mal/mülk almadan önce, malın daha önce bir Kıbrıslı Rum’a ait olup-olmadığı; malın eşdeğer veya Kıbrıslı Türk otoriteler tarafından verilmiş bir mal olup-olmadığı hususlarına dikkat edilmeli.”
SUÇ VE CEZA
Şok tavsiyeleri içeren web sitesine göre ayrıca “Kıbrıs Cumhuriyeti yasalarının AB’de de uygulanabilir” olduğu iddia edilerek, şöyle devam ediliyor:
“20 Ekim 2006 Ceza Kanunu’nun gereği, Kıbrıs Cumhuriyeti (Güney Kıbrıs Rum Yönetimi) Tapu Dairesi’nin haberi olmadan veya o malın gerçek sahibinin haberi olmadan, bir mal üzerinde alım-satım işlemine karışmak, mortgage almak, kiralamak vs gibi işlemler yapmak bir suç sayılır ve 7 yıla kadar hapislik istenilebilir.”
Uyarıda, “Kıbrıs Rum yasalarına göre böyle bir işlemin ağır bir suç olduğu, başlatılacak alım işleminin sonuçsuz kalması durumunda bile 5 senelik hapisliğe neden olabileceği” ileri sürülüyor.
Ancak bu yasanın “retrospective” yani geriye dönük bir hükümlülüğün bulunmaması nedeniyle 2006’dan önce yapılan işlemlerin suç teşkil etmeyeceğine” de dikkat çekiliyor.
Kuzey Kıbrıs’ta verilen tapuların Kıbrıs (Rum) otoriteleri tarafından yasa dışı görüldüğü” bilgisi de siteye eklendi.
Başbakan Üstel, Türkiye Aile Bakanı Göktaş’ı kabul etti
Cumhurbaşkanı Erhürman, Mesarya bölgesinde yurttaşlarla bir araya geldi
KTÖS’ten AÖA Yasa Tasarısı'na tepki
Akansoy’dan tartışmalara yanıt: “Çözüm acildir, mücadelemizi sürdüreceğiz”
İncirli: “Hedefimiz tek başına iktidar”
TC Cumhurbaşkanı Başdanışmanı Kılıç'tan Avrupa Parlamentosunun 2025 Yılı Türkiye Raporu'na tepki
MÜZAKERE OLSUN DİYE MÜZAKERE Mİ YAPALIM?
CTP İKTİDARINDA KREŞ SEFERBERLİĞİ OLACAK
Özersay: “Denetim kurumları, siyasilerin keyfi kararlarına bağlı olmaktan çıkarılmalı”