Pandemi ile daha da gevşedik

Ülkemiz, Pandemi öncesi kamunun çarkının dönmesi ile ilgili çok büyük şikayetlere maruz kalırdı. Çarkın, vatandaşın beklediği rutin bir hızda dönmemesinden dolayı şikayetçi idi. Hatta birçok vatandaş, devlet dairelerinde çekmekte oldukları çileyi, esprili bir şekilde dile getirerek şunu söylüyordu. Hala daha söylüyor ya.

Ülkemiz, Pandemi öncesi kamunun çarkının dönmesi ile ilgili çok büyük şikayetlere maruz kalırdı. Çarkın, vatandaşın beklediği rutin bir hızda dönmemesinden dolayı şikayetçi idi. Hatta birçok vatandaş, devlet dairelerinde çekmekte oldukları çileyi, esprili bir şekilde dile getirerek şunu söylüyordu. Hala daha söylüyor ya.
“Git da gel. Git da gel ” diye.
Vatandaşın bu şikayet ve duyarlılığı karşısında. Ülkenin en büyük organı olan “Cumhuriyet Meclisi “ kamunun çarkının nasıl rutin bir şekilde döneceğinin araştırmasını yaptı ve kendince bunu buldu!
“Kamu Reformu “ bu işin köküne bu reform, kezzap gibi gelecekti.
Teşhis konuldu konulmasına da bir türlü hastalığı iyileştirecek ve kamunun hantal yapısını giderecek olan operasyona, bir türlü neşter vurulamadı. Hasta, Meclis raflarında iyileştirilmesi için beklemekte. Ameliyat odasına alınmasına, siyaset direnç göstermektedir.
Bu sadece çıkarılmayı bekleyen önemli yasalarımızdan biri. Bunun gibi birçok yasa tasarısı, yasalaşmayı bekliyor.
Bunları kim yasalaştıracak ?
Cumhuriyet Meclisimiz.
Meclis bir hükmi şahsiyet. Cansız bir varlık. Bunu canlandıracak olan oraya halkın iradesi ile seçilen Milletvekilleridir.
Görevlerinin en belli başlısı budur.
Kamu reformu yasa tasarısı, inanın dünyanın en güzel ve lezzetli şarabı olan Bordo şarapları gibi yıllanmış, raflarda duruyor.
Şarap ne kadar mahzende bekletilirse, değeri, lezzeti ve kalitesi o denli artmaktadır. Herhalde ilgili yasa tasarısı için vekillerimizin ilham kaynağı da Bordo şarabı olmuştur.
Bu gidişle bekleme süresi Bordo şaraplarını da geçecek.
Halk, bekletilmeye alıştırılmış gibi.
Hele, pandemi ile birlikte kamudaki hantal yapı, daha da hantallaşmıştır.
Yukarıda belirtmiştim. Bunu yapacak olan Meclisimizdir.
Meclis, ayni zamanda hem ülkenin, hem de ülke dışı dünyanın bir aynasıdır.
Pazartesi gün Meclis açıldı. Bir buçuk saat vekillerimiz çok ağır çalışmış olacaklar ki. Bir buçuk saatin sonunda oturumu kapattılar.
Kamunun hantallığından bahsetmiştim yukarıda.
Meclisin bu çalışma ve davranış şekline ne demeli ?
Ben söyleyecek söz bulamıyorum.
Meclis en büyük kamu organı.
Bu organ böyle çalışırsa, ülkede bir kamu reformundan bahsetmek mümkün olur mu ?
Memleket, Hoca, Cemaat hikayesine çevrildi.
Ülkede artık iyi ve becerikli yönetici, beceriksiz ve iş bilmez yönetici tartışması, halk indinde başlamıştır.
Daha önceleri de bu denli tartışmalar tek tük oluyordu. Şimdilerde doruklarda.
Belediyeler borç içinde. Ayni zamanda birçok kurum da ayni durumda.
Beceriksizlik ve bilgisizlik, maalesef birçok kurumu batık hale getirmiştir.
İşe göre adam değil de adama göre iş mantığı ile hareketin sonuçları. Halkımızı büyük ekonomik sıkıntılara düçar hale getirmektedir.
Bundan çıkış yolu, yine Meclistir. Vekillerdir.
Toparlanmaya bir yerden başlamak gerek.
Pandeminin getirdiği deneyimler de göz önünde bulundurularak. Hiç zaman kaybetmeden düğmeye basılmalı.
Henüz çok geç değildir.
Sonra Yalçın Cemal demedi demeyin.
Bu haber 4347 defa okunmuştur

:

:

:

: