İnsanların bir arada yaşadığı dönemlerden beri birbirleri ile yardımlaşmaları ahlaki bir ödev olarak görülmüştür. Bu ahlaki görevin kan bağı içerisinde olan insanlarda daha sık uygulandığı görülmekte olup bir nevi yükümlülük düzeyine ulaşmıştır. Bu yükümlülük değişen zaman içerisinde adapte olup kendine yasal bir dayanak bulmuştur. TMK. 364-366 da belirli derecedeki kan hısımlarının birbirlerine yardım etme yükümlüğü nafaka başlığı altında düzenlenmiştir. Yardım nafakası, kendisine yardım edilmediği zaman yoksulluğa düşecek kişinin, belirli bir kan hısımlığı bulunan kişilerden talep edebileceği, miktarı ve koşulları hakim tarafından tespit ve takdir edilen nafakadır. Nafaka yükümlüleri TMK 364/1 de düzenlenmiştir. Bunlar üstsoy ve altsoy kan hısımları ile kardeşleridir. Üstsoy ve altsoy hısımları kaçıncı derece olduklarına bakılmaksızın yardım nafakası ödeme yükümlülüğü altındadır. Nafaka yükümlülüğü çift yönlü bir kurumdur. Diğer bir deyişle alacaklı ve yükümlü aynı kişidir. Evlilik dışı doğum halinde soy bağı, ancak tanıma ya da babalık kararı bulunmadıkça sadece biyolojik bağlamda kan hısımlığının varlığı yardım nafakasının hükümlerini doğurması için yeterli değildir. Evlatlık ilişkisi bakımından evlat edinen ve evlat edinilen arasında soy bağı ilişkisi kurulduğu için nafaka ilişkisi doğar. Eklenmelidir ki evlat edinilenin biyolojik anne ve babası arasında hısımlık bağı sonlanmadığı için bu kişiler arasında nafaka ilişkisi sona ermez , ikinci dereceye düşer. Yardım nafakasının şartları:
1. Yardım Nafakası Talep Edecek Olan Yönünden:
a.) Herkes yardım etmediği takdirde yoksulluğa düşecek olmasıdır. Burada objektif olarak gözetilir. Burada talepte bulunanın yaşamını sürdürebilmesi için gerekli şeylere sahip olup olmadığı araştırılır. Talepte bulunan öncelikle kendi malvarlığını tüketmeden nafaka istemesi mümkün değildir.
b.) Nafaka isteyen kişi iyiniyetli olmalıdır Bütün çabalarına rağmen ihtiyaçlarını karşılama tehlikesine girmelidir. Örneğin, iradi olarak alkol alıp kaza sonucu iş görmez hâle gelen kişi yardım nafakası talep edemez.
Burada değinilmesi gereken diğer hususta bakım nafakasının yardım nafakasından önce gelmesidir. Bakım nafakası ödeyecek bir yükümlü varsa ödeme gücü bulunduğu müddetçe yardım nafakasına gidilemeyecektir.
2. Yardım Nafakası Yükümlüsü Yönünden:
a.) Nafaka yükümlüsü altsoy veya üstsoy hısımı ise ödeme gücünün bulunması yeterlidir.
b.) Yükümlü kardeşler ise kanun koyucu refah içinde bulunma şartını aramaktadır.
Nafaka davasında talep edilen kişiler bakımından mirasçılıktaki sıra göz önünde tutulmalıdır. Sırasıyla altsoy ana ve baba , refah var ise kardeşler son olarak büyükanne ve büyükbabadan istenebilir. Birden fazla nafaka yükümlüsü olan hallerde mali güçleri oranında paylaştırılır. Miktarın tespiti hususunda nafaka alacaklısının geçim miktarıyla sınırlıdır.
Nafaka davası ,taraflardan birinin yerleşim yeri aile mahkemesinde açılır. İspat yükü davacıdadır bu ispat davalının ödeme gücünü kapsamamaktadır. Yardım nafakasının başlangıcı kararın kesinleştiği tarihte değil davanın açıldığı tarihten itibaren başlamaktadır. Talep eden veya yükümlü ölürse mahkeme kararı olmadan kendiliğinden sona ermektedir.