Miras bırakanın ölümüyle birlikte mirasçılarına geçen, miras bırakanın şahsına bağlı olmayan bütün hukuki ilişkilerini ifade eden kavrama tereke denir.
Mirasçıların haklarının korunabilmesi için tereke tam ve doğru olarak bilinmelidir. Ancak bilinmesi çeşitli nedenlerle her zaman mümkün olmayabilir. Terekenin tam ve doğru olarak hesaplandığından emin olunabilmesi için terekenin tespiti davası açılmalıdır. Terekenin tespiti davası açılmasının diğer sebebi ise terekenin mirasçılar arasında paylaştırılana kadar korunmak istenmesidir. Bazı mirasçıların terekeden mal kaçırması söz konusu olup diğer mirasçıların hakları tehlikeye girdiğinde, mirasçılar mahkemeye başvurarak terekenin mühürlenmesi, tereke defterinin tutulması gibi önlemleri talep edebilir. Mahkeme miras bırakana ait bütün terekeyi araştırarak kayıt altına alır ve terekenin korunmasını sağlar.
Hukuki yararı olan kişiler yani mirasçılar terekenin tespiti davasını açabileceği gibi hukuki zorunluluğun bulunması durumunda dava re’sen de açılabilir. Her bir mirasçı davayı tek başına diğerlerinden onay almaksızın açabileceği gibi mirasçılar birlikte de açabilmektedir. Terekenin tespiti davalarında husumet olmaması nedeniyle dava açılırken davalı gösterilmemektedir.
Terekenin tespiti davası için herhangi bir zamanaşımı veya hak düşürücü süre öngörülmemiştir. Hukuki yarar devam ettiği sürece terekenin tespiti davası açılabilir.
Tereke tespitine ilişkin davalarda görevli mahkeme davanın çekişmesiz yargı işi olması nedeniyle Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 383. maddesi gereğince Sulh Hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise miras bırakanın ölmeden önceki son ikamet adresidir.
Bu davalarda dava dilekçesi büyük önem taşımaktadır. Terekenin tespiti davalarında talebe bağlılık ilkesi geçerlidir. Mahkeme talep edilenlere bakarak tespitte bulunur. Talep edilenler dışında tespitte bulunamaz. Örneğin pasif taşınmazların tespiti talep edilmediyse mahkeme bu tespiti yapmaz. Bu nedenle terekenin tespiti davalarında, dava dilekçesi hazırlanırken çok dikkatli davranılmalı ve hatalara yer verilmemelidir.
Tespit miras bırakanın aktif ve pasiflerine bakılarak yapılır. Terekenin tüm aktiflerinden tüm pasifleri çıkartılarak net terekenin tespiti elde edilir. Tespit edilen net tereke mirasçılara dağıtılacak kısımdır.
Mahkeme tespit davası sonucunda tespit edilen tüm terekeyi kayda geçirir. Terekenin tespiti davasında mirasçıların zarara uğrama ihtimalinin söz konusu olması durumunda hâkim olası tehlikeleri engellemek için ihtiyati tedbir kararı verebilir. İhtiyati tedbir kararı mirasçıların istemi üzerine verilebileceği gibi hâkim tarafından re’sen de verilebilmektedir. Ayrıca muhafaza edilemeyecek malların satılarak paraya çevrilmesini sağlamak gibi koruyucu önlemler de alınabilmektedir.
Tereke tespiti davaları delil tespiti niteliğindedir ve mahkeme taleple bağlı olduğundan terekenin tespiti ile birlikte mirasın paylaştırılmasına dair talepte bulunulmazsa, mirasın paylaştırılmasına yönelik karar veremez.
Terekenin tespit edilmesi sonucunda mirasçıların terekeyi kabul zorunluluğu bulunmamaktadır. Mirasçıların yasal süre içerisinde mirası reddetme hakları bulunmaktadır.
Sonuç olarak terekenin tespiti davaları mirasçıların haklarının korunması ve mirasçılar arasındaki eşitliğin sağlanması bakımından önemli davalar olup terekenin tam ve eksiksiz bir şekilde tespitinin sağlanması için davanın her aşamasında gerekli özen gösterilerek doğru bir yol izlenmesi gerekmektedir.