İş güvencesinin uluslararası kaynağı Uluslararası Çalışma Örgütü Konferansınca 1982 yılında kabul edilen “Hizmet İlişkisine İşveren Tarafından Son Verilmesi Hakkında 158 Sayılı Sözleşme”dir. Türk Hukukunda ise İş Kanunu madde 18-21 arasında düzenlenmiştir. İş güvencesinin temel amacı işçinin nedensiz işten çıkarmalara karşı korunması ve işin sürekliliğinin sağlanmasıdır. İş güvencesi sayesinde işçi işverenin yaptığı haksız fesih sonucu işe iade davası açarak işine geri dönebilmekte ve tazminata hak kazanabilmektedir.
İş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmek için İş Kanunu ya da Basın İş Kanunu kapsamına giren bir işçi olmak gereklidir. Borçlar Kanunu ve Deniz İş Kanunu kapsamına giren işçiler iş güvencesinden yararlanamamaktadırlar. Ayrıca, iş sözleşmesi; işverence feshedilmelidir. İşçi tarafından feshedilmesi durumunda iş güvencesi hükümleri uygulanamamaktadır.
İş güvencesine tabi olmanın koşulları İş Kanunu madde 18’de belirtilmiştir. Bu maddeye göre ilk şart, iş sözleşmesinin belirsiz süreli olmasıdır. Tam zamanlı ya da kısmi süreli olması fark etmemektedir. Bir diğer şart ise, işyerinde otuz veya daha fazla işçi çalıştırılmasıdır. Çalıştırılan işçi sayısı, işverene ait aynı işkolundaki tüm işyerlerinde çalışan işçi sayısı toplanması ile hesaplanmaktadır. İş Kanunu’na tabi olmayan işçiler bu hesaplamaya girmemektedir. Üçüncü şart ise işçinin en az altı aylık kıdeminin bulunmasıdır. İşçinin altı aylık kıdemi, aynı işverenin bir veya değişik işyerlerinde geçen süreler birleştirilerek hesap edilir. İşverenin aynı işkolunda birden fazla işyerinin bulunması halinde, işyerinde çalışan işçi sayısı, bu işyerlerinde çalışan toplam işçi sayısına göre belirlenir. Yeraltı işlerinde çalışan işçiler için altı aylık kıdem koşulu aranmamaktadır. İş güvencesine tabi olmanın son şartı işçinin işveren vekili olmamasıdır. 18. maddeye göre işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları ile işyerinin bütününü sevk ve idare eden, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleri hakkında iş güvencesi hükümleri uygulanmamaktadır.
Belirtilen şartları taşıyan işçi iş güvencesine tabi olur ve işverene işçinin işten çıkarılabilmesi için bazı yükümlülükler yüklenir. İş güvencesi nedeniyle; işveren, iş sözleşmesinin feshini haklı bir nedene dayandırmalıdır ve iş sözleşmesini feshetmek istiyorsa fesih bildirimini yazılı yapmalı, bildirimde fesih sebebini açık ve kesin olarak belirtmelidir. Ayrıca madde 19/2’ye göre hakkındaki iddialara karşı savunmasını almadan bir işçinin belirsiz süreli iş sözleşmesi, o işçinin davranışı veya verimi ile ilgili nedenlerle feshedilemez.
İşçi; iş güvencesi hükümleri gereğince, haksız fesih sonucu işten çıkarıldıysa fesih bildiriminin tebliğ olduğu tarihten itibaren bir ay içinde arabulucuya başvurmalıdır. Anlaşmaya varılamaması halinde son tutanak düzenlenerek arabuluculuk görüşmeleri sona erdirilir. Son tutanağın hazırlandığı tarihten itibaren iki hafta içinde iş mahkemesinde işe iade davası açılabilir. Arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır ve arabulucuya başvurulmadan işe iade davası açılırsa usulden reddedilir.
İşe iade davasının kazanılması halinde işçi işine geri dönebilmektedir. İşveren, işçinin işe dönmesini istemezse işe başlatmama tazminatı talep edebilmektedir. İşçi, iş güvencesi kapsamında boşta geçen süre ücretini de işverenden alabilmektedir.