AYIBA KARŞI TEKEFFÜL HÜKÜMLERİNE GÖRE ARAÇ SATIŞINA AYIBIN BULUNMASI

Ayıplı maldan doğan sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’muzun 219-231.maddeleri arasında düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinde de yer almaktadır.

Ayıplı maldan doğan sorumluluk, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’muzun 219-231.maddeleri arasında düzenlenmiş olup Türk Ticaret Kanunu ve Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümlerinde de yer almaktadır.
Buna göre ayıplı mal; malın ambalajında, etiketinde ya da mala dair bilgi vermek amacıyla kullanılan her türlü materyalde özelliklerinden bir ya da birden fazlasını ihtiva etmeyen, aynı zamanda satıcının da alıcıya mal hakkında eksik bilgi verdiği, malın kullanım niteliğine ters düşen ve kendisiyle ikame edilebilir malların da kullanım amaçlarıyla denk düşmeyen, tüketicinin söz konusu malın vaad edilen kullanım amaçlarının faydalarını azaltan ya da tamamen ortadan kaldıran maddi ya da hukuki eksiklikler içeren mal olarak kabul edilmektedir (TKHK m.8).
Hem Türk Borçlar Kanunu hem Türk Ticaret Kanun hem de Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun hükümleri, alım satım sözleşmelerinde ayıplı malla karşılaşan alıcının oluşabilecek mağduriyetleri en aza indirerek korumayı amaçlamaktadır.
Mal üzerindeki ayıpların iki türlü olduğunu söylemek mümkündür: açık ayıplar ve açıkça belli olmayan ayıplar. Açıkça belli olmayan ayıplar da kendi içinde ikiye ayrılmaktadır: gözden geçirildiğinde fark edilebilecek ayıplar ve belli bir süre kullanım sonrasında fark edilebilecek ayıplar.
Borçlar Kanunu’nun 219.maddesine göre, satıcı alıcıya bildirdiği niteliklerin satılan malda bulunmamasından sorumludur. Bununla birlikte satıcı, alıcıya mal hakkında vaad edilen kullanım amaçlarının faydalarını azaltan ya da tümüyle ortadan kaldıran, değerini önemli ölçüde azaltan ayıpların bulunmasından bu ayıpların varlığını bilmese dahi sorumludur.
Bununla birlikte; 22.maddeye göre satıcı, satış sözleşmesinin yapıldığı anda alıcı tarafından bilinmekte olan ayıplardan da sorumlu tutulamayacaktır. Satıcı, alıcının gözden geçirerek fark edebileceği ayıplardan da böyle bir ayıbın bulunmadığını iddia etmişse sorumlu tutulacaktır.
Burada hemen ekleyelim ki; madde 223’te düzenlenen hükme göre, alıcının satın aldığı malı, hayatın olağan akışına göre inceleme fırsatı olur olmaz gözden geçirmekle yükümlüdür. Gözden geçirdiği sırada mal üzerinde bir ayıbın varlığını fark ettiği takdirde, bu ayıbı derhal satıcıya bildirmek de alıcının sorumluluğundadır. Alıcı, satın almış olduğu malı gözden geçirmez ya da bir ayıbın varlığını fark ettirdiği takdirde satıcıya bildirim yükümlülüğünü yerine getirmezse ayıplı malı kabul etmiş sayılacaktır.
Kanunda yapılan düzenlemelerde ayıbın büyüklüğü hakkında bir bilgi verilmemiştir. Çünkü, ayıbın büyüklüğü ne kadar büyükse alıcının aldığı malı incelerken ayıbın varlığını fark etmesi o kadar kolay olabilir. Yine de bu konuda kanunda açıkça bir düzenleme yer almadığından Yargıtay’ın verdiği kararları incelemek konuya ışık tutacaktır.
Yargıtay 13.Hukuk Dairesi’nin 2016/14484 E., 2019/5627 K. sayılı kararında davacı, davalıya ait ikinci el aracı tarafların aralarında yaptıkları satış sözleşmesi ile satın aldıktan sonra aracın pert kaydının olduğunu öğrendiğini ve bu haliyle aracın gerçek değerinin davacının ödemesini yaptığı satış bedelinden çok daha az olduğunu ileri sürerek, aracın gerçek değeri ile satış bedeli arasındaki farkın davalıdan kendisine ödenmesini talep etmiştir. Ancak davalı, aracın pert kaydı olduğunu bilmediğini iddia ederek davanın reddini istemiştir.
Toplanan delillerden ve dosya kapsamında öne sürülen iddialar sonucunda, aracın sigorta kayıtları, Trafik Şube Müdürlüğünde tutulan kayıtları incelenmiştir. Bütün bunlar ışığında, araçta bulunan pert kaydının aracın gerçek değerini düşürdüğü ve bu pert kaydının davacının bilgisi dışında olduğu gerekçesiyle satış akdi yapılırken davacı tarafından ödemesi yapılan satış bedeli ile gerçek bedeli arasındaki fark tutarın, davalıdan davacıya tahsil edilmesine karar verilmiştir.
Yargıtay’ın bu kararından anlaşıldığı üzere, hasarın büyüklüğü ne olursa olsun alıcı bu hasarı gözden geçirme sırasında fark etmeyip belirli bir süre kullandıktan sonra fark etmesi üzerine makul bir süre içinde satıcıya bildirme yükümlülüğünü yerine getirdiği takdirde ayıba karşı tekeffül hükümlerindeki seçimlik haklarını (satılanın iadesi ile sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim, ücretsiz onarım, ayıpsız misli ile değiştirme) kullanabilir.
Bu haber 623 defa okunmuştur

:

:

:

: