Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, Meclis’i anlattı:
“Meclisin saygınlık ve altyapı gibi iki ana sorunu bulunuyor. Bunu gidermek için adım atmaya başladık. Yeni meclis binası gönyeli çemberi yakınlarında olacak ve şimdiki binanın takasıyla yapılacak.”
Özgül Gürkut MUTLUYAKALI-TAK
Okul ve meslek hayatı gibi milletvekilliği görevinde de hep başarılı olma hedefiyle çalıştığını söyleyen Cumhuriyet Meclisi’nin yeni Başkanı, UBP Girne Milletvekili Dr. Hasan Bozer, Meclis Başkanlığı’nda da iddialı... Bozer, meclisin iki ana sorununu “saygınlık” ve “altyapı” diye belirlediklerini ve bunları giderecek adımları atmaya başladıklarını açıkladı.
Bozer, meclisin bugünkü altyapısıyla ne kadar uğraşsalar da arzu edilen seviyede parlamenter hizmeti sunamayacaklarını belirterek, yeni meclis binasının Gönyeli çemberi yakınlarındaki 10 dönümlük bir arazide, şimdiki binanın takasıyla inşası için girişimlerin başladığını söyledi.
Anayasa’nın ve Meclis İç Tüzüğü’nün değişmesinin hedefleri arasında kesinlikle yer aldığını vurgulayan Hasan Bozer, Cumhurbaşkanı’nın katalizörlüğüyle bu konularda sonuca gidilebileceği ve gelecek yıl yapılacak Cumhurbaşkanlığı ve yerel seçimle birlikte Anayasa değişikliğinin referanduma sunulabileceği inancında…
Meclis Başkanı Bozer, UBP’nin 26 milletvekiliyle tek başına hükümet kurmasının meclis çalışmalarında, özellikle nisap sağlamada kendisine zorluk getirdiğini ifade ederek, partisinin, seçim sürecinde “tek başına iktidar” sloganıyla verdiği sözü yerine getirme adına tek başına bir hükümet kurduğunu, 26 milletvekiline dayalı hükümetin çalışmakta zorlanması halinde demokrasilerde başka çareler de bulunduğunu ve gereğinin yapılacağını kaydetti.
Hasan Bozer, Meclis Başkanlığı’nı memur gibi yapmayacağını, hedefleri bulunan bir insan olduğunu belirterek, “İhtiyaçlara çözüm bulma iddiam var” dedi.
Türkiye ve diğer ülkelerle ilişkilere büyük önem verdiklerini vurgulayan Bozer, Meclis Başkan Yardımcısı Mustafa Yektaoğlu’yla ilişkilerini ise “mükemmel” diye niteledi.
TAHMİNİMDEN ÖTE BİR YOĞUNLUK
Bozer, Meclis Başkanlığı görevine başlamasıyla tahmininden öte bir yoğunluk içine girdiğini, ama çalışmaktan yorulmadığı için bu durumdan şikayetçi olmadığını, ürettikçe zevk aldığını söyledi.
Bozer, hedefinin siyaset değil, doktorluk mesleğiyle ilgili olduğunu, mesleğinde de başarılı dönem geçirdiğini ifade ederek, siyasi partilerin de siyasete girmesi için sürekli teklif götürdüğünü, meslek sevgisiyle bunları hep reddettiğini, ancak emekliye ayrılınca yoğun baskıya olumlu yanıt verdiğini anlattı.
“Aslında siyasete girmek benim kararım değildi” diyen Hasan Bozer, siyaseti de toplumsal görev kabul ettiğini, milletvekilliğinde hep başarılı olmayı hedeflediğini ve görevlerini layıkıyla yaptığını anlattı.
Hasan Bozer, Meclis Başkanlığı sürecine ilişkin sorulara karşılık da özetle şöyle konuştu:
“UBP iktidar olduğunda ana beklenti benim Sağlık Bakanı olmamdı. Beklentinin ötesinde bana ciddi baskı da vardı. Ama ben Sağlık Bakanlığı’nı da bir hekimlik görürüm. Ben hekimliği ve başhekimliği çok güzel şekilde yapıp noktaladım. O göreve dönmeyi çok arzu etmedim. Bu fani dünyada her makam gelip geçicidir. Benden sonra yapacak arkadaşlar olduğuna güveniyordum, o yüzden talip olmadım. İlla bir görev verilecekse, Meclis Başkanlığı’nın tercihim olduğunu da söyledim. Parti yönetimimiz de grupta oybirliğiyle aday gösterilmem için karar aldı. Meclis Genel Kurulu’nda da bildiğim kadarıyla ben ve başkan yardımcısı tarihteki en yüksek oyu alarak seçildik.”
Girne ilçesinde en yüksek oyu alarak seçilen milletvekili olma başarısını hayat felsefesine bağlayan Bozer, okul hayatında da çok başarılı bir öğrenci olduğunu, Tıp Fakültesi’ni 5 yılda bitirdiğini, Erenköy’e çıktığı dönemdeki açığı kapatmak için çok çalıştığını anlattı.
MECLİSİN İMAJINI BOZACAK
ÇATIŞMALAR KALKMALI
2003 ve 2005’te milletvekili seçildiğinde de parlamentoda, örgütlerde ciddi çalıştığını, insanlarla iç içe olduğunu, dertlerini dinleyip sevinçlerini paylaştığını kaydeden Bozer, kendisine duyulan güven sonucu bu aşamaya geldiğine inanç belirtti.
Hasan Bozer, Meclis Başkanlığı’nın önemli bir görev olduğunu ve en iyi şekilde yapacağına inandığını ve kendine güvendiğini kaydederek, siyasetçiye ve siyaset kurumuna güvenin azaldığı dönemler yaşandığını söyledi. Bu güvenin artırılması için ciddi uğraşları olacağını belirten Bozer, önce partiler arası diyalogu, hoşgörüyü artırmaya çalışacağını, buna da küçük adımlarla başladığını bildirdi. Kutuplaşmadan ziyade kaynaşmayı, daha demokratik ve seviyeli ilişkiler öngördüğünü dile getiren Meclis Başkanı Bozer, mecliste fikir çatışmalarının doğal olduğunu, ancak imajı bozacak, halka zarar verecek çatışmaları ortadan kaldırmak için uğraş vereceğini anlattı.
Hasan Bozer, Meclis Başkanlığı’nı memur gibi yapmayacağını, hedefleri bulunan bir insan olduğunu belirterek, “İhtiyaçlara çözüm bulma iddiam var” dedi.
İKİ ANA SORUN: SAYGINLIK VE ALTYAPI
Meclisin iki ana sorununun “saygınlık ve itibarını yükseltmek” ile “daha verimli ve kaliteli meclis için altyapı” olduğunu kaydeden Bozer, bugünkü altyapıyla ne kadar uğraşsalar da arzu edilen seviyede parlamenter hizmeti sunamayacaklarına dikkat çekti.
Meclis Başkanı Bozer, milletvekillerinin park yeri, sekretarya, danışman ve çalışma yeri sorunları bulunduğunu anlatarak, küçük bir odada bir masa ve bir telefonla milletvekilliği yapılamayacağını vurguladı.
Çağdaş meclis için altyapının geliştirilmesinin şart olduğunu söyleyen Hasan Bozer, ülkenin ekonomik durumunu dikkate alarak yeni bina hedefi taşıdıklarını, Gönyeli çemberi yakınlarında 10 dönümlük bir yer seçildiğini, yeni meclis binası için bir de komite oluşturulduğunu; arazi için para harcanmayacağını; mimarisi uluslararası bir yarışmayla belirlenecek yeni meclis binasının, ekonomik kriz dikkate alınarak yasal zeminde mevcut binanın takasıyla yapılmasını düşündüklerini anlattı.
Bozer, 3 yıllığına Meclis Başkanı seçildiğine işaret ederek, bu sürede yeni meclis binasının tamamlanmasını hedeflediklerini söyledi.
ANAYASA VE İÇ
TÜZÜK DEĞİŞİKLİĞİ
Anayasa’nın ve Meclis İç Tüzüğü’nün değişmesinin hedefleri arasında kesinlikle yer aldığını vurgulayan Hasan Bozer, Cumhurbaşkanı Mehmet Ali Talat’la da gayrı resmi ortamda konuştuğunu, tüm partilerin dile getirdiği bu ihtiyaçlar için geçmişte oluşturulan ad-hoc komitelerin çok güzel çalışmalar yaptığını, ancak bir katalizöre gerek duyulduğunu belirtti. Bozer, Anayasa değişikliği konusunda Cumhurbaşkanı’nın katalizör olabileceğini vurguladı ve ilk fırsatta Cumhurbaşkanı Talat’la resmi olarak görüşeceğini ve yeni bir deneme yapacaklarını bildirdi.
Meclis Başkanı Bozer, yapılacak Anayasa değişikliklerin 2010’daki Cumhurbaşkanlığı ve yerel seçimle birlikte referanduma sunulabileceğini belirtti.
Birkaç yıllık ekonomik durgunluk ve ardından kriz yaşanan ülkede vatandaşların taleplerinin de arttığını ifade eden Hasan Bozer, meclise de aşırı talepler geldiğini, iş ve kredi taleplerinin fazlalaştığını bildirdi.
DİLEKÇE KOMİTESİ
Tüm milletvekillerinin Dilekçe Komitesi’nin çalışmalarını “zaman kaybı” diye gördüğünü, “iş ola” kurulmuş gibi görünen bu komitenin sonuç üretemediğini, dolayısıyla bu komitenin görev ve yetkilerinin yeni bir yasayla düzenlenmesi gerektiğini kaydeden Bozer, “Ya tam kaldırırız ya da görev yapacak noktaya getiririz. Bu şekliyle olmuyor. Çare mekanizmalarını kaldırmak doğru değil, görev yapacak noktaya getirmek kaçınılmazdır” diye konuştu.
Cumhuriyet Meclisi Başkanı Hasan Bozer, meclis kadrolarında birçok basınla ilgili alan bulunduğunu, ancak basın ve halkla ilişkilerde bugün yetersiz durumda bulunan meclisin çok daha fonksiyonel bir basın ve halkla ilişkiler organizasyonuna ihtiyaç duyduğunu ve Özel Kalem Müdürü koordinatörlüğünde yeni bir birim oluşturacaklarını belirtti. Bozer, basın mensuplarının da meclisle ilgili haberlerde daha hassas olmasını istedi.
TÜRKİYE’NİN DESTEĞİ
Kıbrıs meselesinden dolayı dünyaya haklılığı anlatmak için olabilecek en yüksek seviyede temas kurmanın ana görev olduğunu belirten Bozer, Türkiye’yle beraber yürütülen mücadele için tüm kurumlarla ve halkla ne kadar sıkı temas kurulursa, gönül bağları canlı tutulursa o derece yararlı olunacağını; bu bağlar ne kadar kırılırsa da zafiyete uğranacağını anlattı.
Bozer, hayatın her alanında Türkiye’nin desteğine ihtiyaç duyduklarını vurgulayarak, bu yüzden ilişkilere çok önem verdiklerini söyledi.
AKPM’DEKİ TEMSİLİYET
Meclisin Avrupa Konseyi Parlamenter Meclisi’ndeki (AKPM) temsiliyetinin aksamadan süreceğini, olanak yaratıldıkça artırılacağını belirten Hasan Bozer, 22 Haziran’daki toplantıya milletvekilleri Mehmet Çağlar ile Tahsin Ertuğruloğlu’nun; 26 Haziran’da Crans Montana Formu’na ise bu milletvekillerine ek olarak Ertuğrul Hasipoğlu’nun da katılacağını bildirdi.
Ekonomik durumu dikkate alarak heyetlerin oluşturulduğunu kaydeden Bozer, Crans Montana Forumu’na davet aldığı halde bu yüzden gitmeyeceğini, meclisi diğer 3 milletvekilin temsil edeceğini bildirdi.
KARAYEL’İN ÖĞRENCİSİ OLDU
1944 Baf-Aydın doğumlu olan Hasan Bozer, ilkokul son sınıftayken merhum öğretmen ve spor adamı Fikri Karayel’in öğrencisi oldu. Ortaokul ve liseyi yatılı okuyan Bozer, 1963’te İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesi’ne kaydoldu. 1964’te Erenköy’e çıkan Mücahitler arasında yer alan Hasan Bozer, mezuniyetinin ardından Lefkoşa Hastanesi’nde çalıştı ve ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisası yaptı. Cengiz Topel Hastanesi’nin ardından Girne Dr. Akçiçek Hastanesi’nde görev yapan ve burada başhekim iken emekliye ayrılan Bozer’in başhekimliği sırasında yeni hastane binası yapılmıştı. Eşi de Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı olan Bozer’in turizm sektöründe çalışan bir oğlu bulunuyor.