CEZA HUKUKUNDA BASİT YARGILAMA USULÜ (CMK 251.m)

Genel Olarak Ceza muhakemesi alanında, getirilen son düzenlemeler ile birlikte artık genel muhakeme esasları dışında özel muhakeme usullerine de yer verilebilmektedir

Genel Olarak
Ceza muhakemesi alanında, getirilen son düzenlemeler ile birlikte artık genel muhakeme esasları dışında özel muhakeme usullerine de yer verilebilmektedir. Bu bağlamda alternatif çözüm yollarının sayısında da ciddi bir artış meydana geldiği görülmektedir. Nitekim Mahkemelerin iş yükünü azaltmaya yönelik birçok alternatif çözüm yöntemine hukuk sistemimiz içerisinde yer verilmiştir. Örneğin, ön ödeme, uzlaşma, kamu davasının açılmasının ertelenmesi, hükmün açıklanmasının geri bırakılması söz konusu çözüm yöntemleri arasında yer almaktadır. Bu kapsamda 2019 yılında yapılan 7188 sayılı kanun değişikliği ile bu yöntemler arasına iki yeni alternatif çözüm yöntemi daha eklenmiştir. Böylece Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan söz konusu değişiklikle birlikte seri muhakeme ve basit yargılama usulü eklenmiştir. Dolayısıyla diğer alternatif çözüm yollarında olduğu gibi bu iki yeni muhakeme yöntemiyle de, mahkemelerin iş yükünü azaltarak, böylece mahkemelerin üzerindeki diğer dosyalara daha fazla vakit ayırarak, bunlarla ilgili uyuşmazlıkları en kısa zamanda çözüme kavuşturması amaçlanmıştır. Bu şekilde ceza davalısı kimselerin de makul sürede yargılanma hakkı ihlal edilmemiş olacaktır.
Basit yargılama usulü, Ceza Muhakemesi Kanunu’nda yapılan değişikliklerle birlikte hukuk sistemimize giren alternatif cezai uyuşmazlık çözüm yöntemlerindendir. Bu bakımdan basit yargılama usulü; belirli bir ağırlığa ulaşmamış suçlar bakımından öngörülen duruşma yapılmaksızın cezai uyuşmazlıkları çözüme kavuşturan, yazılı beyan esasına göre kurgulanmış, sanığın dolaylı rızası ile adil yargılanmaya ilişkin birtakım güvencelerden faydalandırılamadığı, mahkemelerin emek ve zaman yönünden tasarrufta bulunmasına hizmet eden özel bir yargılama usulü olmaktadır. Dolayısıyla basit yargılama usulü; yazılı beyan ve duruşmasız yargılama niteliğinde kurulmuş bir müessesedir. Seri muhakeme usulünün aksine koşulların oluşması halinde basit yargılama usulünün uygulanıp uygulanmayacağına mahkeme tarafından karar verilmektedir. Zira mahkeme basit yargılama usulüne karar verdiği durumda ceza muhakemesinin 251. maddesi hükümleri uygulanacaktır.
Öte yandan ceza muhakemesinde her suç için basit yargılanma usulü uygulanmamaktadır. Bu bağlamda yalnızca kanunda belirtilen suçlar için uygulanmaktadır. Yani üst sınırı iki yıl ya da daha az olmak üzere para cezası veya hapis cezası gerektiren ceza davalarında basit bir yargılama usulü uygulanmaktadır. Söz konusu kanun kapsamındaki bu suçlardan bazıları; kasten basit adam yaralama suçları halinde, yaralama olayının ihmal neticesinde meydana gelmesi halinde, taksirle işlenen suçlara dair yaralanmalarda, bildirim ve benzeri yükümlülüklerin yerine getirilmemesi halinde, tehdit, hakaret ve kişilerin hatıralarına, manevi konulara hakaret suçu işlendiğinde, çocuğa karşı olmamak kaydıyla basit cinsel suçlarda, kişinin konut dokunulmazlığını ihlal etmesi halinde, çalışma ve iş görme hürriyetinin kısıtlanması hallerinde, cami gibi ibadethanelere ve kabirlere zarar verilmesi suçlarında, kasten ya da taksirle trafik güvenliğinin tehlikeye sokulduğu hallerde, çevre kirliliğine neden olacak suçların vuku bulması halinde ve bu konulara benzer pek çok suç kapsamında suçlunun yargılanması sırasında hâkim, basit yargılama usulünü kullanarak duruşma olmaksızın karar verebilmektedir.
Ayrıca ilgili yasal düzenlemeler kapsamında bir davanın basit yargılama usulüne dahil edilmesi için birtakım şartlar gereklidir. Bu durumda gerekli olan şartlar; Asliye Ceza Mahkemesinin görev alanına giren bir suç olması, iddianamenin kabul edilmiş olması, kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilmiş olması, adli para cezasını veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren bir suç olması, mahkemece bu usulün uygulanmasına karar verilmesi, suçun soruşturma ve kovuşturma yapılması izne veya talebe bağlı olmaması, sanığın yaş küçüklüğü, akıl hastalığı, sağır ve dilsizlik halinin olmaması ve suçun, basit yargılama usulüne tabi olmayan bir suçla birlikte işlenmemiş olması şeklindedir. Bu şartların yanında davanın basit yargılama usulüne tabi olması için suçun, basit yargılama konusu olmayan bir başka suçla birlikte işlenmemiş olması gerekmektedir. Tüm bu hususların ardından basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verildiği takdirde mahkeme tarafından iddianame ve ekleri; sanık, mağdur ve şikâyetçiye tebliğ edilerek, beyan ve savunmalarını 15 gün içinde yazılı olarak sunmaları istenmektedir. Bu şekilde taraflara gönderilen tebligatta duruşma yapılmadan hüküm kurulacağı hususu da belirtilmektedir.
Tüm bu hususlarla birlikte, toplanması gereken belgeler ilgili yerlerden talep edilecektir. Akabinde taraflara, beyan ve savunma için verilen süre bittikten sonra mahkeme tarafından duruşma yapılmaksızın karar verilecek olup, ayrıca mahkûmiyet kararı verilmesi durumunda ise, ceza dörtte bir oranında indirilecektir. Aynı zamanda mahkeme tarafından, koşulları bulunması durumunda; kısa süreli hapis cezası seçenek yaptırımlara çevrilmekle birlikte, hapis cezası ertelenebilmekte veya uygulanmasına sanık tarafından yazılı olarak karşı çıkılmaması koşuluyla hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmektedir. Bunun yanında mahkeme tarafından gerekli görüldüğü durumda hüküm verilinceye kadar yargılamanın her aşamasında duruşma açmak suretiyle genel hükümler uyarınca yargılamaya devam edilebilmektedir.
Son olarak yargılamanın ardından basit yargılama usulüne göre verilen kararlara karşı itiraz kanun yoluna başvurulabilmekte ve verilen itiraz süresi içerisinde itiraz edilmeyen hükümler kesinleşmektedir. Bununla birlikte yapılan itiraz üzerine hükmü veren mahkeme tarafından duruşma açılacak ve genel hükümlere göre yargılamaya devam edilecektir. Ayrıca taraflar duruşmaya gelmese dahi duruşma yapılmaktadır. Öte yandan duruşmadan önce itirazdan vazgeçilmesi durumunda ise, duruşma yapılmamakta ve itiraz edilmemiş sayılmaktadır. Diğer türlü yapılan itiraz üzerine, mahkeme tarafından duruşma açılması ve genel hükümlere göre yargılama yapılması zorunlu olmaktadır. Ayrıca itiraz üzerine verilen hükmün sanık lehine olması durumunda da, bu hususların itirazda bulunmamış olan diğer sanıklara da uygulanma imkanı varsa bu sanıklar da itiraz etmiş gibi verilen kararlardan faydalanacaktır. Taraflarca yapılan itiraz üzerine basit yargılamadan vazgeçilerek genel hükümlere göre yargılama yapılacaktır. Dolayısıyla verilen hükümlere karşı da genel hükümlere göre kanun yoluna başvurulabilecektir.



KAYNAKLAR
https://dergipark.org.tr/tr/download/article-file/1844545
https://dergipark.org.tr/tr/pub/imuhfd/issue/59978/866023
http://tbbdergisi.barobirlik.org.tr/m2021-153-1967
https://www.jurix.com.tr/article/22063
https://acikerisim.medipol.edu.tr/xmlui/bitstream/handle/20.500.12511/9017/Koca-Mahmut-2020.pdf?sequence=1
https://www.ekinhukuk.com.tr/ceza-mahkemesinde-basit-yargilama-usulu/
https://www.mevzuat.gov.tr/mevzuatmetin/1.5.5271.pdf



Bu haber 388 defa okunmuştur

:

:

:

: